Bu bölümü görebilimek için Flash Player Yüklü Olmalıdır.

 
  HABER KATEGORİLERİ
   Ana Sayfa
   Yerel Yönetimler
   Kültür Sanat
   Asayiş
   Yaşam
   Güncel
   Bilim-Otomobil
   Sağlık
   Spor
   Magazin
   Eğitim
   Dünya
   Ekonomi
   Derin Haber
   Siyaset
   Türkiye Gündemi
  ÇOK OKUNANLAR

  HAFTANIN  ANKETİ

 

 

 

Bugün Seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?

 

AKP

 

BBP

 

BDP

 

BTP

 

CHP

 

DP

 

DSP

 

EMEP

 

HAK-PAR

 

İP

 

MHP

 

SHP

 

SP

 

TKP

 

TP

 

TDH

  ÇOK YORUMLANANLAR
  DÜNDEN KALANLAR

ÖZEL SÖYLEŞİ

DEMİRTAŞ İLE ÇOK ÖZEL REPORTAJ

DEMİRTAŞ İLE ÇOK ÖZEL REPORTAJ

 

NECATTİN DEMİRTAŞ İLE GÜNDEM ÜZERİNE

 

Fatma UZUN / Sinan KANAT

İlkadım Belediye Başkanı Sayın Necattin Demirtaş’ı Kapsamhaber ekibi olarak röportaj yapmak üzere ziyaret ettik. Yaklaşık 1 saat süren röportajımızı siz okuyucularımızla paylaşıyoruz.

 

Gazi Belediyesindeki Başkanlık makamına tam zamanında alındık. Çikolata ve çay ikramları ile bizden nezaketlerini esirgemeyen Demirtaş, biraz heycanlı da olsa babacan tavırları ile dikkatimizi çekti.

 

Kapsamhaber :  Öncelikle Başkanlığınızın vatana millete Samsun’a hayırlı olmasını dileriz.

Sizi Samsun halkı ‘iyi bir idareci ve iyi bir insan’ olarak tanıyor. Bizde müsaadenizle sizi daha yakından tanımak ve tanıtmak istiyoruz. Dilerseniz sorularımıza geçelim. Kısa bir özgeçmişle başlamak istiyoruz.

 

Annemin köyü Çivril Babamın köyü Sadıklıdır. Bende Sadıklı da dünyaya geldim. 3 – 4 yaşındayken Samsun’a gelmişiz. Burada Hastane Mahallesinde büyüdüm. İlköğretim lise yi Samsun’da okudum. Liseden sonra üniversite hayatıyla koptuk Samsundan. Üniversite arkasından iş hayatı… Dönüşümüz siyaset vasıtasıyla oldu. O güne kadar da Samsun a gelip gidiyorduk tabi. Hiçbir ramazanı kurbanı dışarıda geçirmedim. Burada kalabalık bir aile akraba bağımız olduğu için Samsundan kopmadık. Birçok akrabalarımızı da bu seçim vasıtası ile tanıma imkânı buldum (!).

 

Kapsamhaber :  Hangi üniversiteden mezunsunuz?

 

Ege Üniversitesi İşletme Fakültesini 1979 yılında bitirdim.

 

Kapsamhaber :  Üst düzey görevlerde bulundunuz. Toplam 29 yıl biliyoruz…

 

Evet, ortalama 1979 – 2001 yılları arasında hizmetim oldu. 30 a merdiven dayamışız yani.

 

Kapsamhaber :  Nerelerde görev yaptınız?

 

İlk olarak Milli Eğitim Bakanlığında memuriyet hayatıma başladım. Daha sonra Tarım Kredi Kooperatiflerinde Müfettişlik yaptım derken idareci olduk o kurumda. Kayseri de bölge müdürü yardımcısı olmak üzere Sivas Sakarya Malatya da bölge müdürü olarak göreve devam ettim. 2001 yılında emekli oldum. Emekli olduğumda 46 yaşındaydım ama çalışmaya devam ettim. T.Halk Bankası Personeli Vakfı Genel Müdürü olarak göreve devam ederken, şu anda da görevini sürdürmekte olan Şemsi Bey, rica etti bize yardımcı ol diye. Şemsi Bey aynı zamanda aile dostumuzdur. Bizde aile dostumuz olması münasebetiyle Türkiye Ziraat Odaları Birliği Odalar Organizasyon Müdürlüğünde çalışma hayatımıza devam ettik.

