Şimşek,, Muhalefet kafa karıştırıyor
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, muhalefetin Sayıştay denetimi konusunda yarı doğruları yarı yanlışları birleştirip, kasıtlı olarak vatandaşın kafasını karıştırdığını belirterek, "Biz 25 milyon muhasebe kaydını vermişiz. Sayıştay, tüm harcama denetimini yapmış. Denetimin engellenmesine yönelik zerre kadar bir çaba yok" dedi. 

Şimşek, Kanal 7'de katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı. 

Bütçeye ilişkin değerlendirmeler de de bulunan Şimşek, 2014 bütçesinde de istikrarı önceliklendirdiklerini, cari açığın azaltılması, tasarrufların artırılması gibi konulara dikkat ettiklerini ifade etti. Bunların genel politika eksenleri olduğuna işarete eden Şimşek, detaylara bakıldığında ise 2014 bütçesinin insan odaklı olduğunun görüldüğünü kaydetti. 

Maliye Bakanı Şimşek, bu kapsamda bütçeden en yüksek payı eğitime, sonra da sağlığa ayırdıklarını belirterek, "Bunlar hep insana yönelik yapılan yatırımlardır" dedi. 

Vergilere ilişkin soruyu da yanıtlayan Şimşek, her yıl bütçeyi yaparken tedbirleri de çalıştıklarını ve uygulamaya koyduklarını söyledi. 

- "Ne doğal gazda ne de elektrikte bir fiyat artışı gündemde değil"

Bakan Şimşek, "doğal gaz ve elektriğe zam düşünülüyor mu?" sorusu üzerine de bunun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın alanında olduğunu söyledi. Konuya ilişkin de Bakan Taner Yıldız'ın gerekli açıklamayı yaptığını anımsatan Şimşek, şu anda ne doğal gazda ne de elektrikte bir fiyat artışının gündemde olmadığını bildirdi. 


Sayıştay raporlarına ilişkin getirilen eleştirilere de cevap veren Şimşek, şunları kaydetti: 

"Öncelikle milletimizin şunu bilmesi lazım. Sayıştay denetiminin en geniş manada önünü açan bu hükümet. Sayıştay Kanunu ne zaman geçti? 2011'in sonunda tüm yönetmelikleriyle birlikte uygulamada. Birincisi bu. Bunun önünü açan AK Parti. Daha önemlisi ise reform niteliğinde, kamu mali yönetimine, kontrolüne yönelik olarak 5018 sayılı Kanunu çıkaran, uygulamaya koyan yine biz. Birinci husus bu. Sayıştay'ın denetiminden kaçan hükümet daha kapsamlı denetimin, uluslararası standartlarda denetimin önünü açar mı? 

Biz Sayıştay'a 25 milyon kayıt vermişiz. Tüm giderler, gelirler, borçlanmalar... Sayıştay'a bilgi vermemek gibi bir şey mümkün değil. Sayıştay'ın harcama denetimi yapması için ne gerekiyorsa tüm her şeyi vermişiz. Bu denetimler sonucu kamuda tazmin edilmesi gereken bir zarar çıktıysa, Sayıştay bunu ilgili savcılıklara iletecek." 

- "Sayıştay, tüm harcama denetimini yapmış, kendisi söylüyor"

Sayıştay raporlarında bir çok eleştiri de olduğunu belirten Şimşek, kendisinin de bunlardan mutlu olduğunu söyledi. 

Bir idareci olarak bu eleştirileri dikkate aldığını ve eksikliklerin giderilmesi için çalışmaları başlattığını anlatan Şimşek, şöyle devam etti:

"Mesela, 'Türkiye'deki Hazine mülklerinin tamamının tespit edilmesi, değerlemeye tabi tutulması ve bunların sistem üzerinden kayıtlara yansıtılması... Bu konularda Maliye Bakanlığı'nın eksiklikleri var' diyor. Biz de çok hızlı bir şekilde gerekli tespitleri tamamladık, sistem yatırımlarını yapıyoruz ve 2014 sonuna kadar tüm bu eksiklikleri yerine getireceğiz. Dolayısıyla biz 25 milyon muhasebe kaydını vermişiz. Sayıştay, tüm harcama denetimini yapmış, kendisi söylüyor. Bunlarla ilgili bir usulsüzlük, yolsuzluk varsa zaten ilgili savcılıklara gönderiyor, gönderecek. 

