Galip Öztürk; FETÖ İş Dünyasını Korkuyla Sindirdi
FETÖ’nün iş dünyasını korku ile sindirdiğini belirten Öztürk, kendisinin boyun eğmediği için bedel ödediğini söyledi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Fetullahçı Terör Örgütünü’nün (FETÖ) 15 Temmuz Darbe Girişimini araştırmak için kurulan komisyon, 8 Kasım Salı günü işadamı Galip Öztürk’ü dinledi.

1992 yılında çocuğunu kolejlerine vermesiyle, o zamanlar eğitim hizmetleriyle uğraşan bir cemaat zannettiği FETÖ ile tanıştığını aktaran Öztürk, 2009 yılında kozmik odaya girilmesine kadar söz konusu yapının yaptıklarına maddi ve manevi destekte bulunduğunu ancak bu tarihten sonra kafasında soru işaretleri oluştuğunu söyledi.

FETÖ'nün Kuzey Irak İmamı Talip Büyük’ün, o bölgede yapılacak okulları için kendisinden daha önce yardım talebinde bulunduğu bilgisini veren Galip Öztürk, söz konusu şahsın kendisine yapılan kumpası itiraf ettiğini de açıkladı.

FETÖ’NÜN TEHDİTLERİYLE BAŞLAYAN SÜREÇ

FETÖ’nün sözde imam adını verdiği yöneticileriyle her fırsatta kendinden para talebinde bulunduğunu belirten Öztürk; “FETÖ’nün imamlarından Ahmet Kara, Afrika’da yapılacak okulları için benden 8 milyon dolar para talep etti ve beni ikna etmeye çalıştı. Artık benim de Türkiye'de hızlı büyüyen yapıda bir iş adamı olduğumu, kendilerine bu konuda sorgulamadan yardım yapmamın daha doğru olacağını söyledi. Ben bunlardan daha fazla şüpheler duymaya başladığımda polisten baskılar, tehditler almaya başladım”  dedi.  O günlerde FETÖ’nün Samsun İmamı Bilal Karaduman ile görüştüğünü ve kendisine yapılan tehdidi anlattığını söyleyen Galip Öztürk, aynı şahsın Canik Başarı Ünivesitesi’nin kapalı alan inşaatı için gerekli olan 4 milyon 650 bin TL’yi vermesi durumunda tehdidi ortadan kaldıracağı sözünü verdiğini de açıkladı.

Canik Başarı Üniversitesi’nin 27 bin 500 metrekarelik kapalı alan inşaatını yaptırmasının ardından da FETÖ’nün imamlarının kendisinden yeni taleplerde bulunmaya devam ettiğini belirten Galip Öztürk;  “Daha sonra benden İstanbul-İstinye’de yaptırmak istedikleri bir okul içim 6,5 milyon TL para talebinde bulundular. Ben para taleplerini kabul etmeyeceğimi, İstanbul’da bir inşaat şirketimin olduğunu, şirketim kanalıyla okulu yapıp kendilerine teslim edebileceğimi söyledim. Bu cevap hoşlarına gitmedi ve para taleplerini yinelediler” diye konuştu. Devam eden süreçte, İstanbul’da mimarlık yapan Sezgin Yılmaz’ın FETÖ adına kendisinden para talep etmeyi sürdürdüğü bilgisini veren Galip Öztürk; aynı şahsın; "Sizin bu parayı vermenizde yarar var. Sizin için çok iyi olur. Yıllardır hizmete emeğiniz var ama içimizde çelişkiler oluştu. Lütfen bu 6,5 milyonu verin." dediğini de aktardı. Öztürk, Sezgin Yılmaz’ın FETÖ adına istediği parayı daha sonra 2 milyon 750 bin liraya kadar inmesi üzerine bu miktarın kendisinden okul ve yurt için istenmediğini anladığını da sözlerine ekledi. FETÖ’nün baskıları ve tehditlerinin ardından,  24 Şubat 2012'de gözaltına alındığını ve FETÖ’cü eski savcı Muammer Akkaş'ın yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklandığını hatırlatan Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk;  “Hapishanede de talepleri sürdü.  Ankara'dan bir avukat grubu gönderdiler ve FETÖ’ye 60 milyon dolar verdiğim takdirde hapisten çıkabileceğimi söylediler. Taleplerini yine reddettim. Daha sonra iddianame ile demiyorum magazinel bir iftiraname ile beni suçladılar" diyerek kumpasın dehşet verici boyutlarını anlattı.

