Esad'ı Vuracaklar,Peki Sonrası...
 ABD, İngiltere ve Fransa, Suriye’ye askerî müdahale hazırlıklarına iyice hız verdi. Kamuoyuna sızan bilgiler, Batılı ülkelerin önderliğindeki müttefik operasyonunun 3 gün gibi bir süreyle sınırlı tutulacağı şeklinde.
 Batılı yetkililerden gelen açıklamalar ise operasyonun Esed’i düşürmek gibi bir hedefi olmadığını gösteriyor. Esed’in bu saldırının ardından iktidarda kalmayı başarması durumunda, elde edeceği psikolojik üstünlük ile İran, Hizbullah ve Şii milislerle yeniden muhaliflere karşı harekete geçme potansiyelinin değerlendirilmesi gerekiyor.

Suriye’de Esed rejimi için savaşan, aralarında Yemenli Şii Husiler, Irak, Afganistan ve Körfez ülkelerinden getirilen Şii milisler ile İran ve Hizbullah militanlarının sayısı 50 bini buluyor. Lübnan ordusundan bağımsız olarak silahlı ordu, istihbarat teşkilatı ve GSM şirketi bulunan Hizbullah örgütü, Suriye’nin bir prototipi sayılan komşu ülkesi Lübnan’da başat aktör. Ülkedeki varlığını tamamen İran ve Suriye rejimine dayandıran örgüt, Suriye rejiminin düşmesi halinde etrafında kendisine düşman olan ülke ve rejimler tarafından çevrili hale gelecek. Bu nedenle de Suriye’deki savaşı kendi adına bir ölüm-kalım mücadelesi olarak gören örgütün Esed rejimini terk etmesi beklenmiyor.

Şam yönetiminin, müdahalenin ardından etkinliğini kaybetmesi hâlinde gücünü rejimden ve İran desteğinden alan militanların, savaşı sürdürmesi ve herhangi bir tehdit oluşturması mümkün gözükmüyor. Ancak saldırı Esed rejiminin kontrolündeki stratejik üsleri ve havaalanlarını etkisiz hale getirme yoluyla rejimin direncini kıramazsa, müdahale sonrası süreç çok tehlikeli bir seyir alabilir. Batı ve ABD karşıtlığının temel birleştirici unsur olduğu Şii dünyası, müdahaleye rağmen ayakta kalan Esed’i kahramanlaştırarak, onun etrafında kenetlenebilir. Bu durum, muhaliflere karşı savaşmak üzere yüz binlerce Şii militanın Suriye’ye akın etmesini netice verebilir.

Suriyeli ve İranlı yetkililerin, İsrail ve Tür-kiye’ye karşı saldırı düzenleme tehdidi yaptıkları açıklamaları da gözden kaçırılmaması gereken bir konu başlığı. Böyle bir saldırının gerçekleşmesi, müdahalenin süresini ve kapsamını uzatarak Esed rejiminin düşürülmesine neden olacaktır. Özellikle Esed tarafından Türkiye’ye yapılacak bir saldırı TSK’ya aynı sertlikle karşılık verme hakkını doğurmanın yanı sıra şimdiye kadar yasal sınırlamalar nedeniyle denklemin dışında kalan NATO’yu da devreye sokacaktır. Müttefik güçlerin, sivil halkla iç içe yaşayan terör örgütü El Kaide’nin Suriye’deki kolu El Nusra ve diğer aşırılık yanlısı grupları vurması ise beklenmiyor.





Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211