 

Kapsamhaber :  Başkanım memuriyet yaşantınızın önemli bir kısmı idarecilikle geçti. Araştırmalarımıza göre iyi bir idareci olarak biliniyorsunuz; Sizi iyi bir idareci yapan en önemli faktörler nelerdir?..

 

Benim açımdan iyi bir idareci olmak için; bir kere yola çıktığınız kişileri iyi tanımanız, onları iyi analiz etmeniz gerekir. Özellikle idari kadroda olanları… Bu bir süreç ister, belli bir zaman dilimi ister, bir günde tanıyamazsınız insanları.  Birçok olayı yaşayarak analiz edebilirsiniz. Bir de sizin ne istediğiniz çok önemli. İdareci ne istediğini iyi bilirse, yanındaki insanları da bu istekleri doğrultusunda ikna edebilirse, o zaman çalışanların motivasyonları artar. Biz, idarecilik yaşantımızda bunları gördük. Kötü memur yok, kötü idareci var! İdareci çalışanları arasında ki “iyi” “kötü” farkını ayırt etmeli. Yani idareci, kötü çalışanı görmezden geliyor, iyi çalışanı ödüllendirmiyorsa, memurların çalışma şevklerinde kırılmalar meydana gelir. Nasılsa çalışsak ta bir çalışmasak ta düşüncesi hâkim olur ve çalışma performansında bir düşüş gözlenir. Ama iyi çalışanı değerlendirebiliyor, kötü çalışanı cezalandırabiliyorsanız -yani cezalandırmak derken de işine son vermek anlamında değil- performans farkları kendini gösterir. Örneğin izin durumu; iyi çalışan kişinin kullanabileceği izni yok. Siz çalışma performansından dolayı ona 2 gün izin verir, kötü çalışana vermezsiniz çalışanlar arasında cezalandırma ve ödüllendirme yapmış olursunuz. Benim görüşüm bu. ‘Balık baştan kokar’ demiş ya atalarımız, isabetli bir söz olduğunu düşünüyorum. Bir de ‘At sahibine göre kişner’ diye bir söz daha var, o da doğru bir sözdür bu anlamda. Siz duruşunuzu belli etmezseniz insanların sizin hakkınızdaki düşünceleri farklı olabilir.

Tabi ki bu kısa bir sürede olacak iş değil. Birlikte çalıştığınız insanların sizin samimiyetinize güvenmesi lazım.... İnsanlara güven verdiğimi hissediyorum Bu çok zordur belki ama… Mesela bu kısa seçim sürecinde bunu başaran nadir insanlardan biri olduğumu düşünüyorum. Çünkü farklı siyasi görüşteki insanlar bize oy verdiler. Neden?  Bizi samimi buldular, doğru buldular. Eğer güven elektriği verebilirsem başarabilirim diyordum. Verebilmişiz demek ki. Verebildik derken de, rol filan da yapmadık. Ben doğal bir insanım, öyleydim de zaten ama mühim olan sizin öyle olmanız değil, karşıdaki insanların sizi nasıl algıladığıdır. Görev bildiğimiz bu seçimde kendi doğallığımızı insanlara yansıttığımızı düşünüyorum. O algılamayla da bize oy verdiler. Neticeye ulaştık.

 

Kapsamhaber :  2008 Mahalli seçimlerde MHP den İlkadım Belediye Başkanlığına adaylığınızı koydunuz. Bahsettiğiniz gibi Türkiye Ziraat Odaları Birliğinden istifa ettiniz. Bu hayati bir karardı Neden İlkadım Belediyesine başkan olmak istediniz?

 

Hayati olan karar, Ziraat Odaları Birliğinden istifa etmek değil siyasi hayata geçmekti. Yasal olarak Ziraat Odaları çalışanları, Kamu Kurumu personelleri niteliğindedir. Böyle bir durumda aday olan kişi istifa eder, kaybettiği zaman ise görevine geri döner. Bu açıdan bir dezavantajı yok ama siyasete girmek gerçekten bir karar işi. Bu kararın 1. mali boyutu var 2. kendinize güven boyutu var. Buna neden karar verdik? Bu güne kadar hep Samsun dışında görev yaptım. 29 yıllık görev süreci içerisinde belli bir birikimimiz oldu. Hatırı sayılır bir görev listemiz var. Hepsine bileğimizin hakkıyla geldik, hakkıyla yaptık. Bu birikimimizi kendi insanlarımıza kanalize etme şansını bulabileceğimizi düşündük siyaset aracılığıyla. Öte yandan bir de burada doğduk, büyüdük. Bütün aile efradımız burada. Mezarımızın da burada olmasını istiyoruz. Biz iyi şeyler yaparak ahirete vardığımızda da ‘iyi adamdı, iyi bir şeyler yaptı, Allah razı olsun” denilmesini istiyoruz. Yoksa bizim başka bir beklentimiz yok. Bana faydası sadece insanlarımızın dualarından yana olacaktır. Bunun dışında Belediye Başkanlığından, ne bir maddi beklentim var ne de herhangi başka bir şey… Allah’a şükür bu ölümlü dünyada kendimizi geçindirecek kadar gelire sahibiz.