FETÖ İŞ DÜNYASINI KORKUYLA  SİNDİRDİ

FETÖ’nün o dönemde iş dünyası üzerinde korku ve sindirme politikası uyguladığının da altını çizen Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk şunları söyledi: "Türkiye'deki iş camiasının yüzde 80'ine nüfuz etmiş durumda olduklarını düşünüyorum. Orta ve üst düzey para kazanan tüm iş adamlarımızın minimum yüzde 80'ine, belki daha fazlasına nüfuz etmiş durumda olduklarını biliyorum. Çünkü ben bunlardan sadece bir tanesiyim. Her yöntemle para alıyorlar. Kestiğimiz kurbanın derisinden de para alıyorlar, ihaleden de para alıyorlar. Birçok iş adamımızın burada veya mahkemelerimizde olamayışı, gerçek yüzlerini ortaya koyamayışı hala korkuya dayalı veya bir ihalede kendilerinden aldıkları destekle alakalıdır. Ben bugüne kadar bu yapı ve benzeri hiçbir yapıdan destek almadığım için karşınızdayım. Bana göre, Koç ve Sabancı grubu dahil herkesin bunlara bir şekilde destek olduğunu, bunların bize, bizim ülkemizin milli değerlerine verdiği zarara bedel ödediğini hep beraber göreceğimizden hiç şüphem yok." 

17-25 ARALIK DÖNEMİNDE SUSMAMI İSTEDİLER

FETÖ’nün 17-25 Aralık’taki darbe girişiminin ardından yaşadıklarını anlatmaya karar verdiğini belirten Galip Öztürk; “Yaşadıklarını anlatacağımı söylediğim zaman Sızıntı Dergisi’nin o dönem başında bulunan Mehmet Ali Şengül'ün oğlu, Fetullah Gülen ve babasının selamıyla bana ziyarete geldi. Galip Bey sen bu dönemde konuşma. Önümüzde yeni bir dönem var. Önümüzdeki dönemin, yeni Türkiye'nin önemli iş adamlarından olmak istiyorsan bu sözlerimize itibar et." dediğini aktardı. Öztürk, FETÖ’nün o teklifini de reddettiğini ve reddin cezasını da iki yıl Gürcistan'da sürgünde kalarak çektiğini söyledi.

HÜSEYİN GÜLERCE O TARAFIN ADAMI

Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk, kendisinin FETÖ tarafından tehdit edildiği dönemde Zaman Gazetesi Yazarı Hüseyin Gülerce ile görüştüğünü açıkladı ve şu bilgileri verdi: “2011 sonları Hüseyin Gülerce'ye gittim. Polislerin baskısını anlattım. Bu söyledikleriniz çok vahim, biz bu noktaya gelmiş isek, o zaman yanlış işler yapıyoruz, araştırayım dedi. ‘Size döneceğim’ dedi. Talip Büyük ile birlikte Taksim'de bir otelde kahve ısmarlamak istedi. Ufak tefek sıkıntılar olmuş. ‘Sana baskı yapan, rapor veren bizim polisler değil’ dedi. ‘Yanlış olmasın hocam’ dedim. ‘Bu Tayyip Bey’in polisi’ dedi. Gülerce, o gün muktedir bir adam olarak konuşuyordu, bir tarafın adamı olarak konuşuyordu. Onu kimin gemisi kalkarsa ona binmeye çalışan yazar olarak görüyorum. Hüseyin Gülerce'nin, çok bilip çok konuşan ama bu örgüt, bu yapı hakkında hiçbir şey söylemeyen bir adam olduğunu düşünüyorum.”

