Mursi'nin Danışmanı Açıkladı...
 Mısır'da darbeyle görevinden uzaklaştırılan Muhammed Mursi'nin danışmanı Hüseyin el-Kazzaz, Mısır'da temel çatışma, eski rejime dönülmesini isteyenlerle halkın yönetimini tercih edenler arasında yaşandığını, ülkedeki krizin kesin bir şekilde bir tarafın lehine sonlanacak gibi görünmediğini söyledi. 
Müslüman Düşünürler Forumu Genel Sekreterliği ve Müslüman Parlamenterler Forumu Genel Sekreterliği tarafından düzenlenen "Halk İradesine Darbe Karşısında Dünyanın İmtihanı" başlıklı konferansta, "Arap Baharı Ülkelerinde Hükümet Sistemleri" konulu panelde Mısır, Tunus ve Libya deneyimleri ele alındı.

Panelde konuşan Kazzaz, Mursi'nin darbe ile uzaklaştırılmasından sonra ülkede karmaşık bir durum ortaya çıktığını belirterek, şunları kaydetti:

"Mısır'da ordunun yönetime el koyması, meseleleri içinden çıkılmaz hale getirdi. Ülkede yapılan darbe, aşırılık ve radikalizm, devrimin tamamlanması önünde birer engel olarak duruyor. Mısır'da iki görüş kendi arasında çatışıyor. Bir taraftan askeri darbeyi destekleyenler diğer tarafta demokratik yönetimi destekleyenler var. Ülkede Müslüman Kardeşler'e yönelik büyük bir baskı var. Bu sadece iktidar etrafında cereyan eden bir çatışma değil. Mısır'daki gerilim, eski rejime dönülmesini isteyenlerle halkın yönetimini tercih edenler arasında yaşanıyor."

Müslüman Kardeşler'in, iktidara gelir gelmez büyük zorluklar yaşadığını söyleyen Kazzaz, "İktidara geldiğinde çok açık şekilde görüldü ki İhvan devlet idaresinden, yargıdan tamamen uzaklaştırılmıştı. Silahlı kuvvetler, içişleri, bir kesim basın eski rejimin sözcülüğünü sürdürüyordu. Bu durumun üzerine gidilmesi gerekiyordu ve bunlar yaşandı" dedi.

"Refah Partisi laikliği kaldırmayı savunmadı"

Stratejik Düşünce Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay, "Türkiye Deneyimi" isimli konuşmasında, Refah Partisi'nin iktidarda bulunduğu süreci ve laiklik algısını anlattı, Akay şunları söyledi:

 "Refah Partisi laikliği tamamen kaldırmayı savunmadı aksine laikliğin Türkiye'de Batı'daki örneklerinden uzak, yanlış ve çarpık şekilde uygulanmamasını istiyorlardı. Erbakan ve arkadaşları daha İslami kimliği önemseyen, İslam dünyasına mensubiyetini önem veren bir ülke olmasını istiyordu. Toplum içindeki Müslüman ve dindar kişilerin üzerindeki baskıların kaldırılmasını sağlayacak bir yaklaşım sergiliyorlardı. Laikliğin Avrupa'da yaşandığı gibi anlaşılmasını talep eden bir program takip ediyorlardı."

Açılışı bugün yapılan ve çeşitli oturumlarla gün boyu devam eden konferans, yarınki oturumların ardından sona erecek.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211