Ahmet Hakan’dan Çarpıcı Bahçeli Mektubu
Hürrüyet Gazetesi yazarlarından Ahmet Hakan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye açık mektup gönderdi. Ahmet Hakan, 1 Kasım seçimlerinde MHP'nin oylarındaki düşüş sebebiyle ortaya çıkan 'Genel Başkanlık' taleplerini değerlendirdi.

Ahmet Hakan: Bahçeli'ye 'Bir siyasi parti lideri, partisinin söylemlerinde hiçbir değişikliğe gitmediği halde nasıl olur da 146 günde partisinin oylarını dört puan düşürebilir?' diye sorarak belkide bir çok ülkücünün sormak isteyipte soramadığı düşüncelere tercuman oldu.

Ahmet Hakan'ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye açık mektubu şöyle:

SAYIN Devlet Bahçeli…

Demişsiniz ki…
BOP’a evet deseydim, küresel ablukaya ses çıkarmasaydım benden iyisi olmazdı.
Harama göz yumsam, hıyanete göz kırpsaydım baş tacı edilirdim.
Çözülme dediklerinde “Durmayın, daha da çözün” deseydim el üstünde tutulurdum.
*
Sayın Bahçeli…
Lütfen konuyu çarpıtmayalım.
Kimse sizi BOP’a hayır dediğiniz için eleştirmiyor.
Kimse sizi küresel ablukaya ses çıkardığınız için eleştirmiyor.
Kimse size “Harama göz yumsaydın bunlar başına gelmezdi” diyerek eleştirmiyor.
Kimse size “Sen neden hıyanete göz yummadın ki?” diye eleştirmiyor.
*
Size söylenenler şunlar:
Bir siyasi parti lideri, partisinin söylemlerinde hiçbir değişikliğe gitmediği halde nasıl olur da 146 günde partisinin
oylarını dört puan düşürebilir?
Bir siyasi parti lideri, 146 gün içinde partisine bu denli büyük hezimeti yaşattığı halde nasıl olur da sorumluluğu
üstlenip gereğini yapmaz?

Bir siyasi parti lideri, tamamen kişisel taktik ve stratejileriyle 146 gün içinde partisini baraj sınırına getirdiği halde
neden en küçük bir özeleştiride bulunmaz?
*
Demokrasilerde kural bellidir Sayın Bahçeli: Başaramayan gider, başaran gelir.
Eğer partinizi, davanızı, ilkelerinizi düşünüyorsanız…
Yerinizi derhal “Ben bu işi daha iyi yaparım” diyen bir isme bırakmalısınız.
Maşallah partinizde bu işi daha iyi yapacak o kadar çok isim var ki!
Sinan Oğan olur, Meral Akşener olur, Ümit Özdağ olur, Mansur Yavaş olur… Olur da olur.
*
Bırakın partinizi bu isimlerden birine.
Bakın göreceksiniz, bu isimler de…
En az sizin kadar BOP’a hayır diyeceklerdir.
En az sizin kadar küresel ablukaya ses çıkaracaklardır.
En az sizin kadar harama göz yummayacaklardır.
En az sizin kadar “çözülme, çözülme” diyeceklerdir.
*
Ama bu isimlerin sizden farkları olacaktır:
Sizden daha çok koşturacaklardır… Ki sizin sorununuz çalışmamak.
Sizden daha ikna edici olacaklardır… Ki sizin sorununuz iknadan uzak olmak.
Sizden daha kuşatıcı olacaklardır… Ki sizin sorununuz partinizde azıcık parlayanı partiden kovmak.
Sizden daha enerjik olacaklardır… Ki sizin sorununuz partinize bir dinamizm verememek.
Sizden daha anlaşılır olacaklardır… Ki sizin sorununuz herkese “Devlet Bey ne yapmak istiyor anlamış değilim”
dedirtmek.
Sizden daha stratejik olacaklardır… Ki sizin sorununuz tek başına uyguladığınız stratejiyle partinize hezimet
yaşatmak.
*
Şimdi bana diyebilirsiniz ki…
Yahu sen kimsin, ne karışıyorsun bizim partimizin işlerine!
Az oy alırız, çok oy alırız, sana ne?
İktidarda oluruz, muhalefette… Seni ne ilgilendiriyor?
Bana bunları diyebilme özgürlüğüne tabii ki sahipsiniz.

*
Bu durumda takdir edersiniz ki ben de size “Ne hayrınız varsa görün” deme özgürlüğümü kullanmak durumunda
kalırım.

Yazının tamamı TIKLAYIN


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211