Arınç: Tezkere Laf Olsun Diye Çıkmamıştır
Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, TSK'nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve görevlendirilmesine ilişkin bir yıl süreyle izin verilmesini öngören Başbakanlık tezkeresinin, TBMM'de kabul edildiğini hatırlatarak, tezkerenin hangi durumda kullanılacağına ilişkin sorusunu, ''Bundan böyle yapılacak olan bize yönelik her tecavüz anında karşılığını bulacaktır. Bu konuda Hükümetimizin kesin kararlı olduğunu, silahlı kuvvetlerimizin de kendisine verilen talimat doğrultusunda anında bu işlemi yaptığını biliyoruz'' diye yanıtladı.

Tezkerinin, sınırlarının ve içeriğinin belli olduğunu ve Resmi Gazete'de de yayımlandığını hatırlatan Arınç, yapılan tartışmalarda barışın esas olduğunu, savaşın istisnai olduğunu her fırsatta söylediklerini vurguladı. Arınç, ''Türkiye Cumhuriyeti Devleti egemen bir devlettir. Egemenliğine yönelecek, yurttaşlarının mal ve can emniyetlerini zarara sokacak, hatta sona erdirecek her türlü tecavüze karşı da elindeki yetkiyi kullanma noktasında serbesttir'' diye konuştu.

Akçakale'ye top mermisinin düşmesinin ardından tezkerenin kabulüne kadar olan süreci özetleyen Arınç, tezkerenin ülke güvenliği ve egemenliğinin ihlal edilmemesi açısından çok büyük önem taşıdığını belirtti.

Arınç, şunları söyledi: ''Şüphesiz bu tezkere laf olsun diye çıkarılmamıştır. Bu yetki 'dostlar alışverişte görsün' yetkisi de değildir. Elbette barışı hepimiz ister ve arzu ederiz, bugüne kadar Suriye'deki böylesine menfi gelişmelere rağmen Türkiye ne kendisi müdahale etmeyi ne de bir başkasının müdahalesine imkan vermeyi düşünmemiştir. Bu Suriye'nin kendi içerisinde şüphesiz bir insan katliamına dönüşen acı bir olaydır. Bu trajedinin son bulması için Türkiye hem kendi dinamikleriyle hem de uluslararası camiayı harekete geçirip, uluslararası meşruiyete yol açabilecek kararların alınmasına öncülük etmiştir.''

Suriyeli sığınmacıların hayatlarını kurtarabilmek için Türkiye'ye gelen masum insanlar olduğunu belirten Arınç, Türkiye'nin tek başına 100 bine yaklaşan mülteciyi kabul ettiğini, bunun yanında 150 bin civarında Ürdün'de, buna yakın bir rakamda da Lübnan'da sığınmacı olduğunu ifade etti. Türkiye'nin tüm masrafları karşılamak suretiyle bu sığınmacılara kucak açtığını anlatan Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Dolayısıyla 'tezkereyi aldık bundan sonrası savaş' diye hiç kimsenin aklına gelmesin. Biz barışçı bir ülkeyiz, savaşı düşünmeyiz, aklımıza da getirmeyiz. Ama bağımsızlığımıza da egemenliğimize de hiç şüphesiz pek çok ülkeden daha fazla hassasiyet gösteririz. İcabı halde kullanılmak üzere bir yetki almıştır Hükümetimiz icabı halin ne olduğunu da kendisi takdir edecektir. En azından şunu söylemeliyim: Münferit atışlar sebebiyle zarar vermeler devam ettikçe, bu münferit atışların karşılığı da kendilerine verilecektir. Ancak başka bir şekil almaya başladığı takdirde Türkiye bu yetkideki sınırlarını sonuna kadar zorlamak suretiyle karşılığını da verebilir.''



'Bakanımızın böyle bir beyanatı yok'

Arınç, Suriyeli sığınmacıların sayısının 98 bine ulaştığı belirtilerek, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun daha önce ''bu sayı 100 bine ulaşırsa tampon bölgeye ihtiyaç olacağı'' yönünde açıklaması olduğunun ifade edilmesi üzerine de şöyle konuştu: ''(Mülteci sayısı 100 bini aşarsa şöyle olacak...) Bakanımızın böyle bir beyanatı yok. Ama eşik olarak 100 bin telaffuz edilmiştir. O eşiği de son aylarda yaşanan uçakların, helikopterlerin bombalaması, insanların, çocukların doğrudan hedef alınmaları karşısında sığınmacı sayısı artmıştır. (Sığınmacı sayısının artması, Suriye'deki olayların şiddetlenmesine paralel olarak 100 bini bulduğu takdirde bunu ciddi bir eşik olarak kabul edebiliriz) demiştir. Ama biz 100 bininci sığınmacı geldiğinde 'Tamam biz dolduk, ondan sonra gelen birinciyi almıyoruz' diyemeyiz. Böyle bir kararımız da yok. Bu şunu gösterir: Suriye'de işler giderek kötüleşmiş ve artık insanların can emniyeti kalmamıştır. Buna paralel olarak da rejim son günlerini yaşamaktadır. Biz 100 binden sonraki sığınmacıyı almamak gibi bir karara sahip değiliz ama sığınmacı sayısının azalmasını, işlerin normale dönmesini, şiddet ve silah kullanmanın, katliamın son bulmasını arzu ediyoruz. Sayın Bakanımızın söylemek istediği husus budur.''


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211