Türkiye Mısır'ı Destekliyordu...
 

Kahire’deki en büyük sorun, Müslüman Kardeşler (MK) üyelerine ulaşmaktı. MK’nin Muqattam’daki merkezi yıkılmıştı. Üyelere yönelik tutuklamalar devam ediyordu ve parti üyeleri de sürekli yer değiştirerek saklanıyordu. Onlarla yüz yüze konuşma olanağı bulamadım. Nitekim MK ile temasta olduğunu bildiğim Türk gazeteciler bile artık ulaşamadıklarını söyledi. Kahire’de yaşayan iki Avrupalı gazeteci dostum telefon rehberlerini önüme açtı. İsimlerin üzerinden geçerken sırasıyla “içeride”, “tutuklandı”, “kapalı” kelimeleri birbirini izledi. Telefonla ulaştığım bazı isimlerle de dil sorununu aşamadım. Sonunda benimle yüz yüze görüşemeyeceğini belirten ancak konuşabileceğini söyleyen Amr Darrag’a telefonla ulaştım.

MK’nin liderlerinden, Mursi’nin kabinesinde de son olarak Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı olarak görev alan Amr Darrag, Türk basınında ilk defa Cumhuriyet’e konuştu. Mısır’da saklandığı için telefonla ulaştığımız Darrag, Türkiye ile işbirliğini, “Destekçilerimiz Türkiye’de” sözleriyle açıkladı.

Röportaj: Duygu Güvenç


- Şu anda ne hedefliyorsunuz?

Buradaki iki siyasi güç arasında bir mücadele değil, bir iç savaş değil. Güvenlik güçlerinin vahşetine karşı bir protesto. Barışçıl gösteriler sürekli aşırı güç kullanımıyla karşı karşıya kaldı. Birçok ölüm ve yaralanma oldu. Bu sadece halkla güvenlik güçleri arasında bir yüzleşmedir.

- Partiniz politik diyalog kurmak için Sisi hükümeti ile konuşmaya başladı mı?

Şu anda bir diyalog yok. Bize hükümetten gelen tek diyalog tutuklamalar ve cinayetler. Diyalog kurmaya çağırdıklarını iddia ediyorlar ama böyle bir şey yok.

- Diyalog için yeni bir pencere açmak mümkün mü?

Herhangi bir diyalog kurulmadan önce çözülmesi gereken çok sorun var. Mesela, darbeden bu yana yüzlerce, binlerce kişi tutuklandı ve bu sayı her gün artmaya devam ediyor. Devam eden ölümler ve baskının yanı sıra muhalefetin TV kanalları kapandı. Bu durumda bir diyalog sağlamak çok zor.

- Yani Mursi ve siyasi mahkûmlar da serbest bırakılmalı mı diyorsunuz?

Evet.

- Bu ön şartınız mı?

Müzakere sürecinin başlaması için liderlerin serbest bırakılması şart. Bu olmadan diyalog içinde yer almamız çok zor çünkü görüşmeler üstünde baskı oluşturmak için tutuklamalar devam edecek ve bu da sonu olmayan bir süreç anlamına gelir, bir diyalog süreci değildir.

- AKP ile herhangi bir temasınız var mı?

Sanırım evet. Bazı destekçilerimiz şu an Türkiye’de ve hükümetle görüşmeler yapıyorlar. Ramazan ayında bazı farklı etnik grupların temsilcileri buradaydı Türk büyükelçi ile birlikte. Birçok temasımız var ve Türkiye bize darbeden sonraki demokratik hareketlerde çok destek oldu.

- Türk hükümeti ve Türk halkına mesajınız?

