Şalterin İndirilmesi Darbenin Seyrini Değiştirdi
Fetullahçı Terör Örgütü'nün darbe girişimi ile ilgili soruşturmalar derileşiyor. Soruşturmalar derinleştikçe Yeni bilgiler ortaya çıkıyor. Darbe gecesi İstanbul'da Korgeneral Mehmet Şanvendi'nin kızının düğününde bulunan Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal ve diğer üst düzey komutanlar, düğün salonunda kurdukları karargahta darbeciler tarafından derdest edilene kadar verdikleri emirlerle darbenin seyrini değiştirdiler.

15 Temmuz saat 19.06 sıralarında Ankara'daki Harekat Merkezi, Orgeneral Abidin Ünal'a, Genelkurmay Harekat Merkezi tarafından uçuşların kesildiği ve havadaki uçakların inmesini rapor etti. Uçuş yasağını duyan Ünal, Genelkurmay'ı aradı. Hulusi Akar'ın yaveri Levent Türkkan, 'Tamam görüştüreceğim sizi ama şu an müsait değil' diyerek oyaladı. Ünal, sorun olmadığını düşünerek Mehmet Şanver'in kızının Moda Deniz Kulübü'ndeki düğününe katıldı. Bu sırada Genelkurmay'ın “havadaki uçakların inmesi gerektiği" talimatı da yerine getirildi.

Darbe girişimi haberini düğündeyken alan Ünal, düğündeki havacı generalleri toplayarak karargah kurdu, ardından da Akıncı Hava Üssü Komutanı Tuğgeneral Hakan Evrim'i aradı. "Uçakların indirilmesi" talimatı verdiği Tuğgeneral Evrim'den, “Mecburum. Can güvenliğim yok" karşılığını alan Ünal, bunun üzerine, “Birinizin üssünden uçak kalkarsa Divan-ı Harplik olursunuz" dedi. Harekat Merkezi'nin emre itaat etmemesi üzerine devre dışı bırakılması kararlaştırıldı. YAŞ'ta korgeneralliğe terfi eden İsmail Güneykaya, o sırada mesaide olduğunu bildiği Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda görevli astsubayı aradı. Trafonun yerini tarif eden Güneykaya, Hava Harekat Merkezi'nin şalterinin indirilmesi talimatını verdi. Astsubay, “Niye yapayım?" diye sorunca devreye Abidin Ünal girdi. Ünal'ın, “Güneykaya komutanın bütün emirlerini yerine getir" talimatıyla astsubay şalteri indirdi.

Şalter inince, Harekat Merkezi felç oldu. Bilgisayarlar, radar ekranları kapandı, elektrikler gitti. Merkeze girişler elektronik kart okuyuculu olduğu için kapılar kilitlendi ve darbeci generaller dışarıya çıkamadı. Darbenin hava harekatını yönlendirecek komutanlar Harekat Merkezi'nde kapana kısıldı. Telefonlar da kesilirken, çalışan 2 telefon kaldı. Ankara'daki Hava Harekat Merkezi devre dışı bırakılınca komuta Eskişehir'e verildi. Ancak Eskişehir'deki darbeci generallerin de böyle bir duruma karşı hazırlıklı olduğu ortaya çıktı. Eskişehir'in Hava Harekat Merkezi Komutanı Tuğgeneral Recep Ünal'ın, akşam mesaiden ayrılırken nöbetçi subaylara, “Bir şey olursa bana haber verin, Albay İsmail Üner'e haber vermeyin" emri verdiği öğrenildi. Emir komuta Eskişehir'e verilince, üsse çağrılan da Tuğgeneral Ünal oldu. Ünal, bütün telefonlara kendisi baktı, darbe karşıtı bütün talepleri oyaladı. Bu arada nöbetçi subaylar, Eskişehir Harekat Merkezi Harekat Komutanı Albay İsmail Üner'i arayarak, “Komutanım bir acayiplik var, bilginiz olsun" bilgisini iletti. Hemen harekete geçen İsmail Üner, üsse gitti. Karşısında Üner'i gören Recep Ünal panikledi. Rahatsızlanan Recep Ünal, sık sık odadan ayrılmak zorunda kaldı. Gelen telefonlara o ana kadar Recep Ünal cevap verirken, bir ara Ünal odada yokken telefon çalınca İsmail Üner açtı. Korgeneral Mehmet Şanverdi, emir komutanın Eskişehir'de olduğu, kalkışmaya kalkanlarla ilgili gerekli işlemlerin yapılması talimatını verdi.

Şanverdi'nin talimatının ardından Eskişehir Harekat Merkezi darbecilere karşı operasyon başlattı. Eskişehir'in emriyle pistlerin ışıkları karartıldı. Darbeciler inecek pist bulamaz hale getirildi. Darbeci uçakların kalkışları da pistlere araçların çekilmesiyle engellendi. Ankara'da darbecilerin elindeki Hava Harekat Merkezi'nin işlevsiz hale getirilmesi, Ana Jet Üs ve diğer meydanlardan uçak kalkışlarının önlenmesi, tüm yetkilerin Eskişehir'e devredilmesiyle birlikte darbenin hava gücü tamamen devre dışı bırakıldı. Darbeciler ise sabaha karşı teslim bayrağını çekmek zorunda kaldı. Darbecilerin kontrolünde kalkan en son uçak da saat 08.00'de indirilerek darbeci hava unsuru kalmadı.

Pistlerin karartılması ve araçlar çekilerek devre dışı bırakılmasının darbe girişiminin bastırılmasında büyük etkisi oldu. Kayseri'den kalkan 7 nakliye uçağı, Ankara'ya götürmek üzere alacağı 550 komando için Çardak'a gitti. Ancak Çardak pisti karartıldığı için üsse inemedi. Böyle olunca Kayseri Üssü Herakat Komutanı Albay Erhan Baltacıoğlu uçakların Kayseri'ye dönmesini istedi. Bu durumdan ve Albay Baltacıoğlu'ndan şüphelenen Eskişehir Harekat Merkezi Harekat Komutanı İsmail Üner, 7 uçağın emir komuta altına alınması suretiyle uçakları Malatya'ya indirdi. 7 nakliye uçağı Malatya pistini kapatınca burada havalanmaya hazır dört adet F-4 uçağı da havalanamadı. Yine Malatya Üssü'nden nakliye uçaklarının yeniden kalkışı da engellendi. Pisti karartılan hava meydanları arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı taşıyan ATA'nın Atatürk Havalimanı'na gitmek üzere havalandığı Dalaman pisti de yer aldı. Dalaman pisti, Erdoğan'ı taşıyacak uçak kalkıncaya kadar bir başka uçağın inmemesi için karartıldı. Pist, üzerine araçlar çekilmek suretiyle kullanılamaz hale getirildi. Meydan Komutanı Albay Murat Çol, darbeci uçakların inişine izin vermediği gibi, Tümgeneral İdris Aksoy ve beraberindeki darbeci komutanların iki F-16'nın kalkışı için “pisti aç" baskısına rağmen kalkışlara izin vermedi. Yine 15 Temmuz gecesi boyunca Diyarbakır'dan Özel Kuvvetler'in uçak talebi karşılanmadı.

Kaynak: İHA



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211