 

Kapsamhaber :  İlkadım Belediye başkanlığını siz mi seçtiniz size teklif mi geldi?

 

İlkadım Belediye başkanlığı konusunda, hemşerilerimizin bir organizasyonları vardı. Bu organizasyonda elli küsur dernek bir araya gelmişler. Kendimiz bir aday çıkaralım demişler ve bu dernekler farklı siyasi görüşe sahipler; aynı görüşte değiller. Biz sivil toplum kuruluşları olarak birlik olalım bir aday çıkartalım bu adayın etrafında kenetlenelim ve bu bizim adayımız olsun demişler. Bu 5 yıllık bir çalışma. Ben Kavaklı olduğum için “Kavaklılar hareketi” olarak gösteriliyor; fakat bu sadece Kavak’ın başarısı değil. Havzalılar, Kavaklılar, Lâdikliler, Gümüşhaneliler, Çarşambalılar, İkizdereliler, Giresunlular vb birçok dernek katarın arkasına takılmış. Bu bir organizasyon. İtici gücü Kavak Dernekleri, fakat vagonun arkasında hepsi var. Kendim bizzat gidip görüştüğüm için söylüyorum. “Partiler bir aday gösteriyor. Biz de takım tutar gibi ona oy vermek zorunda kalıyoruz. Bir de biz aday gösterelim, bizim gösterdiğimiz adaya oy verilsin” diyerek 5 yıl önceden yola çıkılmış. Yeni bir şey değil yani. Netice olarak; birçok isim konuşulmuş, bir çok isim tartışılmış. Bu isimler arasında benim de ismim geçmiş. Benim böyle bir organizasyondan haberim yoktu. Ben sonradan bu olaya dâhil oldum. Baktım, insanlarımızda bize karşı böyle bir teveccüh, böyle bir heyecan var. Farklı siyasi görüşten insanlar, bizim üzerimizde düşünce birliği kurmuşlar ve ‘Siz bizim adayımız olun’ diyorlar… Biz bunu yakın çevremizde adaylıktan çok bir görevdir şeklinde algıladık. Biz görevden asla kaçmadık. Dolayısıyla üzerimize düşeni yapmaya karar verdik ve yola çıktık. Yola çıkarken de kimse bu işin böyle olacağına kanaat getirmiyordu. Ama gördük ki Samsun’da bizim seçilme yöntemimiz deprem etkisi yaptı. Bundan sonraki seçimlerde gerçekleşen bu depremden dolayı, herkesin iki kere düşünmek zorunda kalacağını hissediyorum.

 

Kapsamhaber :  Belediye Başkanı olarak seçilmenizde, şahsınızın mı partinizin mi daha çok etkisi var?

 

Tabi ki partinin de etkisi çok büyük. Partisiz olmaz bu işler, bir motor da orada lazım. Bizim üzerimize bir ittifak kılınmış, partiyle durumumuz örtüşmüştür.  Ben zaten yapı itibariyle Ülkücüyüm. Bunu hiçbir zaman inkâr etmedim zaten. Böyle bir inkârım da söz konusu olamaz. Beni birileri aday yapacak diye geçmişimi kenara atamam. Oy almak için “ben öyle değilim böyleyim” ikiyüzlülüğü asla olamaz. Kendime olan saygımı yitiririm. Benim lise çağlarımdan beri çizgimde hiçbir değişiklik olmamıştır. Düşüncemden taviz vermem ama kimseye de baskı kurmam, kimin nasıl düşündüğü kendisini ilgilendirir. Ben doğru bildiğimi yaparım. İyi şeyler üretilecekse herkesle beraber olurum, olmuşumdur da. Geçmişimde beni tanıyan herkes bunu bilir. Kimseye siyasi görüşünden dolayı önyargı ile yaklaşmam. Kimsenin siyasi görüşüne karşı tavır koymam. Tavır koyduğum husus daima iş konusundadır. Çalışanın başımın üzerinde yeri vardır. Çalışmıyorsa, benim görüşümde de olsa fayda etmez gözünün yaşına bakmam. Benim anlayışıma göre Ülkücü adamın herkesten fazla çalışması gerekir. Benim prensibim budur.

