Başbuğ'un Avukatı Açıkladı...
 Taraf gazetesi yazarı Mehmet Baransu'nun Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un Ergenekon davasından ceza almasının nedenleriyle ilgili yaptığı açıklamalar gündeme bomba gibi düşmüştü.
TGRT Haber ekranlarında yayınlanan Basın Odası'nda Başbuğ için 'Aldığı nefesi bilirim' diyen Baransu, İnternet Andıcı'yla kurulan internet siteleri hakkında "Yalan haber üreten internet siteleri kuruldu, sonra bu sitelerde yalan haberler yapıldı. O  haberler daha sonra AK Parti kapatma davasında delil oldu. Bu sahte belgeleri İlker Başbuğ üretti" demişti.

Baransu'nun ortaya attığı iddialara bu hafta Başbuğ'un avukatı İlkay Sezer Hadi Özışık'ın programında yanıt verdi.

Program boyunca Baransu'nun ismini anmaktan sakınan İlkay Sezer, İnternet Andıcı için 'Yarım kalmış bir karargah çalışması' dedi. 

Sezer, Hadi Özışık'ın 'Peki internet siteleri kurulması çalışma neden yarım bırakıldı' sorusuna ise ilginç bir yanıt verdi:

"Yanlış anlaşılabilir diye."

İşte Başbuğ hakkındaki o iddialar ve avukatı İlkay Sezer'in verdiği o yanıtlar...

BARANSU HERKESİ YANILTIYOR

İddia sahibi (Baransu'yu kastediyor) diyor ki belgenin "altında imzası bulunan 4 kişi itiraf etti " diyor. Bununla herkesi yanıltıyor. Ben andıç metnini getirdim, altında imzası bulunanlar ortada. 

Bu internet sitelerini ikiye ayıralım:

Biri internet andıcı ile kurulan 4 internet sitesi diğeri 99 yılında kurulmuş 2002'ye kadar yayın yapan internet siteleri. 

Bu internet sitelerde son güncelleme tarihi 20 Haziran 2008. Bu tarih İlker Bey'in göreve başlamasından önceki tarih.
 
Bu andıç dava konusu olan sitelerle tamamen ilgisiz. O sitelerle alakası olmayan bir çalışma. Bu çalışma tamamen yasal prosedürler içerisinde yapılmıştır. İsimler gerçektir.

ASKER İNTERNET SİTESİ KURMAYA NEDEN İHTİYAÇ DUYDU?

Eski sitelerle ilgili ne amaçlanmış bunu bilmiyorum. Ancak çağımız iletişim çağı. Günümüzde de Twitter'da bile devlet var. Sadece TSK interneti kullanan kurum değil. İddia edildiği gibi devleti hedef alan bir durum yok. 

NEDEN GİZLİ?

5651 sayılı yasaya uygun bir çalışma hedefleniyor. Eğer bu siteler aktif yapılsaydı sitelerin sahibinin kim olduğu görülecekti. Ama bu sitelerin onayı tamamlanmadan faaliyeti durduruldu.

Burada hükümeti kaldırmaya ilişkin cebir ve kuvvete ilişkin bir belge var mı? Gördüğünüz gibi yok.

YARIM KALAN BİR KARARGAH ÇALIŞMASI

Yarım kalmış bir karagah çalışması. Hiçbir site kurulmamış. Cebir ve şiddet unsuru sayılabilecek hiçbir şey yok. Geçmişten bu güne takip edilen, güvenlik açısından bakılan siteler. Bu davayla ilgili olarak takip edilmiş siteler değil. İnanın dava konusu olmuş değil. Genelkurmay takip ettiği sitelerde bir suç unsuru görünce Adalet Bakanlığı'na bildirmiş.

Bunları yargıya anlatmak konusunda müsterihim. Benim için rahat. Ama yargı bunları anlamadı. 90 bin sayfalık bir bilirkişi raporu koysunlar önümüze 15 dakikada anlatın deseler. Buna bir mahkeme der misiniz? İçinize siner mi?

   

GENELKURMAY'IN İHTİYACI VAR MI?    

Bu bir karargah çalışması sonuçta. Eğer 'iyi bir amaç görmüyoruz' diyorsanız bunun temelini de ortaya koymak lazım. Onay prosedürü işliyorsa onu yasadışı göremezsiniz. Bu konuda yayın yapılması düşünülmüş. Bu faaliyete geçirilmiş mi? Hayır! Yanlış anlaşılabilir diye bu çalışma durduruldu.

Mehmet Baransu'nun panik dediği nokta bu mu?

Hayır.

Bu çalışma Nisan ayında başlayıp devam ediyor. Karargahta böyle bir siteler çalışması var. Yine karargah bu çalışmalara kendiliğinden Haziran ayında son veriyor. Bunun ötesinde buna bir anlam yüklenmesi mümkün değil.

