Barzani'nin Sağ Kolundan Irak Yanıtı:Kürtler Bölmez
 
KÜRDİSTAN SINIRINA BİRLİKLER GÖNDERDİ

- Maliki’nin politikalarında Şii vurgusu olduğunu, etnik saiklerle hareket ettiğini düşünüyor musunuz? 

Eğer merkeziyetçi bir düşünceyle bütün sistemi yönetmek isterseniz, toplumu bu yönde harekete geçirmek için ideolojiyi kullanırsınız. Fakat bunu söylerken Başbakan Maliki’yi mezhepçilikle suçlamıyorum. Ama ülkeyi merkezden yöneteceğim derken Arap milliyetçiliği ve din gibi kavramlar kullanıyor ki tehlikeli olan bunlar işte. Bu yaptığı anayasamıza aykırı.

- Erbil ile Bağdat arasındaki derin görüş ayrılıkları askeri çatışmaya döner mi dönmez mi? Kürtler silah kullanmaya hazır mı? 

Biz bütün sorunların diyalogla çözülmesi taraftarıyız. Ama diyalog dediğimiz şeyin çerçevesi bellidir; anayasa ve daha önce imzalamış olduğumuz anlaşmalar. Yani aslında biz Bağdat’a heyet üzerine heyet gönderiyorsak, bu sadece konuşmak için değil. Anlaşmaların onurlandırılmasını bekliyoruz elbette. O ise Kürdistan sınırına birliklerini gönderiyor. Savaşmasa bile çatışma atmosferi yaratıyor. Biz ise şu noktada barış için savaşıyoruz. Diyalogla çözüm arıyor olmamız zayıf olduğumuz ya da saldırıya uğrarsak kendimizi savunmayacağımız anlamına gelmiyor elbette.

KERKÜK KARARINI MALİKİ VEREMEZ

- Maliki sizin Kürdistan Bölgesi’nde yasal dayanağınız olmadan ağır silah bulundurduğunuzu öne sürüyor. 

Ona göre zaten bizim sahip olduğumuz her şey yasa dışı. Belki de onun kafasında yasa dışı olan biz Kürtleriz, yaşamamamız gerekiyor. Anayasal olmaktan söz edecek, sonra da birliklerini anayasanın sınırını çizdiği Kürdistan Bölgesi’nin sınırına dayayacak. Bir başbakanın ülke içinde içsavaş çıkartması mıdır yasal olan? Anayasa diyor ki; üzerinde ihtilaf olan bölgeler için 140. maddenin uygulanması lazım. Asıl kanunsuz olan Irak ordusunun bütün komutanlarını parlamentoya sormadan atamaktır. Kimin ne kadar kanunsuz olduğunu kıyaslayacaksak, maalesef bizim kazanma ihtimalimiz yok. (MADDE 140. Kerkük’ün statüsünün halkoylamasıyla belirlenmesini öngören madde. Aynı madde referandumdan önce bir nüfus sayımı yapılmasını öngörüyor.)

- Adını koyalım, ihtilaflı bölgeler derken Kerkük’ü kastediyorsunuz. Kavga oradan koptu zaten. Nedir çıkış yolu size göre? 

Üç adımı var bu işin. Birincisi Saddam döneminde evlerinden sürülen insanların geri getirilmesi ki, bu yarı yarıya gerçekleşti denebilir. İkinci aşama da nüfus sayımı. Yıllardır merkezi hükümet nüfus sayımına teknik olarak hazır olduğunu açıklayıp duruyor.

E, o zaman neden yapmıyorsunuz? 

Sayım sadece Kerkük için önemli değil, ülkedeki pek çok politikanın belirlenebilmesi için şart. Sizin sorunuzun doğru yanıtı
şu, 140. madde uygulanır. Sonra da Kürdistan’ın sınırlarının nereye kadar olduğuna halk karar verir. Maliki değil.

NEFRET EDİYORLARSA NE YAPABİLİRSİNİZ

- Büyük Kürdistan hayalinize ne oldu? 

Bakın ben artık bugün politikacı olarak konuşuyorum. Geçmişte ben de kendi kaderini tayin hakkı hakkında kitap yazmıştım. O kitap 1984’te yayınlandı. Ama bugün sorumluluk sahibi bir insan olarak gerçekçi olmalıyım. Bu hakkın ne şekilde kullanılacağı bugün sadece bize bağlı değil. Etrafımızdakilerin ne istediği, ne yapacağı önemli. Onlar sizinle yaşamak istemiyorsa, sizden nefret ediyorsa ne yapabilirsiniz? Bağdat bugün nefret üzerine bir ideoloji kuruyor ki bu çok çok tehlikeli. Biz geçmişte hiçbir zaman Araplarla savaştığımızı söylemedik. Biz bir halkla savaşmadık, rejimlerle savaştık.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211