 

Kapsamhaber :  Seçim sürecinde kazanmaya inancınızın tam olduğunu gördük. Bu inancınızda ki kırılmayan destek neydi?

 

Benim düşüncem; başarmak için önce inanmak lazım. İnanmak yeterli mi? Hayır! Çalışmak lazım. Ben, seçim sürecine ilk girdiğimde, ailem de dahil çevremde inanan yoktu; ama ben üzerime düşeni yapmaya karar verdim. Bu iş içinde küçük sınırlı bir bütçe ayırdım bu bütçeden de beş kuruş sapma yapmadım. Sonuç ne olursa olsun. Çok duyuyorum, adam siyasete girecek evini ocağını arabasını satıyor sonra kalıyor ayazda. Ben en başta açık yüreklilikle söyledim; benim ayıracağım bütçem şudur. Bu parayla ne yapabilirim, afiş basabilirim vesaire… Olduğu kadar … Eş dost bu işe gönül verenlerle harman yapabildiğimiz kadar yapacağız; anlatabildiğimiz kadar anlatacağız... İnanılmaz bir seçim süreci geçirdik. Herkes gönülden katıldı. Kimisi büro açtı, kimisi yemek getirdi …Organize çok iyiydi.

 

Kapsamhaber :  ‘Bu seçim süreci üniversitelerde tez konusu olmalıdır’ demiştiniz, açarmısınız…

 

Gerçektende olmalıdır, olacaktır. Çok keyifli  bir süreçti.Her şey bir yana; Şunu ispat ettik; Paranın her şey olmadığını gördük. Her şeyin para olmadığını toplumumuz gösterdi. İlk defa dürüstlüğün para ettiğini de kanıtlamış olduk.

 

Kapsamhaber :  Hiç şevkiniz kırıldı mı ?

 

Hayır! Şevkimiz hiç kırılmadı. Şimdi Belediyenin olumsuzluklarından bahsediyoruz. İnsanlar bunu bir bezginlik, bir yılgınlık ve çaresizlik olarak algılıyor. Bu doğru değil. Ben paylaşmayı seven bir insanım. Durum hakkında bilgilendirmeye çalışıyorum.İçinde bulunduğumuz tabloyu sizin de seyretmenizi istiyorum. Daha sonra ise bütün olumsuzluklara rağmen bizim ne yapacağımız görün demek istiyorum. Ben ne dedim seçim zamanında; bütçeme bakacağım, imkânlarıma bakacağım elimde ne varsa ona göre davranacağım. Başka bir şey demedim zaten. Kimse benden bundan fazlasını da beklemiyor ama biz, bizden beklenenin daha fazlasını yapacağız. İlerleyen zaman içinde bunu birlikte göreceğiz. Acil yapılması gereken işleri tespit ettireceğim. Bu aciliyet içerisinde paramıza göre hareket edeceğiz. Asla yapamayacağım bir şeyin sözünü vermedim. Belki de ilk defa yalan söylemeden seçim kazanan ben oldum. Şunu gördüm ki; İnsanlar bizi hakikaten samimi buldular ve inandılar bu şu demek de değil, biz kimseye taahhütte bulunmadık. Bir kere namussuz, hırsız belediyemize giremeyecek demiştim. Evet giremeyecek.

Artı yapabileceklerimizi programlamaya gayret gösteriyoruz. Onları da ortaya koyup yapacağız. Borç olacak, ödeme şekilleri olacak ama bizim nelerle uğraştığımızın da halkın bilmesi lazım. Ben politik karalamayı sevmiyorum. Karşımdakini karalayarak bir yere varamayız. Böyle bir düşüncem asla olamaz. Objektif ve olumlu yaklaşmaya gayret gösteriyorum. Şu anda kanunen personel masrafı %30 geçemez denilen bir belediyede,  2 katına yakın bir personel masrafıyla karşı karşıyayız. Şu anda 2 trilyona yakın bir brüt tutarımız varken 1.3 trilyon civarında ikramiyeleri de ekleyince ibreyi yükselten bir giderle karşı karşıyayız. Gelirle gideri topladığımızda elde edilen gelir çalışanların maaşlarına yetmiyor. Gerçekleri söylemek acizlik olarak algılanıyor. Acizlik değil gerçekler var ortada bunu da görmek lazım! Bu bir şey yapılmaz anlamına gelmiyor. Yapılır... Ne yapılır. Projeleri hayata geçiririz. Bunarla ilgili krediler alırız. Ben göreve başladığımda 5 – 6 aydır maşını alamamış insanlarımız vardı. Halen bir kısmını alamayalar var. Ama bütün bunları çözeceğiz.

