AGD Azerbaycan Basın Açıklaması
 

Değerli Basın Mensupları,

Komşumuz Azerbaycan’da 2010 yılından bu zamana insan hak ve özgürlükleri noktasında sıkıntılar yaşanmaktadır. Ülkemizde yaşanan ve insanımıza hiçbir faydası dokunmayan 28 Şubat sürecinin bir benzerinin Azerbaycan’da yaşanmakta oluşu esef vericidir.

Nerede olursa olsun özgür ve hak sahibi olarak doğan insanların özgür ve hak sahibi olarak yaşamlarının önündeki her türlü engeli reddetmek insan olmanın bir gereğidir. Biz hangi inanç ve düşünceden olursa olsun her insanın düşünce, fikir ve ibadet özgürlüğünün kutsallığına inanıyoruz.  İnsanlar başkaları üzerinde şiddete başvurmaksızın ve dayatma yapmaksızın inandığı değerleri öğrenebilmeli, bu değerler etrafında örgütlenebilmeli, bu değerleri kendi çocuklarına öğretebilmeli ve en önemlisi de inandığı değerleri yaşayabilmelidir. Bir toplumda inanç ve düşünce hürriyetinin olması insanların inandıkları değerleri yaşamasıyla mümkündür. İnsanların varlığını hedef almayan, şiddet içermeyen, dayatma olmayan bir inancın yaşanmasına engel olmak zulümdür, haksızlıktır, insan hak ve hürriyetlerini gasp etmedir.

Bir Müslüman mükellef olduğu dönemden itibaren inancının gereğine uygun olarak örtünmek ister. Bu örtünmenin nerede nasıl olacağı inancımızın temel referansı olan Kur’an-ı Kerim’de mevcuttur. Her Müslüman’ın bu hakkın kullanılmasını talep etmesi en doğal hakkıdır. Bu hakkın halkının neredeyse tamamı Müslüman olan Azerbaycan’da kısıtlanmasının hiç bir gerekçesi olamaz. Hele hele Azerbaycan’da misafir olan başörtülü öğrencilerin öğrenimlerine son verilmesinin, okuldan atılmasının, tutuklanmasının ya da sınır dışı edilmesinin izah edilir bir yanı yoktur.

Azerbaycan Hükümetinin görevi halkın haklı taleplerini ve ihtiyaçlarını yerine getirmektir. Bu konuda yapılacak çalışmalar ya da atılan adımlar hak sahiplerine karşı bir lütuf değil bilakis yönetici olmanın bir zorunluluğudur. Bu böyleyken hak ve ihtiyaçları giderme yerine kanunsuz bir şekilde en temel hakların bile yasaklanması kabul edilemez.

Azerbaycan ‘da ortaöğretimde uygulanan bu kanunsuz yasağın üniversitelere sıçramış olması ve Azerbaycan Vatandaşı olmayan öğrenciler üzerinde bile uygulanması insan hak ve özgürlüklerine yönelik ihlallerin ne düzeyde olduğunun bir göstergesidir. Aynı şekilde Azerbaycan’da birçok caminin hiçbir gerekçe gösterilmeden ibadete kapatılmış olması da ayrı bir zulümdür. Azerbaycan Hükümeti’nin dayatmacı resmi din anlayışına uymayan topluluklar üzerindeki baskısı da devam etmektedir.

Azerbaycan’daki bu ihlallerin Azerbaycan Hükümetinin terör devleti İsrail ile yakınlaşmasından sonra ortaya çıkması da manidardır. Azerbaycan Hükümeti ırkçı emperyalizmin taşeronu olan her ceberut yönetim gibi halkını baskı altına alırken ülkenin zenginliklerini ve jeopolitiğini ırkçı emperyalizmin hizmetine sunarak halka rağmen dış destekle iktidarını yürütmenin derdinde bir görüntü çizmektedir

Değerli Basın Mensupları,

Bizler Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak dünyanın her yerindeki zulüm ve haksızlıkların karşısındayız. Hangi inanç ve düşünceden olursa olsun her insanın temel ve hak hürriyetlerden istifade etmesinin yanındayız. Bu anlayışla Azerbaycan’da yaşanan bu zulmü ve baskıyı kınıyoruz.  İslam ülkelerindeki tüm insan hakları derneklerini ve erdemli sivil toplum organizasyonlarını Azerbaycan Hükümetini ve Elçiliklerini uyarmaya davet ediyoruz. Hiçbir ülkenin, hükümetin ve otoritenin temel insan haklarını gasp etme yetkisi yoktur. Başörtüsü yasağı, mabet kapatma yasağı despot yönetimlerin ilkelliğinin bir göstergesidir. Azerbaycan Hükümeti halkına ve misafir öğrencilere zulmetmekten biran evvel vazgeçmelidir.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211