Kayıp uçak ile ilgili iddialar artıyor...
Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'dan Çin'e giderken 12 gün önce kaybolan Malezya Havayolları'na ait yolcu uçağının nerede olduğu hala bilinmezken uçaktakilerin akıbeti ile ilgili çok sayıda iddia bulunuyor. 

Malezya Savunma Bakanı ve Ulaştırma Bakan Vekili Hişamuddin Hüseyin, düzenlediği basın toplantısında, 227 yolcusu ve 12 mürettebat üyesi ile kayıp olan uçak için Hint Okyanusu'ndan Orta Asya'ya uzanan geniş bir bölgede devam eden arama çalışmalarından hala bir sonuç çıkmadığını açıkladı. 

Güney ve Kuzey hava koridorundaki arama çabalarının uydu verileri ve radar analizleri kullanılarak daraltılmaya çalışıldığına işaret eden Hişamuddin, Güney Yarıküre'deki faaliyetlere Avustralya ile Hindistan'ın Kuzey Yarıkare'dekilere de Çin ile Kazakistan'ın liderlik ettiğini belirtti. 

Uçağın bulunması için sürdürülen arama çalışmalarına 26 ülke destek veriyor. 

Fransa, arama çalışmalarına yardımcı olması için Kuala Lumpur'a uzmanlardan oluşan bir ekip gönderdi. Heyette, 2009 yılında Atlas Okyanusu'nun karanlık sularına gömülen Fransız Havayolları'na ait yolcu uçağını iki yıl süren çabaların ardından bulan uzmanlar da yer alıyor. 

Kimilerinin teknik arıza nedeniyle denize düştüğünü savunduğu, kimilerinin ise daha ileri giderek Ay'a iniş yaptığını ileri sürdüğü uçakla ilgili en yaygın iddialar şöyle:

-Mekanik arıza-

Uçağın içinde basıncın aniden düşmesi sonucu tüm yolcular ile mürettebat üyelerinin öldüğü ileri sürülüyor.

Tumblr sitesinde adını açıklamadan yazan bir kişi, 2013'de uçak için ABD Federal Havacılık İdaresi tarafından yapılan bir uyarıya değindi. Buna göre, ABD Federal Havacılık İdaresi, Malezya Havayolları'nı Boeing 777'nin gövdesindeki çatlaklar konusunda uyarmış. 

Gövdede golf topu büyüklüğündeki deliğin iletişim sistemlerine zarar vermiş olabileceğini ve uçakta bulunanların bilincini yitirmesine yol açabileceğini ileri süren yazar, "Uçakta basıncın aniden düşmesi sonucu herkes ölmüş olsa uçak, otomatik pilotla yakıtı bitene kadar planlanan rotada uçabilir" dedi. 

SATCOM anten adaptörü yakınındaki bir sızıntı, GPS, ACARS, ADS-B ve ADS-C antenlerini devre dışı bırakabiliyor. Böyle bir durumda uçak, sadece askeri radarlara yakalanıyor. Gece uçuşu nedeniyle yolcuların büyük bir kısmının uykuda olması nedeniyle oksijen seviyesindeki düşüşün fark edilmemesi normal kabul ediliyor. Bu varsayım, uçağın pilotlarının mırıldanırken duyulduğu iddiasını da destekliyor. 

-Fanatik pilot-

Uçağın pilotu Zahari Ahmed Şah'ın muhalefet partisini desteklediğinin ortaya çıkmasının ardından bir İngiliz gazetesi, Zahari'nin uçağın yönünü değiştirebilecek kadar "öfkeli" olduğunu yazdı. 

The Daily Mail gazetesine göre Zahari, uçuştan birkaç saat önce Adalet Partisi lideri Enver İbrahim'in, bir erkek yardımcısına fiili livatadan suçlu bulunduğu duruşmaya katılmıştı. 53 yaşındaki Zahari, Enver'in beş yıl hapse mahkum edilmesinden büyük üzüntü duymuştu. 

Gazete, üç çocuk babası Zahari'nin Enver'e destek verdiğini, üzerine "Demokrasi Öldü" yazılı bir tişört giydiğini ve Pekin'e doğru yola çıkan uçağın yönüne değiştirebilecek kapasitede olduğunu belirtti.  

Polis raporuna göre, Zahari'nin evinde yapılan aramada bir uçuş simülatörü ve Hint Okyanusu'ndaki havaalanlarını gösteren bir harita bulundu. 

Gazete, şu soruları sordu: "Zahari, Malezya hava sahasının sonunda uçağın yönünü değiştirip, daha önce üzerinde çalıştığı bir senaryoyu hayata geçirmiş olabilir mi? Pilotun, radarlara yakalanmamak için bin 500 kilometre irtifada uçması, dağlık bölgeyi saklanmak için kullanmısı mümkün olabilir mi? Uçak, yakıtı bitince denize mi düştü yoksa bilinmeyen bir havaalanına mı indirildi."

Uçak ile hava kontrol kulesi arasındaki son görüşmede yardımcı pilotun sıradışı bir biçimde kullandığı "tamam, iyi geceler" sözcükleri de bu iddiaları destekliyor. Yardımcı pilotun bu sözcükleri, uçağın otomatik izleme sistemleri kapatılmadan önce mi yoksa sonra mı söylediği ise hala gizemini koruyor. 

-Kötü hava koşulları-

Beklenmedik bir biçimde ortaya çıkan kötü hava koşullarının, uçağın düşmesine neden olduğu da ileri sürülüyor. 

1985'te ABD'de şiddetli bir fırtınaya yakalanan yolcu uçağı düşmüş ve 130 kişinin yaşamını yitirmesine neden olmuştu.  

-Hava korsanları-

Malezyalı yetkililere göre, Uçak İletişim Adresleme ve Raporlama Sistemi (ACARS) ile son iletişim yerel saatle 01.07'de kurulurken pilot ile hava kontrol kulesi arasındaki son konuşmada da 01.19'da kaydedilmiş. 

ACARS'ın kasten mi kapatıldığı henüz bilinmiyor. 

Her ne kadar terör olasılığı halen söz konusu olsa da şimdiye kadar hiçbir grup eylemi üstlenmedi. 

Bomba yerleştirilen Pan Am uçağı, 1988'de İskoçya'nın Lockerbie kenti üzerinde patlamıştı. Dönemin Libya lideri Muammer Kaddafi, 2003 yılına kadar ülkesinin saldırıdaki rolünü kabul etmemişti. 

Kayıp uçakla ilgili en ilginç varsayımı ise uçaklara büyük ilgi duyan Keith Ledgerwood ortaya attı. 

Ledgerwood, kişisel blogunda Boeing 777'nin radardan kaçmak için iletişim sistemlerini kapatmış ve radarlarda tek bir sinyal gibi görünmek için Singapur Havayolları'na ait bir yolcu uçağını takip etmiş olabileceğini yazdı. 

Ledgerwood, sözlerine şöyle devam etti: "Uçak, Hindistan, Pakistan ve Afganistan hava sahalarında askeri radarlara yakalanmaktan kurtulduktan sonra Singapur uçağının gölgesinden ayrılmış ve farklı bir yöne gitmiş olabilir."


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211