 

Kapsamhaber :  Sancılı bir seçim süreci geçirdiniz. Makam koltuğuna oturduğunuzda neler hissettiniz?

 

Seçim süreci bizi pek sevindirmedi. Seçim akşamı kazandığımızı duyduk. Sabah ise daha farklı rivayetler… Adliye koridorlarında hakikaten stresli bir ortam yaşadık. İktidar gücü elinde olan bir partinin oylar üzerindeki çeşitli oyunları vardı. Adiye koridorlarında seçimi kaybetme endişesi geçirdik. Benim endişe duyduğum nokta seçimi kaybetmek değildi. Milletin verdiği oyu masa başındaki oyunlarla çalma girişimiydi. Kaybetmemiz halinde ben insan içine çıkamazdım. Benim duyduğum endişe buydu. Halk beni seçmemişse benimde yapacağım bir şey olamazdı hiçte rahatsız olmazdım. Vatandaş istediği yere oyunu kullanır, tercih onundur. Buna saygı gösterilmelidir. Seçim gecesi biz neticeyi 2.30 civarında öğrendik. Biz daha konuya vakıf olamamışken onlar saat 8.00 – 9.00 arasında öğrenmişler ve evlerine çekilmişler... Bir taraftan da adliyede tesadüfen bütün AKP’nin oyları SP’ ya yazılıyor. Bunlar bana göre bir senaryoydu. Bu kadar yanlışlık tesadüfen nasıl olabilir. Tüm hatalar aynı şekilde olunca, aklıda farklı soru işaretleri uyanıyor. Biz halkı tedirgin etmemek için sakin davrandık. Bir açıklama yapmadık. Çünkü orada öyle bir söz söylenmiş olsa, kan gövdeyi götürürdü. Sakin olmaya temkinli olmaya çalıştık. Ben müfettişlik yapmış adamım…

 

Kapsamhaber :  Başkanım seçim sürecinde dikkatimizi celp eden bir konu hakkında soru sormak istiyorum. Sizi tanımaya başladığımız ilk günlerden itibaren Lütfiye Hanımla sizi hep yan yana omuz omuza gördük. Hayattaki başarınızın başrol oyuncusu Lütfiye Hanım diyebilir miyiz?

 

Her başarılı erkeğin arkasında  başarılı bayan vardır. Biz aile olarak samimiyete çok önem veren bir aileyiz. Lütfiye Hanım da çok samimi bir insan. İnsanlarımızın ikimize de yaklaşımı aynı oldu. İnsanlar bizim doğallığımızı gördü ve sempatiyle karşıladı. Bizde yapmacık ifade olmaz. Biz sırf bir şeyler için millete şirin görünmeye çalışamayız. Bedenen görünmeye çalışsak bile, sima olarak muhakkak fire veririz. İnsanları kandırmak için sevmediğimiz bir şeyi samimiyetsizce yüzümüzde farklı gösteremeyiz.

 

Kapsamhaber :  Belediye Başkanlığı zor bir iş. Yoğun mesai temponuzda  ailenize, kendinize vakit ayırabiliyor musunuz?

Burada henüz öyle bir vaktimiz olmadı. Daha önceki iş hayatımda da hanım, bu yönden fedakârlık yapıyordu ama şimdi biraz daha fazla fedakârlık yapıyor. Tabi ki topluma hizmet etmek, fedakârlık gerektiriyor. İşin keyif verici yanı; faydalı olmak, olumlu bir şeyler yapmak, “işte bu işe de benim katkım oldu” diyebilmek.  Memnun etme içgüdüsüyle çalışmıyorum ben. Herkesi memnun etmek elbette mümkün değil. Ben mesela spor yapmaya gayret ediyorum. Ankara’da bulunduğum sıralarda 5 km koşardım sabahları. Şimdi onları yapamıyoruz. Epey de kilo aldım. 15 kilo vermiştim seçimden önce… Şu an yerimizden kımıldıyamıyoruz ki…Kımıldayamıyoruz yerimizden. Bi yerden kalkıp diğer yere oturuyoruz…

 

Kapsamhaber :  3 belediyenin birleşmesinden kaynaklanan bir takım problemler var; Personeller arasında uyum, Personel fazlalığı, istihdam problemi … Bunları nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz ?