YARGI SÜRECİ BİTMEDİ

Yargı süreci bitmedi. Gerekçeli karar da açıklanmadı. Burada TCK'nın 312'nci maddesini ilgilendiren bir husus var mı? Bunun için bir cebir ve şiddet unsurunun olması gerekir.

Bunun en başından itibaren, iddianame öncesi soruşturma aşamasında da TC hükümetini ortadan kaldırmaya ve işini yapmasını engellemek için cebir ve şiddet kullanmak ve terör örgütü lideri olarak yargılandık. Üst düzey ara yönetici olduğu iddia edilde İlker Bey'in Mahkeme bir bütün olarak değerlendirdiğinde 312'nci madde kapsamını oluşturur diye karar verdi. 314'den ceza verilmemesi kararı verildi.

YARGITAY AŞAMASINDAN NE BEKLİYORSUNUZ?

Gerekçeli karardan sonra ayrıntılı temyiz dilekçemizi ortaya koyacağız. Anlaşılan o ki bir kaç ay daha gerekçeli kararın tarafımıza ulaşması için bekleyeceğiz.

ERDOĞAN'IN DA DİNLENMESİNİ İSTEDİK

Erdoğan'ın açıklamaların bütün olarak değerlendirince, hükümette bu iddia edilen suçun mağduru olarak gösteriliyor. Başbakan'ın siyasi kimliğini bir kenara koyalım. Mahkeme savunmamızı dinlemedi. Biz Sayın Başbakanı'nda dinlenmesini istedik. En azından yazılı açıklama istenebilirdi.

SAVUNMA HAKKI YOK EDİLDİ

6 ay boyunca her gün tanık dinlenen bir mahkeme var mı? 6 ay sonra dediler ki her kese 15 dakika verdiler ve tanık iddiaları hakkında savunma verin dediler. Savunma engellenmedi, yok edildi.

Mahkemede sadece Başbuğ'un değil, o davada mahkemenin tavrı buydu. Birbiriyle alakasız 23 iddianameyi birleştirmeyin dedik. 270 sanık ortaya çıkacak dedik. Bizi dinlemediler. Yazılı sözlü olarak verdik.

AZMETTİREN KİM BİLMİYORUM

Burada bir hukuk cinayeti var, yaşıyorum, görüyorum ama azmettiren kim bilmiyorum. Burada bir şekilde yargılamayla vicdanların kabul edebileceği bir karar vermek mümkün değil.

Arama yapılıyor. 129 CD bulundu diyorlar, tutanaklara böyle geçiyor. Sonra emniyete gidiyorsunuz delil torbasından 134 tane CD çıkıyor, ne yapacaksınız? Bununla ilgili ne yapacaksınız?

Geçmişte kurulan siteler Milli Savunma Bakanlığı'nın ödeneğiyle kurulmuş, hatlarının bedelleri bakanlık kanalıyla ödenmiş. Burada İlker Başbuğ'u suçlayamazsınız.

BİLGİSAYAR KAYITLARI SİLİNDİ Mİ?

İki iddia var.

Biri 70 çuval belge kırpıldı diyor. Diğeri 35 bilgisayarın hafızası silindi diyorlar.

AK Parti Milletvekili'nin Şirin Ünal'ın açıklaması var.12 Haziran'da verilmiş ifade var. Bilgisayar silinmedi hard disk savcılık tarafından alındı diyor.

3 ay incelediler. Birinci sonuç İrticayla Mücadale Eylem Planı bulunamadı dendi. Bir kaç belge buldular onların hiçbirinin de tarihi İlker Bey'in görev süresinde değil.

Bilgisayarlaradki belgeler 3 milyon belge 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin emanetinde duruyor. İlker Bey bir talimat verdi. Kasım 2008'teki andıçta Genelkurmay Başkanı göreve gelince bilgi işlem dairesinin kapatılmasına ilişkin bir talimat veriyor. Eğer yasa dışı bir amaç olsaydı neden bilgi destek dairesinin kapatılmasını istedi. Hiçbir şey ortada yokken.

ERGENEKON VAR MI?

20 yıl TSK'da görev yaptım. Böyle bir oluşumu bu süreçte öğrendim. Ben hiçbir somut bilgiye sahip değilim. Ben böyle bir yapılanma olmadığına ilişkin MSB, MİT'in yazışmalarını da bildiğimden böyle bir yapılanma yok.

Bu dosyaları tek tek konuşmak lazım. Balyoz tek kelimeyle geçilmez. Ben böyle bir yapılanma olduğuna inanmıyorum. Sayın Başbuğ hakkında 'çok belge var' dediler. Çok belge yok. İddiası olanlar söylesin.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211