Çok mesajım var. Öncelikle teşekkür ederim. Çünkü Türk halkı ve hükümeti demokrasiyi ve halkın meşru taleplerini savunmada bize çok büyük destek oldular. Ayrıca Mısır’da ne olursa olsun, bunun tüm bölgede ve tabii ki Türkiye’ye de etkileri olacak. Ve Mısır’da olanlara benzer şeylerin Türkiye’nin de başına gelme ihtimali büyük. Çünkü bu bölgedeki bağımsız ve gelişmiş uluslara yönelik komplolar var. O yüzden bölgedeki demokrasileri istikrarsızlaştırma çabaları var. Ve bu olaylarda Mısır’ı destekleyen Türk hükümeti ve halkı aynı zamanda kendi çıkarını da koruyor.

BİR ÜLKEYİ DİĞERİNE KOPYALAYAMAYIZ

- Türkiye, AKP, Özgürlük ve Adalet Partisi için bir model mi?

Biz kesinlikle Türkiye’ye büyük bir beğeni ile bakıyoruz. Mısır’ın yaşadığı problemlerin çoğuyla Türkiye’nin 10 yıl önce karşılaştığını biliyoruz.Türkiye’yi çok takdir ediyoruz. Ama bir ülkedeki deneyimleri diğer bir ülkeye kopyalayamazsınız.

- Türkiye’yi ziyaret edenler kimdi?

Yetkililer değil, Türkiye’de veya Avrupa’da yaşayan Özgürlük ve Adalet Partisi’nin destekçileri diyorum ve belki konuşmaya çalışıyorlardır. Ama sorun şu ki partinin çoğu lideri ya tutuklandı ya da iletişim kuramıyoruz. 

- Türkiye, seçimlerden bu yana sizin partinize destek verdi mi?

Türkiye bizim partimizi desteklemiyordu, Mısır’ı destekliyordu. Bizim partimiz parlamento seçimlerinde çoğunlukta olduğu ve başkan bizim partimizden olduğu için Türkiye hükümetimizle ilişkideydi.

- Temmuz sonundan beri sizce kaç kişi öldü? En az üç bin kişi öldü.

- Peki, kaç kişi tutuklandı? Binlerce. Belki 10 bin ya da 20 bin kişi. Bir kısmı bırakıldı. Şu anda sanırım toplam 4 bin ila 10 bin tutuklu var.

TAKSİM OLAYLARI DEMOKRATİK SİSTEM İÇİNDEYDİ

- Gezi protestoları Adeviye ve Nahda meydanlarına benzer miydi?

Hayır. Taksim olayları, demokratik sistem içerisindeki gösterilerdi. Burada Mısır’da olan bir askeri darbe ve Mısır’da protestolara katılan insanlar, askeri darbeyi protesto ediyorlar.

- Yani verilen tepkilerin aynı olmadığını mı söylüyorsunuz?

Evet. Elbette aynı değil.

- Partiniz şeriat veya herhangi bir dini yönetim yanlısı mı?

Mısır’da, şerri uygulamalar anayasanın bir parçası. Türkiye anayasasına benzer değil. Anayasadaki bölüm çok açık. Ama biz dine dayalı bir devlet değil, medeni bir devlet olmayı amaçlıyoruz, şerri kuralları referans alan anayasaya dayanan, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim istiyoruz.

- Mursi’nin kapsayıcı olmadığı iddialarına ne diyorsunuz?

Bu aslında doğru değil ve böyle düşünenler darbeyi haklı çıkarmaya çalışanlar. Ama her demokraside olduğu gibi, hiçbir politikacı mükemmel değildir, politikacılar siyasi hatalar da yapabilirler ve bir daha başkan seçmek ya da parlamentoya seçmek halkın elindedir. Bu sandıkla olur, askeri darbe ile değil.

- Eğer Özgürlük ve Adalet Partisi liderlerinin mahkûmiyeti devam ederse yasal olmayan radikal eylemlerde artış bekliyor musunuz?

Bu bir risk tabii ki. Şimdiye kadar olanlar, normal insanların barışçıl gösterilerinden ibaretti. Ve biz bu barışçıl gösterilerle, rejimin barışçıl olarak yön değiştirmesini ve demokrasiye geri dönmesini umuyoruz. Kimsenin yeraltına gitmek ve şiddet eylemleri yapmak gibi bir hedefi yok.