 

Bu sıkıntıları kimse gündeme getirmedi.  2 aydır insanlar bir yerden bir yere evrak taşıyor. Organize edip düzenlemeye çalışıyoruz işlemlerimizi. 3 tene müdürü 1 e indirdik. Kimse bunların farkında değil. Normalde birini bir yerden almaya kalktığında bir sürü gürültü çıkar. Siyasette herkes kendine göre bir adam bulur. Biz gürültü olmasını engelliyerek çalışıyoruz. Çalışanlarımızdan isteğimiz, işlerini doğru yapmaları Arkadaşlarımıza da “Memurun işi çalışmak. Siyaset benim işim! Siz işinizi yapın.” diyorum. Hangi görüşte olursa olsun herkes verdiğim işi yapacak. Asla kaytarma kabul etmem.

Personel fazlalığı ile ilgili vilayetle görüşmelerimizi yaptık. Biz listelerimizi hazırlıyoruz. Bu listeleri vereceğiz sayın valimize. Valimiz devletimizin valisidir nihayetinde. Bizleri sahipleneceğini düşünüyorum. Sayın vekillerimizde Samsun’umuzun vekilidir. Bu meselenin sahiplenileceğini umut ediyoruz. Görüşmelerimizde bu umudu gördük.bize destek olacaklarını ifade ettiler. Şu anda liste isimlendirme noktasındayız. Listelerimizi teslim edeceğiz bize destek olmalarını ümit ediyoruz. Olmazlarsa da dünyanın sonu değil oturup ağlıcak halimiz yok. Biz kendimiz çözüm üreteceğiz. İstihdamla da ilgili Avruapa Birliği projelerini harekete geçirmeyi düşünüyoruz. meclis toplantımızda da komisyon oluştuk. Meclis üyelerimizle görüşüyoruz. Hangi konularda ne yaparsak istihdamı artırabiliriz diye. İstihdam garantili kurslar düzenlendiğinde çalışanları kendimiz istihdam edebiliriz diye düşünüyoruz.. İlkadım olarak bununla ilgili olumlu gelişmelerin zaman içerisinde olacağına inanıyorum.

 

Kapsamhaber :  çalışanlar arasında siyasi görüş farklılığından kaynaklanan bir sıkıntı varmı? Çalışanların siyasi yapılarından dolayı bir değerlendirmeniz oluyor mu?..

 

Çalışan insanı yaptığı işe göre değerlendiririm. Bu bugün böyle, yarında böyle olacak. Biz insanların kafalarının ve gönüllerinin içinde ki duygu ve düşünceleri ile ilgilenmiyoruz. Bizi ilgilendiren husus, verdiğimiz işi adam gibi yapıp-yapmadığıdır. Ben Ülkücüyüm doğru bildiğimden, doğruluğundan emin olduğum düşünceden asla taviz vermem ve sonuna kadar savunurum. Her işimi adam gibi yaparım. O manada memuriyetimi de adam gibi yaptım. Siyasilerle beraber olmama rağmen memuriyetimde hep başarılı oldum. Mühim olan da bu. insanları tanımak lazım. Yanlış karar vermemek gerekiyor. Çalışanlarımı tanımam için zamana ihtiyacım var. Sahaya inerek insanları tanıyacağım. Kim ne yapıyor ne yapmıyor; kim işine sahip çıkıyor. Bunları görmem ve anlamam lazım. Hangi görüşte olursa olsun; İyiyse başımın üstünde yeri var kötüyse kurtuluşu yok. Ama ben yine de zoru severim şöyle ki; asıl olan insanları kazanmaktır, kaybetmek kolaydır. Gerçek olan çalışanlarda motivasyonu artırmak. 1+1,1+5 yapmak… Ne demek bu; eğer size inanırsa, güvenirse araştırır bir şeylerde ben katayım diye uğraşır. Biz onları keşfetmek istiyoruz, onları keşfettiğimiz zaman iş bitmiş demektir. Bu bir zaman sürecidir; hemen olacak şeyler değildir. Ama insanların bizden bir beklentisi var. Bizim elimizde sihirli değnek yok. Herkes kendine göre bir algılama peşinde. Lakin herkesin bir yoğurt yemesi vardır, bizde yoğurdu böyle yiyoruz.

 

Kapsamhaber :  Belediyeler genelde kendi kadrolarıyla iş başına gelirler, sizin Bir çekirdek kadronuz oluştu mu?

