3 çocuk yetmez 5 çocuk

Başbakan Erdoğan, Saraybosna Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada, Dayton  Barış Anlaşması’nın üzerinden tam 17 yıl geçtiğini ve 1995 yılında doğan  çocukların bugün 17 yaşına, üniversite öğrencisi olacak çağa geldiklerini  söyledi.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

 ”Eğer Dayton Anlaşması’nın ardından, edinilen acı tecrübelerden yola  çıkarak farklı bir nesli yetiştirebilseydik, çocuklarımızı farklı şekilde  eğitebilseydik, Bosna’nın geleceği de o derecede farklı olacaktı. Önyargıyla  büyüyen çocuk, önyargılı bir Bosna Hersek’i şekillendirecek demektir. Ama,  sevgiyle, hoşgörüyle, anlayışla, farklı olana saygıyla yetişmiş bir çocuk,  birlikte yaşama kültürünü ebediyen yaşatacak bir Bosna Hersek’i şekillendirecek  demektir. Hiçbir şey için aslında geç değil. Umutsuz olmak, karamsar olmak için  hiçbir nedenimiz yok. Gerekirse bugün başlayalım ama eskinin önyargılarıyla  değil, yeninin hoşgörüsüyle çocukları geleceğe hazırlayalım.

 Türkiye olarak arzumuz, geçmişteki kötü günlere inat, Balkanlarda  kardeşliğin, dostluğun, işbirliğinin en güçlü şekilde yaşatılmasıdır. Bölge  ülkeleri arasındaki iletişim ve dayanışmayı azami ölçüde artırmak, her alanda çok  daha güçlü bir işbirliği tesis etmek durumundayız. Bölgede iletişim ve  işbirliğini geliştirme konusunda Türkiye olarak her türlü samimi desteği  veriyoruz, vereceğiz.”
       
”NATO şu ana kadar Bosna Hersek’e haksızlık yapmıştır”

 ”Türkiye-Hırvatistan-Bosna Hersek” ve ”Türkiye-Sırbistan-Bosna  Hersek” üçlü danışma mekanizmalarını kurduklarını, bu mekanizmaları etkin  şekilde işlettiklerini kaydeden Erdoğan, bu mekanizmaları dörtlü hale getirmeyi  istediklerini ifade etti.

 Erdoğan, şu an gerek bölge ülkeleri için gerekse Bosna-Hersek için ön  planda olan uluslararası mekanizmaların Avrupa Birliği ve NATO olduğunu  belirterek, şunları kaydetti:

 ”Türkiye olarak, bölge ülkeleriyle birlikte Bosna Hersek’in NATO ve AB  üyeliklerine de tam destek veriyoruz. Bosna-Hersek’in vakit kaybetmeden AB üyelik  sürecinde hızlı bir şekilde ilerleme kaydetmesi ve NATO Üyelik Eylem Planı’na  başlaması önem taşıyor.

Henüz genç bir devlet olan Bosna-Hersek’in AB sürecinden, hukuki,  ekonomik ve sosyal yapısını güçlendirme hususunda büyük bir destek alacağını  düşünüyorum. Benzer bir şekilde, NATO üyeliği de hem bölge için hem de  Bosna-Hersek için, sadece güvenlik alanında değil, ekonomik alanda da önem  taşıyan bir gelişme olacaktır. NATO şu ana kadar Bosna Hersek’e haksızlık  yapmıştır. Çünkü Bosna Hersek’in daveti hızlandırılmalıdır. Bunu takipçisiyiz,  takipçisi olacağız.

 Bosna-Hersek’te yaşayanların tamamının NATO’ya sıcak bakmadığını  biliyorum. Bunun nedeninin, NATO’yu sadece bir güvenlik örgütü olarak görmekten  kaynaklandığını düşünüyorum. Doğrudur, NATO, en başta bir güvenlik örgütü olarak  kurulmuştur. Ancak bugün NATO, bundan çok daha fazlasıdır. Örneğin ekonomik  alanda güvenliktir ve güvendir. Bosna-Hersek’teki tüm kesimlerin de NATO’yu daha  geniş bir perspektiften görmesi gerektiğini vurgulamak istiyorum.”
       
Bosna Hersek’e 5 çocuk çağrısı

Bosna Hersek’in, bugün olduğu yerden çok daha ilerde ve çok daha  yükseklerde olabileceğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, Bosna Hersek’in bunu  ziyadesiyle hak ettiğini dile getirdi. Erdoğan, bu ülkenin, Avrupa’nın ortasında  ekonomik potansiyeliyle, genç, dinamik nüfusuyla, çalışkan insanlarıyla çok büyük  bir atılımın arefesinde bulunduğunu söyledi.

 Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
 ”Herhalde bundan dolayı gücenmezsiniz... Bosna Hersek’in nüfus artış  hızı çok düşük. Bunu Bosna Hersek’in artırması lazım ki genç ve dinamik bir  nüfusa Bosna Hersek sahip olsun. Bu bakımdan hocalarımızın da desteğine  ihtiyacımız var. Ben Türkiye’de ’3 çocuk’ diyorum ama burada en az 5 çocuk olması  lazım. Ailelerde bunu başarmak lazım.

 Ekonominin temelini insan teşkil etmektedir. İnsan varsa emek vardır,  sermaye, üretim, tüketim vardır. İnsan yoksa bunların hiçbiri yok. Dolayısıyla da  başarı genç ve dinamik nüfustadır. Türkiye ile ilgili de genç ve dinamik nüfusa  sahip olduğu değerlendirmeleri yapılmaktadır. Ekonomi insan üzerine inşa  edilmiştir. İnsanın olmadığı bir ekonomik sistemi konuşamayız. Bugün Avrupa’daki  sıkıntının temelinde de yaşlı nüfus yatmaktadır. Onun için Bosna Hersek bunun  tedbirini almalıdır.

Gereksiz tartışmalar, ayrılıkçı girişimler, Bosna Hersek’in  potansiyelinin açığa çıkmasının önündeki en büyük engel olur. Bu ülke sizin  ülkeniz. Bu ülke, biliyorum ki her birinizin aşkla, sevdayla tutunduğunuz biricik  ülkeniz. Bu ülkenin aydınlık geleceği için, tarihin bir kenara bırakılıp, artık  geleceğe odaklanılması elzemdir. Ben, Bosna Hersek’in bunu başaracağına yürekten  inanıyorum. Türkiye olarak, Bosna Hersek’in bölgenin güçlü, itibarlı, istikrarlı  bir ülkesi olabilmesi için de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da güçlü  şekilde destek vermeye devam edeceğiz.”



haber 3


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211