İşbirliğimizi ileri götürebiliriz...
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Bölgelerinin yükselen merkezleri konumundaki Türkiye ve Hindistan, ikili konuların yanı sıra Asya coğrafyasında, G-20 bünyesinde ve dünyayı ilgilendiren pek çok başlıkta büyük bir işbirliği potansiyeline sahiptir" dedi.

Gül, Hindistan Cumhurbaşkanı Pranab Mukherjee onuruna Çankaya Köşkü'nde resmi akşam yemeği verdi. Yemeğe, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ile YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya'nın yanı sıra milletvekilleri, akademisyenler ve işadamları katıldı.

Mukherjee, eşini ve heyet üyelerini Türkiye'de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Gül, Hindistan’dan Türkiye’ye Cumhurbaşkanı düzeyinde 15 yıl aradan sonra ilk ziyaretin gerçekleştirildiğini kaydederek, "Bu anlamlı vesileyle ülkemize gelen siz kıymetli misafirlerimize 'hoşgeldiniz' diyor, hepinizi en kalbi hislerimle selamlıyorum" diye konuştu. 

Gül, diplomatik ilişkilerin tarihi kısa gibi görünse de Türkiye ve Hindistan arasındaki ilişkilerin kökeninin asırlar öncesine dayandığını vurgulayarak, şunları söyledi:

"Ülkelerimiz arasındaki ilk temas, Seydi Ali Reis’in 1556 yılında çıktığı sefer sırasında Gücerat açıklarında Fil Tufanı’na yakalanmasıyla gerçekleşmiştir. Bu felaket üzerine Babür İmparatoru Hümayun, Seydi Ali Reis’i Delhi’ye davet etmiş ve böylece ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin temelleri atılmıştır. Halklarımız arasındaki dostluğun da temelini oluşturan bu tarihi olay, ilerleyen dönemde yoğun bir karşılıklı etkileşimin kapısını aralamıştır. Bu etkileşimin izleri, günümüzde de tüm canlılığıyla yaşatılmaktadır. Dilinizdeki Türkçe kelimeler, bunun en müşahhas nişanesidir. Bugün birbirimize 'dost' dediğimizde, gönüllerimiz ve yüreklerimiz kadar dillerimiz de aynı sesleri telaffuz etmektedir. Bu köklü dostluk ve muhabbet, yakın tarihimizde birçok kez kendini göstermiştir."

Türk insanının, 1912-1913 Balkan Savaşları’nda yaralanan askerlere yardım etmek üzere Hindistan'dan İstanbul'a gelen sağlık heyetini hiçbir zaman unutmadığının altını çizen Gül, "Hindistan bağımsızlık hareketinin liderlerinden Nehru'nun, Türk ordusunun Kurtuluş Savaşı’nda kazandığı zaferleri, üstelik hapishanedeyken kutlaması hafızalarımızda tazeliğini korumaktadır. Hindistan ile bu köklü ilişkilerimizin bir nişanesi olarak, Ankara’daki iki caddeye, Avrupa dışında ilk Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi Hintli şair Tagore  ile büyük devlet adamı Gandhi’nin isimleri verilmiştir" ifadesini kullandı. 

-"Gözden ırak olsak da..."-

Gül, iki ülke arasındaki dostane ilişkilere Hindistan'a 2010 yılında gerçekleştirdiği ziyaret sırasında tüm canlılığıyla şahitlik ettiğini dile getirerek, "Hindistan halkı ve yöneticileri, ziyaretimiz boyunca bizlere çok yakın bir ilgi ve sıcak misafirperverlik göstermişlerdi. Bu vesileyle gözden ırak olsak da gönülden ırak olmadığımızı bir kez daha idrak etmiştik" dedi. 

İlişkilerin tarihi ve beşeri derinliğinin, günümüzde de işbirliğinin daha ileriye taşınması için güçlü bir zemin oluşturduğunu kaydeden Gül, bu çerçevede, Hindistan’la ilişkilerin, 1951 tarihli Dostluk Anlaşmasının ruhuna uygun olarak her alanda yoğunlaştırılması ve yeni bir dinamizme kavuşturulması arzusunda olunduğunu belirtti.

Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hintli dostlarımızın bu yöndeki iradelerinin ne denli güçlü olduğunu bugün bir kez daha memnuniyetle müşahede ettim. Bölgelerinin yükselen merkezleri konumundaki Türkiye ve Hindistan, ikili konuların yanı sıra Asya coğrafyasında, G-20 bünyesinde ve dünyayı ilgilendiren pek çok başlıkta büyük bir işbirliği potansiyeline sahiptir. Bu potansiyelden layıkıyla yararlanılması, ikili ilişkilerin itici gücünü oluşturan ekonomik ve ticari bağların pekiştirilmesine bağlıdır. Esasen iş, yatırım, finans, ticaret gibi alanlardaki işbirliğimizin, müşterek gayretlerimizle kısa süre içinde çok daha ileri safhalara götürülebileceğine inanıyoruz."

Bunun için karşılıklı üst düzey temasların yoğunlaştırılmasının şart olduğunun altını çizen Gül, "Kısa süre içinde Cumhurbaşkanı düzeyinde karşılıklı olarak iki ziyaret gerçekleştirerek, bu alanda iyi bir başlangıç yaptık. Bu ivmeyi her seviyede güçlü şekilde korumamız gerektiği kanaatindeyim. Dünyanın gıptayla takip edilen bu iki ülkesi arasındaki ilişkilerde ortaya çıkartılacak sinerji, sadece ülkelerimiz ve halklarımızın değil, bölgelerimizin de yararına olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. 

-Hindistan Cumhurbaşkanı Mukherjee-

Hindistan Cumhurbaşkanı Mukherjee de yaptığı konuşmada, Türkiye'de bulunduğu süre içerisinde halkın içtenliğini ve misafirperverliğini hissettiğini belirterek, yapılan görüşmelerdeki samimiyetin ülkelerin yakınlaştırılması konusundaki potansiyeli yansıttığına işaret etti. Mukherjee, "Ülkelerimiz arasındaki ortak bağlar, kültürel miras, sanat ve yemekler konusundaki ortak paylaşımlarımızın çok ötesindedir. Birbiriyle kesişen pek çok konuda örtüşen çıkarlara sahip iki gelişmekte olan ekonomi olarak, daha yakın işbirliğinin sağlayacağı faydalardan yararlanmayı amaçlamalıyız. Gelişmekte olan toplumlarımız çeşitli sektörlerde birlikte çalışabilirler" diye konuştu.

Mukherjee, G-20 üyeleri olarak ortak küresel sorunlar hakkında yakın temas içinde olunduğuna vurgu yaparak, tarihi bir dönüm noktasında bulunulduğunu ve bugün alınacak kararların ilişkinin geleceğini de etkileyeceğini kaydetti. Hindistan Ulusal Kongresi Partisinin 1921 yılında Ahmedabad'da aldığı kararı hatırlatan Mukherjee, "Bu karar, sömürge yönetimi altındayken dahi Hindistan'ın, Türk halkının bağımsızlık ve kurtuluş mücadelesine yönelik sempatisini ve yardımını temin eden güçlü desteği ortaya koymuştur" ifadesini kullandı. 

Gül'ün verdiği akşam yemeğinde konuklara zeytinyağlı vişneli yaprak sarma, patatesli Çerkez mantısı, enginarlı roka salatası, köz patlıcan salatası, pırasalı levrek, kestaneli modern kadayıf ikram edildi.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211