 

Bizim bir çekirdek kadromuz var zaten ama biz mevcutlar içerisinden bir çekirdek kadro çıkarmaya çalışıyoruz. Çünkü kazanım sağlamak daha güzeldir. Benim şu anda tüm birimlere verecek kadrom var. Söylediğim anda tüm birimleri teslim alacak ehil kadrolar bunlar… Öyle bir sorun yok ama bu çözüm değil. Birinci etapta bunu çözüm olarak görmüyorum. Buradakilerden cevher çıkarıp kazanmak istiyoruz. Neden? Çünkü buradaki adamın birikimi var.Belediyeyi tanıyor. Çalışanları tanıyor. Onun yerine dışarıdan gelmiş olan kişinin buraya uyum sağlaması en az 6 ayı bulacaktır. Ben bile 2 ay oldu bir çok yeri hala bilmiyorum.

 

Kapsamhaber :  Mensup olduğunuz partiyle , il yöneticileri ile anlaşamadığınız yönünde basında haberler çıkıyor. Bu konuda düşünceniz nedir?

 

Hayır böyle bir durum yok. Parti yada başka bir şey… Kimseyle anlaşamama gibi bir durumumuz yok. Partide ya da başka bir yerde uyumsuzluğumuz söz konusu değil. Ben MHP’nin belediye başkanıyım. Burada benim başarılı olmam MHP’nin başarılı olması demektir. Biz burada MHP’nin oyunu onbeşbinlerden altmışbinlere taşıdık. Bunu daha iyilere taşıyabilmek burada iyi icraatlarla mevcudu iyi idare etmekle mümkündür. Bunu yapabildiğimiz zaman artı da kazanacağız demektir. Biz doğruyu yaptığımızda halk bizi sevip sahiplenecektir ama yapamazsanız geldiğiniz gibi gideceksiniz demektir.

 

Kapsamhaber :  Büyük şehir belediyesiyle uyumunuz nasıl?

 

Büyük Şehir belediyesiyle de anlaşamama gibi bir şey söz konusu değil.Ben kendilerine şunu söyledim; “Samsun’ un lehine olan her işte yanınızdayız.” Ama yanlış gördüğümüz hususları da yanlış olarak söyleyeceğiz. Bize insanlar bu ehliyeti verdi. Bize doğru bildiğini yap, yanlışı söyle dedi. Yusuf Bey ya da başkası fark etmez. Doğru bulduğumuz her şeye destek vereceğiz. Ama yanlış bulduğumuz hiçbir  şeye de kimsenin hatırı için onay vermeyiz.

 

 

Kapsamhaber :  GAMEK gibi projeler devam edecek mi?

 

Tabi ki GAMEK gibi projeler devam ediyor ama GAMEK deki işleyiş belediyeye yıkılmış bir yüktür. Kişi olarak 3 – 4 bin liraya patlayan bir maliyet yüküne dönüşmüş. Oysa ki, bunlar Avrupa Birliği fonlarında 0 maliyetle ya da yüzde 10 maliyetle sağlamak mümkündür. GAMEK bir kere yapılmış. Geri kalanı belediyenin sırtından GAMEK var diye gösteriliyor. GAMEK dediğimiz şey bu değil. GAMEK; Gazi meslek edindirme kursunun kısaltılmışı ama esas burada anlatılan Avrupa Birliği projelerinden istihdam kaynaklı kurslar kastediliyor. GAMEK deyince bende öyle anlıyordum ama asıl olarak öyle değilmiş. 1 tanesi öyle yapılmış diğerleri belediyeye yüklenmiş. Belediyenin bütçesinden çıkmış, o da bir yük getiriyor haliyle. Böyle bir fon varken nende belediye üstlenmiş bu yükü.

 

Kapsamhaber :  Belediye başkanlığı sürecince yapmayı düşündüğünüz projelerden bahseder misiniz?

 

TOKİ projemiz var. Küçük bir sanayi projemiz var. Yine halk ekmek ve uydu kent projelerimiz var. Bunları uygulamaya koyacağız. Biz çok fazla bir şey vaat etmedik ama imkânlarımız ölçüsünde bir şeyler yapmayı planlıyoruz. şartlar olgunlaşırsa bunları uygulamaya geçireceğiz. Kentsel dönüşümle ilgili meskenlerdeki alanı yıkıp tekrar yapma düşüncemiz var. Orada polislere ait lojmanlar protokol için yapılmış. Onları oraya taşımayı düşünüyoruz. Orada ki halk istiyor bu yapılanmayı. Bütün bunları yaparken gayemiz halkımızı mağdur etmek değil mağdur olmaktan kurtarmaktır. ilk etapta hayata geçirmeyi düşündüklerimiz küçük sanayi sitesi, halk ekmek ve TOKİ…

 

Kapsamhaber :  Halk ekmek demişken halk bu konuda bir bekleyiş içerisinde. Süreç ne durumda bir bilgi alabilirmiyiz bu konuda?

