4 Bakan'ın Meclisteki zor anları...
  

Akşener, konuşmaların ardından soruşturma komisyonu kurulup kurulmaması konusunda oylamaya geçti. TBMM'de gizli oylama sonucu 4 eski bakan hakkında soruşturma komisyonu kurulmasına karar verildi.


Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nun 84. birleşimi saat 14.00'te yoklama yapılmaksızın müşahede ile açıldı. Birleşimi Meclis Başkanvekili
 Meral Akşener yönetti. TBMM Genel Kurulu'nda, yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında eski bakanlar Zafer Çağlayan,Egemen Bağış, Muammer Güler ve Erdoğan Bayraktar hakkında hazırlanan fezlekelerle ilgili Meclis Soruşturma Komisyonu kurulup kurulmamasıyla ilgili önergeler görüşüldü. Haklarında görüşme yapılacak eski bakanlar da TBMM'ye geldi. Bazı bakanlar ise Meclis Genel Kurulu'nda hazır bulundu.

4 eski Bakan'dan Zafer Çağlayan, Egemen Bağış ve Muammer Güler Meclis'te konuşma yaparak kendilerini savunurken, Erdoğan Bayraktar konuşmama kararı aldı. TBMM Genel Kurulu'nda, dört eski bakanla ilgili Ak Parti milletvekillerinin verdiği soruşturma önergesi üzerinde görüşmeler tamamlanarak gizli oylamaya geçildi. Gizli oylama sonrasında 4 eski bakan hakkında soruşturma komisyonu kurulmasına karar verildi.

4 ESKİ BAKAN'DAN 3'Ü SÖZ ALDI

Meclis'te ilk sırasıyla Zafer Çağlayan, Egemen Bağış ve Muammer Güler söz aldı. Erdoğan Bayraktar ise konuşmama kararı aldı.

ZAFER ÇAĞLAYAN'IN KONUŞMASI

Meral Akşener, hakkında soruşturma açılması istenen 4 bakan içinden ilk sözü eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'a verdi. Kürsüye gelen Çağlayan şöyle konuştu:

Türkiye'nin ihracatına katkısı olan ve olacak olan tüm işadamlarının emrine kendimi amade ettim. Etmeye de devam edeceğim. Bu suç ise bu suçu 20 yıldır işlediğimi kabul ediyorum. Yaklaşık 5 aydır aile boyu bu sıkıntıyı yaşıyoruz. İtibarsızlaştırma ile karşı karşıyayız. Yargısız infazlarla ile karşı karşıyayız. Büyük bir yalan, iftira ile karşı karşıyayız. Bunlar beni yaralıyor. Ama yine de bu ülke için canımız feda olsun.

"BAHSİ GEÇEN SAAT ŞAHSIM TARAFINDAN ALINMIŞ MAL BEYANIMA DA GİRMİŞTİR"

Saat iddialarına da yanıt veren Çağlayan, "Bahsi geçen saatin şahsım tarafından alındığını bedelini tarafımca alındığını söylemiştim. Ancak bu konuda bazıları yargısız infaz yaparak şahsımla ilgili yakışmayan ifadeler kullandı. Saat şahsım tarafından alınmış mal beyanıma da girmiştir" diye konuştu.

"GEÇİN BUNLARI BU İŞTEN SİZE EKMEK ÇIKMAZ"

Umre ziyaretine ilişkin iddialara yanıt veren Çağlayan, "Rıza Sarraf'ın uçağı ile gittiğim konusuna gelince, siz insanların suçlu olup olmadığını nereden biliyorsunuz? Operasyon yapılırken siz de orada mıydınız? Ben en azından bilmiyorum. Söz konusu ziyaretimi bir acente tarafından gerçekleştirdim. Bedelinin de tarafımca ödendiğini belgelerle gösteriyorum. Bu bir itibarsızlaştırma operasyonudur. Umre konusunun bu iddialar arasında yer almasının sebebi, bize inana güvenen aziz Türk milletini dini ve muhafazakar duygularını istismar etmek içindir. Geçin bunları bu işten size ekmek çıkmaz" açıklamasında bulundu.