Peki bu tartışmalar nereden çıkıyor? Muhalefet yarı doğruları yarı yanlışları birleştirip, kasıtlı olarak vatandaşın kafasını karıştırıyor. Sayıştay diyor ki bize, 'Devletin tüm mizanının, bilançosunu bize verdiniz. Burada bir eksiklik yok ama her idare bazında bana mizan, bilanço bunları verdin ama bunlar tutarlı değil' diyor. Biz de Sayıştay'a 'Türkiye Cumhuriyeti devletinde Hazine birliği var' diyoruz. İdareler kendi başlarına borçlanamaz, vergi toplayamaz, mülk edinemezler. Çünkü bu idarelerin bir tüzel kişiliği yok. Yani Sayıştay bizden şunu istiyor; sanki devlet bir holding ve devletin şubeleri, her bakanlık her birim ayrı bir şirket. Her şirket için ayrı bilanço, mizan istiyor. Biz de 'devlet böyle değil, devletin mevcut yapısı böyle değil. Tüm borçlanmaları Hazine yapar, tüm gelirleri Maliye Bakanlığı toplar. Tüm Hazine mülkleri, hepsi Maliye'dedir' diyoruz. Yani Sayıştay, devletin her birimi ayrı bir şirketmiş gibi bilanço vs. istiyor. Biz de 'Bu mevcut devlet düzeninde bunlar üretilemez, üretmemizi isterseniz de bunlar anlamlı olmaz' diyoruz." 

- "Denetimin engellenmesine yönelik zerre kadar bir çaba yok"

Bu konuları defalarca Sayıştay'a bildirdiklerini anlatan Şimşek, Sayıştay'ın ise uluslararası bazı uygulamaları karşılarına koyduklarını söyledi. Bunun üzerine uluslararası uygulamalara da baktıklarını aktaran Şimşek, bir kaç ülkenin dışında böyle bir uygulamanın olmadığını ifade etti. 

Bakan Şimşek, son noktada ise Sayıştay'a ortak bir çalışma grubu kurma teklifinde bulunduklarını belirterek, "Dedik ki, 'Ortak bir çalışma grubu kuralım. Bu çalışma grubu otursun, tüm bu argümanlara, devletin bu yapısına baksın. Eğer sonunda siz illa da raporları bu formatta istiyorsanız biz tüm kanuni değişikliği yaparız, devletin denetim anlamındaki bu yapısını değiştiririz, size uyarız' dedik. Yani işin özü bu. Denetim yapılmış, 25 milyon kayıt paylaşılmış. Denetimin engellenmesine yönelik zerre kadar bir çaba yok" şeklinde konuştu. 

- "Yerindelik denetimini millet yapsın"

Avrupa Birliği'nin (AB) de Sayıştay'a ilişkin eleştirileri olduğunu hatırlatılması üzerine de Şimşek, bunun yerindelik denetiminden kaynaklandığını söyledi. Çıkarılan ilk Sayıştay Kanunu'nda yerindelik denetiminin önünü açacak bazı düzenlemelerin olduğunu anımsatan Şimşek, şunları kaydetti: 

"Yani yol nereden geçecek, havaalanı nereye yapılacak vs. Bunlar hükümetin vermesi gereken kararlardır. Bunlar performans denetimi değil, yerindelik denetimidir. İlk çıkardığımız kanunda bunun önünü açan düzenlemeler vardı. Sonra ne yaptık, yerindelik denetiminin önüne geçecek bazı düzenlemeler yaptık veya şu anda bir tasarı var Mecliste. AB'nin eleştirdiği konu bu. Ancak AB ile bizim farkımız şu; AB'de gerçekten yargı da siyaset de hükümet de alanını çok iyi biliyor. Bu konuda çok uzun süreli bir gelenek var. Bir takım dar yaklaşımlarla bu konular istismar edilmiyor. Yıllarca bu ülkede yerindelik denetimi yapıldı. Özelleştirmelerde, atamalarda dahi ne sıkıntılar yaşandı. Şimdi AB, bu değişikliği söylüyor. Biz de 'Türkiye'de yerindelik denetimi yapılmaz. Performans denetimi yapılsın. Usulsüzlük, kanunsuzluk, yolsuzluk varsa bunların hepsinin denetimi yapılsın ama yerindelik denetimini millet yapsın' diyoruz."


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211