FETÖ GÜRCİSTAN’DA DA TEHDİT ETTİ
İşadamı Galip Öztürk zorunlu olarak Gürcistan’da yaşadığı dönemde FETÖ’cü olduğunu öğrendiği Edirne Eski Milletvekili ile yaşadığı ilginç diyaloğu ise şöyle aktardı: “Gürcistan'a gittiğimde Edirne eski Milletvekili Ali Ayağ'ın oğlu Mehmet Ayağ ile tanıştım. Ali Ayağ, Özal döneminde Gülen hareketinin Balkanlardaki yapılanmasına öncülük ettiğini söyledi. Darbeden 70 gün öncesine kadar bu Mehmet Ayağ denilen şahıs 200-300 milyon dolar büyüklüğündeki şirketlerin en tepesindeki arkadaştı. Babası ve kayınpederi kızına bir doğum günü yapıyorlardı. Ali Bey şeker hastası, o doğum gününde biraz yemeği fazla yiyince şekeri çıkmış. Kayınpederi İsmail Türk, Meral Akşener'le birlikte hareket etmiş bir isim. Kendisiyle Akşener'in proje olduğunu, MHP'yi bölmeye yönelik bir girişim olduğu, uzak durması gerektiği şeklinde sohbet ediyorduk. Ali Ayağ, İsmail beyle sohbet ederken bana çıkışarak ‘sen çok paralel safsatası yapıyorsun. Yakında paralel ne onu görürsün. Bir de Akşener’in bu memleketin hangi makamına oturacağını yakında göreceksin’ dedi. ‘Yanlış anladın' deyince ‘hadi lan, paralel dediğin benim, halk o zaman' dedi.”

ÖZTÜRK’ÜN GÜRCİSTAN’DA ÖĞRENDİĞİ ZEKERİYA ÖZ SIRRI

Edirne Eski Milletvekili Ali Ayağ ile aralarında geçen bu diyalogun FETÖ’nün 15 Temmuz Askeri Darbe Girişimi’nden 15 gün önce yaşandığı bilgisini de veren Galip Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ali Ayağ’ın çok büyük bir tehlike olduğunu düşünerek oğlu Mehmet Ayağ’ı kendisine yakın 5 kişilik kadrosuyla o gece işten çıkararak ilişkimi kestim. Mehmet Ayağ, Gürcistan'ı terk etmedi. İsmail Türk bana aynen şunu dedi;  ‘Galip Bey, ama bildiğin gibi değil. Artık Türkiye Cumhuriyeti'nde farklı şeyler olacak, senin de buradaki mallarına el konacak’ diyordu.” İşadamı Galip Öztürk, FETÖ’cü olduğunu öğrendiği Mehmet Ayağ’ın, FETÖ’cü eski Savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara’nın Gürcistan’a kaçış sürecinde rol aldığı bilgisine ulaştığını da aktardı.

KOZA-İPEK’İ SATIN ALACAĞIZ

Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk; TBMM Araştırma Komisyonu’nda Koza- İpek Grubu’nu satın alma girişimleri hakkında da açıklamalarda bulundu ve şunları söyledi: “Fetullahçı Terör Örgütü’nün elinden alınan şirketlerin bir an evvel satılması gerektiğini düşünüyorum. Bu çerçevede biz Metro Holding olarak,  Koza-İpek Grubunu satın almak istiyoruz. FETÖ’cü işadamlarına ait olan ve teröre finans kaynağı yaratan şirketlerin başıboşluktan kurtarılması gerekiyor. TMSF tarafından el konulan şirketlerin milli ekonomiye kazandırılması lazım. Zira bunlar milli servettir. Biran evvel milli nitelikli iş adamlarına satılmalı ve geliri hazineye irat kaydedilmeli. Böylece ataletten kurtarılıp yeniden ekonominin içinde aktif olmalı. Biz de Metro Grubu olarak, Koza-İpek Grubu’na talibiz, satın almak için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Milli değerlerimize önem veren diğer işadamlarımız da bu istikamette çalışmalıdır.”

 

KAPSAMHABER



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211