Şimşek: BES’e otomatik katılım ile ilgili reformu tamamladık

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) ekonomi adına önemine işaret ederek, sisteme otomatik katılım ile ilgili reformun tamamlandığını bildirdi.

Şimşek: BES’e otomatik katılım ile ilgili reformu tamamladık
10 Mayıs 2016 Salı 14:32


Şimşek, Finansal Kurumlar Birliği 4. Olağan Genel Kurul Toplantısı’na konuk oldu. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben’in de katıldığı toplantıda Şimşek, bankacılık sektörünün şoklara karşı dayanıklı olduğunu belirtti. Sektörün 2 senedir stres testine tabi tutulduğunu anlattı ve "Farkında değilsiniz çünkü liranın yüzde 40’a yakın değer kaybettiği, kredilerin büyüme hacminin yüzde 40’lardan tek haneli rakamlara doğru indiği bir süreçten söz ediyoruz. Buna rağmen bankacılık sektörünün halen varlık kalitesi son derece iyi, yani yüzde 3,3 tahsili gecikmiş krediler var. Yüzde 3,3 tolere edilebilir, Avrupa Birliği’nde (AB) ortalama bu oran, şu an yüzde 5 civarı. Dolayısıyla bir stres testinden geçilmiştir." dedi.

Bankaların sermaye yeterlilik oranlarının da iyi olduğuna dikkat çeken Şimşek, şöyle devam etti:

"Basel 3 düzenlemelerinin Türkiye’ye uyarlanması söz konusu ve yakın dönemde biliyorsunuz buna ilişkin de bir check up'tan geçtik. Yani Basel Komitesi geldi ve gördü. Bankacılık sistemimiz Basel 3’e uygun düzenlemeler ve uygulamalar çerçevesinde. Bu çok önemli fakat yeterli değil. İşte bankacılık klasik, bildiğimiz sistem dışındaki unsurları yani faktöringden, finansal kiralamadan finansman şirketlerine ama bir o kadar da tabii genel anlamda sermaye piyasalarının gelişmesi Türkiye için olmazsa olmazdır."

Şimşek, Türkiye’nin finansal anlamda önemli bir yerde olduğundan söz etti. Mehmet Şimşek, faktöring, finansal kiralama, finansman şirketi ve fon yönetiminin büyüme imkanı bulunduğuna temas etti. Ardından şunları ifade etti:

“Türkiye’nin kaynağa ihtiyacı var. Türkiye’nin en büyük sorunu siz de biliyorsunuz kaynak sorunu. Bu yeni bir şey değildir. Eskiden kamudan kaynaklanıyordu. Şimdi özel sektörün yatırımları için kaynağa ihtiyacımız var. Bizim yatırımlarımızın daha da artması lazım. Yatırımların milli gelire oranı yüzde 20 civarı. Yetmez. Fakat bunu sınırlayan ne? Cari açık. Yani iç tasarruflarımızın yetersiz olması. İşte o nedenle bu sektörün önünü açıp, dünya fonlarını Türkiye’ye çekmemiz lazım. İçeride atıl duran, üretken olmayan alanlara şu anda kaydırılmış olan, tutulmuş olan kaynakları daha güçlü bir şekilde bizim tabii ki finans sektörüne çekmemiz lazım, sermaye piyasalarına çekmemiz lazım. Burada hepimize büyük görevler düşüyor. Devlet olarak yapabileceklerimizin elbette bir sınırı var. Teşvikler, Bireysel Emeklilik Sistemi’ni (BES) benim anlatmama gerek yok. Dünyada en cömert BES teşvikleri bizde. Şimdi Hazine olarak biz bir reform çalışmasını daha tamamladık. Yani BES’e otomatik katılım. BES’e otomatik katılım meselesi… Onu da tamamladık inşaallah yakın bir dönemde bütün bu güzel çalışmalar KOBİ’lerin finansmana erişiminden bu finans sektörünün, sermaye piyasalarının kaynak havuzunun daha büyütülmesine kadar ve dolayısıyla kalıcı bir şekilde daha düşük bir maliyetle finansmanın önünü açacak bütün bu heyecan verici reformlar aslında mutfakta pişirilmiş hazır durumda. Ve inşaallah meclisimiz yoğun çalışacak bu reformlar peyderpey hayata geçirilecek.”

Ekonomideki diğer gelişmelere de değinen Başbakan Yardımcısı, reformlar ile kuvvetli bir büyümeyi hedeflediklerini dile getirdi. Reformlar ile milli geliri arttırmayı, üretimi ve ihracatı büyütmeyi vaat etti.

FİNANS KURUMLARININ EKONOMİDE AĞIRLIĞI ARTTI


BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben ise finans kurumlarının ekonomide ağırlığının arttığını vurguladı. "Bildiğiniz gibi herhangi bir kriz anında eğer finansal sistem, finansal boyut ne kadar tabana yayılmışsa, ne kadar geniş bir kitleye hitap ediyorsa krizin etkisi bu kadar daha hafif geçiyor." diyen Akben, şöyle konuştu:

"Tabii Türkiye’de ülkemizde bankacılığın sistem içerisindeki payı halen yüksek bulunmakta. Bu yüzden finansal kuruluşların veya diğer faizsiz bankaların katılım bankalarının da sistem içerisindeki paylarının daha da büyümesini arzu ediyoruz. Banka dışı mali sektör, tüm finans sisteminde kredi arz ve talebin büyük bir kısmını bankacılık sektörünün yanında önemli bir katkı olma potansiyeli taşımaktadır. Özellikle sağlayacakları finansman kanalları ile KOBİ’lerin finansmana erişimini arttırmada önemli rol üstlenmelerini beklemekteyiz. Banka dışı mali sektörün ürün, kaynak ve gelir çeşitliliğini arttırması elzemdir." 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.