Yargıtay Başkanı Ali Alkan, AK Parti'nin Yüksek Yargı'yı tek çatı altında toplama önerisine karşı çıkarken "AB sürecinde gerçekleştirilen kazanımlardan geriye gidiş olmaz" dedi.

AK Parti’nin Başkanlık Sistemi’ne uygun yargı modeli arayışına Yüksek Yargı’dan ilk tepki geldi. Yargıtay Başkanı Ali Alkan, düşünülen düzenlemelerin yargı bağımsızlığından geriye gidiş olabileceği uyarısı yaptı. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaları ve evrensel kriterleri hatırlatan Alkan, 12 Eylül 2010 referandumuyla yargıda yapılan değişikliklere dokunulmamasını da istedi.

Başkanlık Sistemi’nde ısrarcı olan AK Parti, Yüksek Yargı’yı ‘tek çatı’ altında toplamayı öngören anayasa değişiklik önerisini Meclis’teki komisyona sunmuştu. Öneriye göre askeri yargı kaldırılırken Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay ‘Yüksek Mahkeme’ çatısı altında toplanıyor.

Muhalefet ve Barolar Birliği’nin tepki gösterdiği düzenlemeye bir itiraz da Yargıtay’dan geldi. Yargıtay Başkanı Ali Alkan, AK Parti’nin anayasa değişikliği teklifi üzerine görüşlerini Radikal’e açıkladı. Konumu gereği polemikten uzak durma isteğine vurgu yapan Alkan, ileri demokrasilere sahip Avrupa Birliği ülkeleri normlarını hatırlattı. Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığından geriye gidişin kabullenilemeyeceğini vurgulayan Alkan şunları söyledi:

“Devletin yargı bağımsızlığını sağlaması için öngörülen ilkelere anayasa veya kanunda yer verilmesini öngören ‘Birleşmiş Milletler Yargı Bağımsızlığının Temel İlkeleri’, yargı kurullarının yapısına ilişkin somut düzenlemeleri öngören ve Avrupa Konseyi bünyesinde yapılandırılmış bulunan ‘Avrupa Hâkimler Danışma Konseyi’nin 10/2007 Sayılı görüşü’, ‘Venedik Komisyonu’nun 2007 tarihli Adli Atamalar Raporu’ ve Avrupa Birliği sürecinde gerçekleştirilen kazanımlardan geriye gidişi doğuracak tasarruflarda bulunulmamalıdır.”

Yargıtay Başkanı Alkan’ın referans gösterdiği uluslararası kriterlerin, AK Parti’nin teklifinde yer alan üç değişiklikle çeliştiği belirtiliyor.

1) AK Parti’nin önerisine göre Temyiz Mahkemesi’ne soruşturma yetkisi Adalet Bakanı’nın iznine bağlanıyor. Soruşturmayı da Adalet Bakanlığı müfettişi yapıyor. Yargıtay, bu düzenlemeye karşı çıkıyor.

2) AK Parti, Yüksek Yargı ve HSYK atamalarında muhtemel başkan ile TBMM’nin daha etkin olmasını istiyor. Yargıtay ise atamalarda siyasetten çok yargı mensuplarının söz sahibi olmasından yana.

3) Yüksek Yargı’da görev süresinin sınırlandırılmak istenmesi, itiraz edilen diğer bir değişiklik talebi.

Yargıtay: Referandum Değişiklikleri Korunmalı

Yargıtay Başkanı Ali Alkan, 2010 yılındaki referandumla yargıda yapılan değişikliğin korunması mesajını da verdi. Düzenlemelerin bağımsız ve tarafsız yargı için önemli olduğunu savunan Alkan, değişikliğin ardından iş yükünün azalması, biriken dosyaların erimesi gibi kronikleşen sorunlara çözüm üretildiğini belirtti. Yargıtay Başkanı Ali Alkan, sözlerine şöyle devam etti:

‘Yargıya süre verin’

“Gelinen bu noktada 2010 yılında anayasamızda yargı teşkilatı ile ilgili yapılan ve referandumda da milli iradece teyit edilen değişikliklerin ihtiyaca cevap verdiğini düşünüyorum. Yeni bir değişiklikte zorunluluk bulunduğunu iddia edebilmek için yargıya ve topluma yeterli bir sürenin tanınması gerektiği kanaatindeyim. Yargısal alandaki değişikliklerden bu kadar kısa sürelerde sonuç beklemek yargıya, yargı mensuplarına ve topluma karşı haksızlık olacaktır.”

HSYK üyelerini yargı seçsin

12 Eylül 2010’da yapılan referandumla belki de en köklü değişim HSYK’nın yapısında gerçekleştirilmişti. AK Parti, HSYK’nın yapısı ve seçim yöntemini değiştirmek istiyor. Buna göre HSYK üçe bölünüyor. ‘Hâkimler ve Savcılar’ ayrılıyor. Mevcut HSYK’nın 22 üyesinin 15’i yargı tarafından seçilmişti. AK Parti bu sayıyı 6’ya indirmeyi, kalan 16 üyenin başkan ve TBMM tarafından seçilmesini istiyor. AK Parti’nin önerisinde HSYK üyelerinin bir defalığına seçilmesi de var. Yargıtay Başkanı Ali Alkan, HSYK seçim sisteminin korunmasından, yani üyelerin ağırlıklı olarak yargı tarafından belirlenmesinden yana.

Ülkenin önceliği yeni anayasa

1982 Anayasası’nın değişime açık, güçlü insan potansiyeli olan Türk demokrasisine dar geldiğine dikkat çeken Alkan, yeni anayasa çalışmalarına destek verdi. Alkan “Türkiye’nin birinci önceliği yeni bir anayasadır. Yeni anayasa mutlaka toplumsal katılımı, uzlaşmayı esas almalıdır. Yeni anayasa, ‘Devlet iktidarını hukukla sınırlandırma, hak ve özgürlükleri güvence altına alma’ biçimindeki anayasacılığın özüne uygun ilkeler gözetilerek yapılmalı ve egemenliğin kullanılış biçimi, erkler ayrılığı, yargı denetimi, yargı bağımsızlığı, yargıç teminatı gibi konular bu öz çerçevesinde düzenlenmelidir” dedi.

Radikal



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211