Akar'ın yaveri itiraf etti...
Orgeneral Akar'ın yaveri Piyade Yarbay Levent Türkkan'ın ifadesinde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğunu kabul ederken, "Paralel Yapı üyesiyim. Fetullah Gülen cemaatindenim. 1989'da Işıklar Askeri Lisesi sınavlarına girdim. Sınavdan önceki gece soruları getirip verdiler ve liseyi kazandım. Genelkurmay'da emir subaylığı görevine getirildikten sonra cemaat adına verilen görevleri yerine getirmeye başladım" ifadelerini kullandı.

"GELECEĞİ PARLAK BİR ÖĞRENCİYDİM"

Türkkan'ın ifade tutanaklarında şoke eden açıklamalar yer aldı. Yarbay Türkkan'ın ifadeleri şöyle:

"Babam çiftçiydi ve ben fakir bir ailenin çocuğuyum. Tarlamız, bağımız bahçemiz yoktu. Fethullah Gülen Cemaati ile ilk defa ortaokul döneminde tanıştım. İyi ve geleceği parlak bir öğrenciydim. Okulda matematikten 9 almışlığım yoktur. Ortaokulda cemaatin abileriyle tanışmıştım. 5 yaşından beri Subay olmayı hayal ediyordum. Bu idealim cemaatin ekmeğine tuz biber oldu. 1989 Işıklar Askeri Lisesi'nin sınavlarına girdim. Sınavı kendi bilgilerimle kazanacağımdan emindim. Cemaatteki abilerim de emindi. Fakat yine de bana sınav olmadan önceki gece yarısı getirip soruları verdiler. Soruları Serdar Abigetirmişti. Bursa merkezde bir cemaat evinde soruları bana vermişlerdi.

Paralel Yapı üyesiyim. Fetullah Gülen cemaatindenim. 1989'da Işıklar Askeri Lisesi sınavlarına girdim. Sınavdan önceki gece soruları getirip verdiler. Ve liseyi kazandım. Genelkurmay'da emir subaylığı görevine getirildikten sonra cemaat adına verilen görevleri yerine getirmeye başladım."

DARBEYİ 14 TEMMUZ'DA ÖĞRENDİM

Cemaatte kesin bir şekilde gizlilik ve ketumiyet olduğunu vurgulayan Yarbay Türkkan, itiraflarında, "Herkes kendi abisini bilir, gider, dersini yapar, namazını kılar, sohbetini yapar. Ayrıca yıllardan bu yana sınavla okullardan gelen ve orduya alınan subayların yüzde 60-70'i cemaatiçidir. Genelde cemaatçi olan subaylar, kurmay subaylardır. Necdet Özel Paşa'yı (Eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel) dinleme cihazıyla sürekli dinliyorduk. Cihazı Türk Telekom'da çalışan 'Abi' verdi. Haftada bir cihazları götürüp 'Abi'ye veriyordum. Necdet Özel Paşa, Hulusi Akar Paşa ve Yaşar Güler Paşa döneminde dinleme yapıldı. Ben darbeyi 14 Temmuz 2016 Perşembe günü saat 10.00 sıralarında öğrendim.

Genelkurmay Başkanı Danışmanı Kurmay Albay Erhan Yıkılkan bana; Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları ve Orgenerallerin tek tek alınacağını, sessiz sedasız işin bitirileceğini, işin gece 03.00'te yapılacağını söyledi. Darbenin yapılacağı gün görevimin Hulusi Akar Paşa'yı etkisiz hale getirmekti sonra özel kuvvetler alacaktı.

"DİNLİYORDUM"

Genelkurmay Başkanı Necdet Özel Paşa'yı dinleme cihazıyla sürekli dinliyordum. İki boğum parmak ucu kadar 'radyo' diye tabir edilen dinleme cihazını her gün paşanın odasına herhangi bir yere koyup akşam da çıkarken alıyordum. Kendi hafızası vardı. Pili bir gün dayanıyordu. Haftada bir dolan cihazı cemaat abime götürüp veriyordum, boş olanları alıyordum. Arada sırada Genelkurmay Başkanı'nın odasına dinleme cihazı araması yapılıyordu. Doğal olarak ben bu aramaların ne zaman yapılacağını önceden bildiğim için cihazı koymuyordum."

"KENAN EVREN OLACAK MISIN, OLMAYACAK MISIN?"

15 Temmuz öğleden sonra bir cemaatçı olan Tümgeneral Mehmet Dişli'nin odasına gittiğini kaydeden Yarbay Türkkan, "Bize 'Genelkurmay Başkanı'na sen Kenan Evrenolacak mısın olmayacak mısın diye soracağım' şeklinde beyanda bulundu. Dişli, AkarPaşa'nın teklifi kabul edeceğini düşünüyordu. Ancak Akar teklifi kabul etmedi. Kuvvet Komutanları da ikna edilemedi" ifadelerini kullandı.

"MEHMET DİŞLİ 'GİRİN' DEDİ"

Yarbay Türkkan, 15 Temmuz Cuma günü saat 20.00-21.00 arasında Genelkurmay Başkanıının makamında olduğunu, en son MİT Müsteşarı Hakan Fidan'la görüştüğünü belirterek, "Fidan makamdan ayrıldıktan sonra Özel Kuvvetler'den 20 civarında tam teçhizatlı asker Karargâh'a girdi. Dişli de oradaydı. 5 dakika sonra Dişli çıktı bize 'girin' dedi" itirafında bulundu.

"AKAR 'YANLIŞ YAPIYORSUNUZ' DİYORDU"

Yarbay Türkkan, şu ifadeleri kullandı: "İçeri girdiğimizde Akar Paşa bize 'Yanlış yapıyorsunuz' dedi. Özel Kuvvetler onu götürdü. Sürekli bize 'Yanlış yapıyorsunuz' diyordu. Ben orada kaldım. Dişli Paşa beni telefonla arayarak, komutanının eşini aramam konusunda isteği olduğunu söyledi. Ben de hanımefendiyi askeri hattan aradım. Hanımefendi konuşurken gözyaşlarına boğuldu. Meclis'in bombalandığını, sivil halkın öldürüldüğünü TV'den öğrendiğimde pişman olmaya başladım. Yapılanlar katliam gibiydi."

CİHAN



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211