"HERHANGİ BİR İDARİ SORUŞTURMAYA ENGEL OLMAMIŞIM"

Gana'dan gelen bir uçakta bulunan altınla ilgili iddialara da yanıt veren Çağlayan, "Gana'dan gelen bir uçakta bulunan altınla ilgili, gümrük idaresine gerekli belgeleri sunamadığı için bu durum, gümrük idaresince, tutanağa bağlanmıştır. Daha sonra eksik belgeler tamamlanmış, uçak Dubai'ye gitmiştir. İnsaf ve vicdan sahibi insanlara şunu belirtmek istiyorum ki, konuyla ilgili gerek gümrük gerek savcılıkta yapılan soruşturmalarda adım geçmezken, söz konusu iddia ile adımın ilişkilendirilmiş olmasıdır. Herhangi bir idari soruşturmaya engel olmamışım. Ortada bir liralık vergi kaçağı söz konusu değildir. Zira altın ithali, gümrük vergisi ve KDV'ye tabi değildir. Kaldı ki bu teşebbüsü yapanların benimle ilgisi yoktur" diye konuştu.

"ORTADA TİPİK BİR YARGISIZ İNFAZ SÖZ KONUSUDUR"

Çağlayan, "Geliyorum diğer bir yalana, Rıza Sarraf'ın İran'a yapmış olduğu ihracatlarda, Halkbank'ın komisyon oranlarının düşürülmesi ve ihracat yapılmasına kolaylık sağlandığı iddiasıdır. Ortada tipik bir yargısız infaz söz konusudur" dedi. 

EGEMEN BAĞIŞ KONUŞTU

Eski AB bakanı Bağış hakkındaki iddiaları için şunları söyledi:

Tehditle şantajla bizi susturamayanlar 17 ve 25 Aralık darbe girişimleriyle hakkımızda siyasi darağaçları kurmaya kalktı. Bu iddiaların gündeme gelmesinin ardından alnımızın ak başımızın dik olduğunu söyledik. Aradan geçen süreçte herkes konuştu biz sustuk. Artık susmayacağız yutkunmayacağız. Bize bu kumpası kuranlara karşı mücadelemizi milletimizle sürdüreceğiz. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak. Bu kardeşiniz başörtüsü ile ilgili bir soruya ‘millet neyse vekili de o olmalı’ dediği için yargılandı. Ne garip bir çelişkidir ki dün bize irticacı damgasını yapıştırmak isteyenler bir kaset üzerinden bizim dini inancımızla sorgulamak istediler. 20 yıllık arkadaşımla yaptığım telefon görüşmeyi arşivden çıkarıp montajladılar ve benim imanımı sorgulamak istediler. O gün açıkladım bugün bir kez daha açıklıyorum o kayıt aleni bir montajdır.

BAYRAKTAR KONUŞMAMA KARARI ALDI

Eski bakan Erdoğan Bayraktar Meclis kürsüsünden hakkındaki iddialarla ilgili konuşma kararı aldığını açıkladı.

MUAMMER GÜLER KONUŞTU

Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler Egemen Bağış'tan sonra söz aldı. Güler şöyle konuştu:

Muammer Güler, "Bu soruşturmada bir bakan şüpheli olarak addedilmiş hakkında 8,5 ay soruşturma yapılmıştır. Bir bakan şüpheli olarak addedilemez. Bir bakan hakkında cumhuriyet savcısı, soruşturma yapmaya yetkili değildir. Benim veremeyeceğim hiçbir hesap yoktur. Bu soruşturma, başlangıcından operasyona kadar maddi delillerden çok itibarsızlaştırmaya yönelik bir soruşturmadır. Önceden kurgulan bir senaryonun sahneye konulmasından ibarettir. Şahsımla ve hükümetimizle ilgili olumsuz bir algı yaratmaktır" dedi.

"SORUŞTURMANIN BELLİ BİR SÜRE BEKLENEREK YAPILMASI DA MANİDARDIR"

Operasyonun gizli olmadığını planlanarak yapıldığını ileri süren Güler, "Operasyondan önce bütün gizlilik kuralları çiğnenerek bazı basın kuruluşlarına servis yapılmıştır. Tüm dosya bilgileri sızdırılarak evrensel nitelikteki masumiyet karinesi, yok sayılmıştır. Bu operasyon gizli değil. Soruşturmanın belli bir süre beklenerek yapılması da manidardır" diye konuştu.

"İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCISININ HABERİ YOKTUR"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısının bakanlarla ilgili iddialardan haberinin olmadığını ileri süren Güler, "Bakanların şüpheli olarak addedildiklerinden İstanbul Cumhuriyet Başsavcısının haberi yoktur. EGM operasyon yönetmeliğine de burada uyulmamıştır" dedi.

"OĞLUMUN VE DİĞER ŞÜPHELİLERİN İFADESİ DAHİ ALINMADAN 309 SAYFALIK BİR DOSYA HAZIRLANIYOR"

Konuya ilişkin ifade alınmadan 309 sayfalık bir dosyanın hazırlandığını söyleyerek bu durumu eleştirdiğini belirten Güler, "Oğlumun ve diğer şüphelilerin ifadesi dahi alınmadan mali şube müdürü görevden ayrılanlar soruşturmadan 1 gün sonra tam 309 sayfalık bir dosya hazırlanıyor ve imzalatılmak isteniyor. Bu operasyonu yapanlar kendilerini hakim ve hatta TBMM'nin yerine koyarak kesin bir biçimde suç nitelemesi yapmışlardır" açıklamasında bulundu.

"TBMM'NİN YAPABİLECEĞİ İŞLEMLER ADLİ KOLLUK KUVVETLERİ TARAFINDAN YAPILMIŞTIR"

TBMM soruşturma komisyonun yapabileceği işlemleri adli kolluk kuvvetlerinin yaptığını söyleyen Güler, "Ancak TBMM soruşturma komisyonun yapabileceği işlemler adli kolluk kuvvetleri tarafından yapılmıştır. Ön yargı ile yapıldığını açık bir kanıtıdır" dedi.

"17 ARALIK'TA OĞLUMLA YAPTIĞIM İDDİA EDİLEN TELEFON GÖRÜŞMESİ"

Telefon görüşmelerine de değinen Güler, "17 Aralık'ta oğlumla yaptığım iddia edilen telefon görüşmesi, maalesef konuşma yaptığım telefon ile arama sırasında orada bulunan avukatın konuşmaları yok. Bu çok hazin bir şeydir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ile kendi telefonumdan ve sayın Çolakkadı'nın cep telefonundan yaptığım konuşma dahi basına sızdırılmıştır. Hangi yetki ilke dinlenip basına sızdırılıyor. Ben hukuken elde edilmiş olmasına değil içeriğine bakarım demek hukuku katletmektir. Gayri meşru dinlemelere meşruiyet kazandırmaktır" diye konuştu.

"BİR BAKAN ŞÜPHELİ OLARAK ADDEDİLMİŞ HAKKINDA 8,5 AY SORUŞTURMA YAPILMIŞTIR"

Veremeyeceği hiç bir hesabın olmadığını söyleyen Güler, "Bu soruşturmada bir bakan şüpheli olarak addedilmiş hakkında 8,5 ay soruşturma yapılmıştır. Bir bakan şüpheli olarak addedilemez. Bir bakan hakkında cumhuriyet savcısı, soruşturma yapmaya yetkili değildir. Benim veremeyeceğim hiçbir hesap yoktur. Komisyon kurulacak" ifadelerine yer verdi.

4 ESKİ BAKAN'LA İLGİLİ KARAR VERİLDİ

Akşener, konuşmaların ardından soruşturma komisyonu kurulup kurulmaması konusunda oylamaya geçti. Gizli oylama sonucu 4 eski bakan hakkında soruşturma komisyonu kurulmasına karar verildi.

453 milletvekilinin oyu ile 4 bakan hakkında soruşturma komisyonu kurulmasına karar verildi. Sadece 9 milletvekili red oyu kullandı. İktidar partisi Ak Parti, böylece kendi eski 4 bakanı hakkında soruşturma açılmasını istemiş oldu. Komisyon, 15 milletvekilinden oluşacak. Komisyon oluşturulduktan sonra iki ay süreyle görev yapacak. Komisyonun hazırlayacağı rapora göre, bakanlar ya aklanacak ya da Yüce Divan'a sevkedilecek.

SAVUNMA YAPTI, ÖZÜR DİLEDİ VE AĞLADI

17 Aralık sürecinde adı bazı iddialara karışan Çevre ve Şehircilik eski bakanı Erdoğan Bayraktar, Ak Parti'nin kahvaltılı toplantısında göz yaşlarını tutamadı.

