AKP'de itiraflar devam ediyor...
AKP’de itiraflara her gün bir yenisi ekleniyor. Daha önce AKP politikalarını savunan Gazeteciler, politikacılar AKP’nin yanlış politikalarını eleştirmeye başladı. 

Parti kurucusu Ayşe Böhürler ve MKYK üyesi Galip Ensarioğlu’da şok açıklamalarda bulundu.

Sırf İmam Hatip’li diye görev verildi, kaybettik…

Yeni Şafak gazetesi yazarı da olan Ayşe Böhürler,  “Sadece CV’sinde İmam Hatip mezunu yazdığı için birini göreve getirdiğimiz zaman kaybetmeye başladık. Tayyip Erdoğan ile Ahmet Davutoğlu arasında fikir ayrılığı var. Liderlik tarzları farklı. Bu gerilim aşılmadan parti yoluna doğru devam edemez” dedi.

Hükümet, PKK’yı çözüm sürecinde tolere etti...

Galip Ensarioğlu da, “PKK, çözüm sürecinde paralel devlet gibi yapılandı. Hükümet defalarca yasa çıkardı, operasyonları durdurdu. Devlet toleranslı davrandı” diye konuştu. Eski Başbakan Yardımcısı Arınç, “Süreçte PKK’lılar karakol önünden geçerken el sallayıp alay ediyormuş” demişti.

 AKP’de itirafların ardı-arkası kesilmiyor

Böhürler, “Sadece CV’sinde imam hatip mezunu olduğunu gördüğümüz için insanlara görev verdik” derken, Ensarioğlu da devletin PKK’ya göz yumduğunu söyledi.

AKP’de sözde çözüm sürecinde terör örgütü PKK’ya göz yumulduğu şeklindeki itirafların ardı arkası kesilmezken bunlara bir de partinin yanlış yönetildiği itirafı eklendi.

AKP’nin son kongresinde MKYK üyeliğine seçilen Galip Ensarioğlu da sözde çözüm süreci boyunca terör örgütü PKK’nın tolere edildiğini söyledi. Al Jazeera Türk’e konuşan Ensarioğlu, PKK’nın çözüm süreci boyunca sadece saldırıları durdurduğunu ve çatışmasızlığa geçtiğini dile getirdi. Ensarioğlu, “O kadar. İkincisi yok. Ülke dışına çıkacaktı, çıkmadı. Bütün bölgeyi, işadamlarını haraca bağladı, vergi daireleri kurdu, asayiş birimleri kurdu, kimlik kontrolleri yaptı, mahkemeler kurdu. (Sözde) Çözüm sürecinde bölgede paralel devlet gibi yapılandı. Kendileri de söz verdikleri tek şeyi yaptılar, ateşkes ilan ettiler. Hükümet defalarca yasa çıkardı, operasyonları durdurdu” dedi.

Teröre tolerans

 “Bu saydıklarınız olurken yani PKK vergi dairesi kurarken, yollarda asayiş birimleri oluştururken devlet bunları fark etmedi mi? Ya da göz mü yumdu?” sorusunu yöneltilen Ensarioğlu, şu yanıtı verdi: “Hep söz verdiler devlete. ‘Bunlar bitecek, durdurulacak, engel olunacak’ diye söz verdiler bütün görüşmelerde. Bunlar hep konuşuldu. Devlet hep idare etmek zorundadır, tolere etmek zorundadır. Polis, asker vurmaya başladıktan sonra devletin yapacağı başka bir şey yok. İki yıllık süre içinde sizin samimi bir şekilde amacınız barış ve silahsızlanma ise o zaman iki yıl önce yolun dibine bu bombayı niye koydunuz, bir yıl önce niye bu bombaları yerleştirdiniz. Devlet bütün bu duyumları müzâkerelerde dile getirir. Bunlar hep devlete, ‘Bu bizim kontrolümüz dışında, engel olacağız’ diye söz verdiler. Ama gelinen noktada görüldü ki onlar barışı değil savaşı tercih ettiler.”

Fikir ayrılığı

AKP’nin kurucularından olan ve yazarlık yapan Ayşe Böhürler ise AKP’deki yanlış yönetime dikkat çekti. Ensarioğlu gibi Al Jazeera Türk’e açıklamalarda bulunan Böhürler, partinin ilk günlerinden bugüne nasıl değiştiğini, yeni ekipleri, ekipler arasındaki doku uyuşmazlığını ve tartışmaları anlattı. Böhürler, AKP’nin kırılma noktasını “Sadece CV’sinde imam hatip mezunu olduğunu gördüğümüz için birini bir göreve getirdiğimiz zaman kaybetmeye başladık” sözüyle açıkladı. AKP’deki kurucularla Davutoğlu ekibi arasındaki “doku uyuşmazlığı” na da değinen Böhürler,  Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu arasında fikir ayrılığı olduğunu belirterek “Fakat liderlik tarzları farklı. Bu gerilim, bu yol yöntem, bu yaklaşım nasıl aşılır bilmiyorum. Ama bu aşılmadan da AK Parti yoluna çok da doğru devam edemez diye düşünüyorum” dedi.

 “Meğer onlar alay ediyormuş!”

AKP’de sözde çözüm süreci ve terör örgütü PKK’yla ilgili itiraflar daha önce en yetkili isimlerden gelmişti.

Recep Tayyip Erdoğan: “(Sözde) Çözüm Süreci bunlar tarafından bir ihanetle değerlendirildi. (Sözde) Çözüm Süreci’ni bunlar adeta Güneydoğu’da, kısmen Doğu’da kendileri için silah stoklama süreci olarak değerlendirdiler. Çok ciddi bir silah stoklaması yaptılar.”  

Başbakan Ahmet Davutoğlu: “Son iki yıl içinde Türkiye’de kendi yıkıcı yıpratıcı saldırılarını artırabilmek için ciddi bir yığınak yapma teşebbüsüne yöneldiler.”

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: “Halk da eleştirmiş olabilir, ’Bunlar silahlarıyla her gün köylerde ama siz bunlara bir şey yapmıyorsunuz.’Üzerinde silah olan PKK’lı teröristler karakolun önünden geçiyorlar, onlara el sallıyorlardı. Asker de onlara hiçbir şey yapmıyordu.’Durum biraz böyleydi. Ama bunun bir tek sebebi vardı, tekrar terörün hortlamaması, siyasi görüşmelerin, müzakerelerin sonuca ulaşması. Meğer onlar alay ediyorlarmış.”

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Burhan Kuzu: “Çözüm süreci konusunda son bir iki yıllık gelinen nokta eşkıya dağdan şehre indi. Ve çözüm süreci adına da hükümet olarak ’Aman dikkat’diye alttan alındı.”

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan: “Örgüt hiçbir sözünde durmadı. Devlet çözüm sürecinde operasyon yapmazken PKK yığınak yapıyordu.”

Dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala:  “PKK bu eylemleri yaparken o zaman da şimdi de güvenlik birimlerinin üzerine düşeni yapması gerekirdi. Doğu’ya, Güneydoğu’ya gittiğinizde insanlar baskı gördüklerini çok açık bir biçimde söylüyorlar zaten.”

AKP Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay:  “Devletin operasyon yapmadığı dönemde örgüt her tarafa yığınak yapıyor, her tarafa terör estiriyor.”

AKP Milletvekili Selçuk Özdağ: “Barışı sağlamak için her türlü örgütsel faaliyete göz yumuldu. Örgüt hiçbir sözünü yerine getirmedi.”

 



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211