Acılı ev ahalisini dayaktan geçirenlere ilk defa rastlıyorum
 Bügün gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak köşesinde Başbakan Erdoğan ve danışmanının vatantaşı tartaklarken görüntülenmesini 'taziyeye gidip de, acılı ev ahalisini dayaktan geçiren insanlara ilk defa rastlıyorum. Saygı da kalmamış' diye eleştirdi.

İŞTE NAZLI ILICAK'IN BUGÜNKÜ YAZISININ İLGİLİ KISMI...

Birkaç nokta
 
Soma'da infial uyandıran birkaç nokta:

*İş sahibinin 2 gün ortalarda görünmemesi.

*Kaç kişinin maden ocağına girdiği, dolayısıyla risk atında olduğunun bir türlü bilinmemesi; (Soma'da spekülatif rakamlar havada uçuşurken, tam bir dezorganizasyon görüntüsü verildi.)

*Başbakan'ın "Bu işin fıtratında var" diye psikolojik faktörleri dikkate almadan konuşması.

*AK Parti'ye yakın siyasetçilerin ve yazarların her nevi eleştiri ya da protestoyu"provokasyon ve kara propaganda" diye değerlendirmeleri, hatta "sabotaj"dan söz etmeleri...

*Ve tabii meşhur tekme tokat hadisesi.

Siyaset yapmayalım
 
Bir yanlışa işaret ediyorsunuz ya da her çağdaş ülkede olduğu gibi hükümetin sorumluluğunun altını çiziyorsunuz. Twitter'dan hemen tepki gösteriyorlar. Kim olduğu malum çevreler, "Siyaset yapma dua et" diyor.

Bir kere dua etmek, sorumluları araştırmaya mani bir hal değil. Üstelik her talep siyaset yapmaktır. Sözgelimi, hava kirliliğinden şikâyet edersiniz, çocuk haklarını dile getirirsiniz,"çevre kirlenmesin" dersiniz... Bunların hepsi, siyasetçiye yönelik çağrılardır. Her sorun, siyasetçiye uzanır; siyasi mekanizmaları harekete geçirir. Acıları haykırmak da, haksızlıktan, hukuksuzluktan yakınmak da siyasettir.

Susup oturacak mısınız? Zülfüyâre dokunmayınca mı makbul vatandaş olacaksınız?

"Siyaset yapma dua et."

"Bizler gibi biat et" de diyebilirlerdi.

Bir sorum olacak: Tayyip Erdoğan'ın 19'uncu ve 20'nci asırdan örnekler vererek, "Kaza bu işin fıtratında var" demek suretiyle hükümetin hiçbir sorumluluğu olmadığı mesajını topluma aktarması, siyaset yapmak olmuyor mu?

Tokat
 
Bir cep telefonundan çekilen önden görüntü, Erdoğan'ın madenci yakını bir genci tokatladığını, sonra da korumaların o gence hücum ettiğini açıkça gösteriyor. Zaten o genç de, biraz sinmiş bir vaziyette, Başbakan'ın kendisine tokat attığını itiraf etti.

Görüntülerde, Başbakan, mavi gömlekli gencin ensesinden tutup, kendine çekiyor ve"Buraya gel" diye bağırıyor; bir tokadın indiğini görüyoruz. Daha sonra işi korumalar bitiriyor; Başbakan'ın gözünün önünde. Üstelik bir kadın, "Fotoğraf çekmeyeceksiniz"diye feryat ediyor. Belli ki, saklanacak bir durum var ortada. Ne hikmetse, o saatlerde marketin güvenlik kameraları da çalışmıyormuş!!!

Hüseyin Çelik, tokadı inkâr etti. Bir de Bülent Arınç'a sorsak. Zira Çelik orada yoktu. Başbakan ne dediyse onu tekrarlıyor. Bülent Arınç dürüst adamdır. Bakalım neler görmüş?

Tekme
 
Başbakan'ın danışmanı Yusuf Yerkel, bir gence tekme atarken görüntülendi. Zeytinyağı gibi suyun üzerine çıkıyor. "O genç bana saldırdı, 7 günlük rapor aldım" diyor. Oysa fotoğrafta 2 güvenlik görevlisi gencin üzerine çullanmış, genç savunmasız bir haldeyken Yerkel ona tekme atıyor.

Bir de doktordan rapor almış... Herhalde tekme atarken ayacığı incinmiştir!!! Rapor, buna dairdir. Acaba hangi hastane ve hangi doktor bu raporu verdi? Taziyeye gidip de, acılı ev ahalisini dayaktan geçiren insanlara ilk defa rastlıyorum. Saygı da kalmamış.

NAZLI ILICAK'IN YAZISININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ...



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211