TBMM Genel Kurulu’ndan önce, Ak Parti grubuna kendilerini savunan eski bakanlardan Erdoğan Bayraktar önce kendini savundu. İddialarla bir ilgisi olmadığını dile getiren Bayraktar, karalama kampanyalarına karşı “veremeyeceğim hesabım yok” dedi. Edinilen bilgilere göre; adının karıştığı dosya hakkında takipsizlik kararı verildiğini de anımsatan Bayraktar, “Zor durumdayım, zor günler geçiriyorum” derken iddialar yüzünden Meclis’e gelemediğini, çalışmalara katılamadığını vurguladı ve “gece gündüz ağlıyorum” dedi. Yerel seçimler öncesi adının karıştığı yolsuzluk iddialarına ilişkin herkesten “özür dileyen” Bayraktar milletvekillerinin kendisini affetmesini de istedi. Seçim bölgesinden destek gördüğünü de anlatan Bayraktar, istifa sürecinden de bahsetti. Erdoğan Bayraktar konuşurken zorlandığı ve konuşmasını bitirdikten sonra ise gözyaşlarına hakim olmadığı kaydedildi.

MECLİS KÜRSÜSÜNE POŞULU ÇIKTI

1 Mayıs'ta yaşananlarla ilgili söz alan CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, Meclis Genel Kurulu kürsüsüne poşulu olarak çıktı. Daha önce Cihan Kırmızıgül'ün bu poşu sebebiyle yargılandığını hatırlatan Çelebi, polisin ve iktidarın bunu şimdi başka gençler üzerinde de uygulamaya çalıştığını savundu. 1 Mayıs'ta yapılanlar ile gözaltına alınanlara uygulananları eleştiren Çelebi, "1 Mayıs'ta gençler üzerinde, gençleri teşhir etmek amacıyla zorla poşu takmaya çalışan polisin ve iktidarın uygulamalarını protesto etmek için bu poşuyu taktım." dedi.

MECLİS TV TARTIŞMASI

Genel Kurul'da hükümet sıralarında Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Avrupa Birliği Bakanı (AB) Mevlüt Çavuşoğlu ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz hazır bulunuyor. Ayrıca Meclis Genel Kurulu'na eski İçişleri Bakanlarından Muammer Güler de geldi. Gündem dışı ilk sözü, 1 Mayıs'ta yaşanan olaylar hakkında CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan aldı.

Konuşma sonrası CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ile MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve BDP'den İdris Baluken, görüşmelerin Meclis TV'den verilmemesini eleştirdi. Meclis Başkanlığına konuya ilişkin başvuru yaptıklarını belirten grup başkanvekilleri, Başkan Cemil Çiçek'in belirlenen yayınların dışına çıkılamayacağını belirttiğini aktardı. Görüşmelerin halktan kaçırıldığını vurgulayan grup başkanvekilleri, görüşmelerin ertelenmesini istedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise, Genel Kurul görüşmelerinin şu an canlı yayından izlenebildiğini kaydetti. Konuyu halktan kaçırmalarının söz konusu olmadığını savundu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, bunun üzerine, "Madem halktan kaçırılmıyor o zaman yarın görüşmeleri yapalım." diye teklif etti. Meclis Başkanvekili Meral Akşener, internet yayını konusunun takipçisi olacağını ifade etti.

SABAH KAHVALTILI TOPLANTI

AK Partili 4 eski bakan, haklarındaki soruşturma önergelerinin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri öncesi, Ak Parti Genel Merkezi'ndeki toplantıda ilk savunmalarını yaptı. Toplantıda milletvekillerinden gelen "Soruşturma işinde geç kalındı. Biz 4 aydır dayak yiyoruz" isyanı üzerine söz alarak haklarındaki suçlamalara ilişkin 15 dakika boyunca açıklama yapan eski bakanların savunmalarındaki ortak nokta "iftira ve kumpasla" karşı karşıya oldukları iddiası oldu.

Paralel yapı ve Yahudi lobisi başta olmak üzere küresel güçlerin işin içinde olduğunu savunan bakanlar, milletvekillerinden "Size yaşattığımız sıkıntıdan dolayı özür dileriz" diyerek af dilerken, "Biz başınızı öne eğecek birşey yapmadık. Vereceğiniz her karara da saygılıyız" diye konuştular.  



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211