 

Şuanda epey bir hazırlık çalışması yaptık biz. Meclisde de bu konu için sermeye kararı alacağız. Bu konuyu 2 aşamalı takip ediyoruz. Birincisi özel sektörle oluşturulması şöyle ki; İlkadım belediyesi başlığı altında olacak fakat tüm maliyet kendi çatısında oluşacak. Fabrikası, dağıtımı her şeyi kendi içerisinde olacak. Benim öncelikli tercihim bu. Böyle bir durum hasıl olmaza kendimiz bizzat sermayemizle açacağız. Bunu projelendirdikten sonra da kredi almamız mümkün. Her halükarda yapılacak yani.

 

Kapsamhaber :  Samsun halkının 7den 70 sizinle olan diyoloğunu tutumunu nasıl karşılıyosunuz?

 

Samsun halkı samimi, bende kendimi halktan birisi olarak görüyorum. Ben samimiyeti severim. Şikayet ediliyor, bana geliyor haberleri. Belediyeden kafasını çıkartmadı diyorlar. Halkın içinden bizi unuttu gibi düşünenler var. Aslında hiç kimseyi unutmadık benim en çok sevdiğimde sokakta halk ile birlikte olmaktır. Fakat içerideki iç düzenlemeyi yapmadan arkamızı sağlama almadan sokağa inip ne yapacağız. Öncelikle içeriyi düzenlememiz lazım. İçeriyi düzenleyince içeride değil dışarıda olacağız.

 

Kapsamhaber :  Son olarak sizden samsunu tanıtmanızı istesek Samsun u bize nasıl tanıtırsınız?

 

En son sorular en kolayımı olur en zorumu olur? Samsun Atatürk şehridir. İlkadım neden İlkadım dır? Atatürk ün kurtuluş savaşında ilk adımını attığı yer olduğu için. Türkiyemizin bağımsızlığına atılan İlkadım da Samsunun önemi çok büyüktür. Temiz siyaset yapmada da ilkadımın önemi bu sebepten büyüktür.  Bizim seçimimizde çok farklı oldu. Bu durumun Türkiye genelinde yayılacağını düşünüyorum. Bunun bir çıkış noktası olacağını düşünüyorum gerçekten. Artık bu memlekette bizim gibi dürüst düşünen ve davranan insanların da siyaset yapabileceğinin göstergesi olduğunu düşünüyorum. Samsun’u marka şehir yapmamız gerekiyor. Bizim lise çağlarımızdaki dinamizme sahip değil şu anda Samsun. O zamanlar Samsun Türkiye için kıymetli bir şehirdi. İlk hedefimiz kaybettiklerimizi geri kazanmaktır. Daha sonrada üzerine katkı sağlamaktır. Çalışıp çabalayıp kendinizi iyi ifade ederseniz netice alabilirsiniz. Samsun’un en önemli problemi işsizlik ve istihdamdır. Bunları el birliğiyle çözmemiz gerekiyor. El ele verip burayı cazibe merkezi haline getirmeliyiz. Belli bir aşamaya geldiğimiz de şirketler samsunda yer almak için kendileri bize geleceklerdir; Sıraya girecekler, hemde parayla sıraya girecekler. Bu bir aşama işidir. Baştan siz verirsiniz kimse gelmez. Ama iş yoluna girdimi roller tersine döner. Şu anda bu istihdam sağlanamaz. Çünkü  yatırımcı riskli buluyor.

 

Kapsamhaber :  kapsamhaber olarak bizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.

 Bu yazı 818 kez okunmuştur.

 

 

  GAZETE BAŞLIKLARI
  FOTO GALERİLER

  VİDEO GALERİLER

  KÖŞE YAZARLARIMIZ
  RAMAZAN ÇAĞLAR
  CENK BİRGÜN
  AV. ALPEREN CARUS
  MEHMET AKİF BOZOK

  ÖZEL SÖYLEŞİ

  VİDEO RÖPORTAJ

  HAVA DURUMU

KapsamHaber Uluslararası İnternet Med.Yay.Ltd.Şti.

© 2009 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tel: 0 362 432 56 59 | Destek: destek@kapsamhaber.com Yapım: Simetri Web Tasarım Hizmetleri Samsun  Tasarım: © Fatih ÇUBUKÇUOĞLU

 

KapsamHaber.com; A.A., İHA ve ANKA ajanslarının resmi abonesidir.