- Sizinle hükümet arasında arabulucu var mı?

Arabuluculuk yapmaya çalışanlar var, ama şu anki durum buna elverişli değil. Ölümler her gün devam ediyor.

- Türkiye’den arabulucu var mıydı?

Avrupa ve ABD’den arabulucular oldu ama iki hafta önceki gösterilerden önceydi. Ve tabii ki Türkiye’den gelecek herhangi bir girişim memnuniyetle karşılanacaktır. Ama diyalog Mısırlılar arasında olacaktır.

- Ama Erdoğan Sisi hükümetini tanımayı bile reddediyor. O nasıl arabuluculuk yapabilir ki?

Aslında bu Erdoğan, ile o kadar da ilgili değil. Dünya genelinde sadece 5 ülke bu hükümeti tanıdı. Çünkü bir askeri darbe hükümeti. O yüzden Erdoğan ve diğer hükümetler bu hükümeti meşru görmüyor. Sürecin seyrini değiştirmek için, demokratik olarak seçilmiş cumhurbaşkanı ve demokratik olarak seçilmiş bir parlamentoya dönülmesi için dünyadaki herkes tarafından reddediliyor. Erdoğan bu konuda fikirlerini belirtmeye daha açık.

İki meydan da halkla hükümetin kötü iletişim yönetimi

- Türkiye’deki Gezi olaylarını izlediniz mi? Benzerlik görüyor musunuz meydanlar arasında?

Elbette her zaman benzerlikler ve farklılıklar vardır. İkisi de halkın hükümetin bir kararına karşı tepkisini gösteriyor. İkisi de halka hükümetin kötü iletişim yönetimini gösteriyor. Ve maalesef ki Taksim olayında göstericilerde silah olmamasına karşın ölümleri gördünüz. Bence bu trajik. Bence Taksim’de ve Türkiye’deki diğer gösterilerde hükümetin kararlarının fazla otoriter olduğunu hissettiler ve karşı çıktılar. Ama tüm sisteme karşı değildi Mısır’da olduğu gibi.

- Polis ve askerler tarafından öldürülen Mısırlılar için dua eden Türklere bir mesajınız var mı? Onların hislerini anlıyor musunuz?

Bakın ben ölen tüm Mısırlılar için dua ettim. Bu trajik. Üzücü. Bunların içinde polisler ve ordu mensupları da var. Ölenlerin dörtte biri güvenlik güçlerindendi.

- Ölümlerde yönetimin hatası olduğunu düşünüyor musunuz?

Trajik bir durum. Eğer göstericiler sadece gösteri yapsalardı ve silahları olmasaydı en fazla zorla bulundukları yerden gitmeye zorlanırlardı. Göstericilerin silahları olmadığı Taksim olaylarında bile böyle oldu. 

l 9 AYDA SEÇİMLER TAMAMLANACAK

- Hükümet olarak hedefiniz nedir? Referandum ne zaman olacak ve parlamento seçimleri ne zaman olacak?

9 ay içinde güvenliği sağlamak ve anayasa değişikliklerini tamamlamak durumundayız. 4 ay içinde -ki 1.5 aydır bu süreç işliyor- anayasanın ilk bölümü tamamlandı. Parlamento seçimlerinin ise anayasanın tamamen hazırlanmasından iki veya üç ay sonra olmasını hedefliyoruz. Sonrasında ise başkanlık seçimi olacak

- Peki olağanüstü hal ne zaman kalkacak?

Başbakan tarafından da birkaç gün önce açıklandığı gibi güvenlik sağlanır sağlanmaz sokağa çıkma yasağı ve olağanüstü hal kaldırılacak.

- Erdoğan’ın Gazze’yi ziyaret etmek gibi bir isteği olursa kapıları onun için açar mısınız peki? Bu onun hayaliydi biliyorsunuz.

Son zamanlarda yaşananları da düşündüğümüzde, onun hayallerinin pek ilgimi çektiğini sanmıyorum.

timetürk


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211