BDP'den Akp'ye Övgü Dolu Açıklama
 İmralı süreci BDP'yi 'Barış güvercinine' çevirdi. Daha önce hiç duymadığımız söylemlerle BDP'nin aktif vekilleri ezberleri bozuyorlar. Hasip Kaplan da bunlardan biri... "Güçlü Türkiye istenmiyor" dedi ve barış yolunda müthiş bir ağız değişikliğine gitti. İnternethaber'e verdiği demeç, AK Partili bir vekilin söyleminden farksız...

ORTAK TEPKİ KOYMALIYIZ

"93'ten bu yana bir şey öğrendik. Ne zaman ki silahların susması istense, ne zaman çözüm umudu doğsa, ne zaman barış için önemli adımlar atılsa çok ciddi provakasyonlar yaşandı. Açık söyleyeyim ki, Türkiye'de bugün 75 milyonun yüzde 90'ı İmralı görüşmelerini, barışçıl çözüm arayışlarını destekliyor. Bu çok önemli. İktidar, Ana Muhalefet ve çok önemli bir aktör olan BDP'nin çok açık olumlu yaklaşımları var. Yine parlamento dışındaki siyasi partilerin, sivil toplum örgütlerinin, şehit ailelerinin başarılı bir şekilde sürdürülmesi ve bu sorunun silahlardan arındırılarak, siyasal zeminde çözüm rayına oturtulması yönünde güçlü istekleri var. Bu güçlü istek karşısında yüzde 10 da bunu istemeyen var. Bunlar, Türkiye'deli ırkçı, aşırı milliyetçi, aşırı sağ partilerdir. Bunların sayısı da ikiyi geçmez.

ULUSLARARASI GÜÇLER TÜRKİYE'NİN GÜÇLENMESİNİ İSTEMİYOR

Ve istemeyenlerden biri de uluslararası güçler. Türkiye'nin gelişmesini, Türkiye'de istikrar oluşmasını ve Türkiye'nin güçlenmesini istemeyen ajanların faaliyetleri var. Savaş lobileri ve savaş müteahhitler ve Ortadoğu Avrasya coğrafyasından, 21. Yüzyılın yeniden şekillendiği ve statüsünün yeniden şekillendiği süreçte enerji ve su politikaları üzerinden Türkiye'nin etkisini kırmak isteyen güçler bu sürecin karşısındalar.

PARİS İÇİN GÜÇLÜ TEPKİ KOYALIM

Durum böyle olunca, hepimizin özenle ve çok dikkatli bir şekilde barışa yönelmesi gerekir. Faillerin ortaya çıkarılması konusunda ortak bir çabanın öne çıkması gerekir. Paris'te yaşananlar gibi bu tip provakasyonlar karşısında gerçekten çok güçlü bir tepki ortaya konulmalı. Ortaya güçlü bir tepki konulursa, bu tip provakasyonların peşinde koşanların umudu kırılır ve milyonlar bir araya gelebilir."

BAŞBAKAN ERDOĞAN'A ÖVGÜ

" Bu şansı bugüne kadar hiçbir lider yakalamadı. Başbakanın da bu süreçte en büyük cesareti kamuoyundan alması gerekir. Hepimizişn isteği bu ise, birlikte yaşamak ve çöüzüm ise önemlibir duruş göstermemiz lazım. Önümüzdeki üç seçimin saiyasi hesaplarını kesinlikle bir kenara bırakmamız gerkiyor. Hızla bir çalışma içine girersek umuyorum çok kısa bir sürede bu srunu çözebiliriz."

AYSEL TUĞLUK GÜÇLÜ TÜRKİYE İSTEMİYORLAR

Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk, Paris'te 3 PKK'lı kadının öldürülmesi olayıyla ilgili, "Bazı güç odakları Türkiye’nin Kürt meselesini çözmüş güçlü bir Türkiye olmasını istemiyor da olabilir.” dedi. ''BununPKK içi infaz olabileceğine dair şeyler kesinlikle doğru değil" diyen Tuğluk, PKK'nın böyle bir cinayeti işleyebilecek bir örgüt olmadığını söyledi.

Özellikle İmralı görüşmelerinin başladığı süreçte böyle bir cinayetin yapılmış olduğuna dikkat çeken Aysel Tuğluk, "Kürt ve Türk kardeşliğini istemeyen güçler olduğu açıktır. Biz Kürtler ve Türkler ne zaman konuşmaya başlasak, provokasyonlar devreye giriyor ve bu sürecin ilerlemesini engellemeye çalışıyorlar.” dedi.

BDP dün bir heyetle Paris'e gitti. Paris'te yetkililerle görüşen BDP'liler bir açıklama yaparak Fransız istihbaratının bu konuda sorumlu olduğu düşüncesindeler. Bir an önce net bir açıklama bekliyorlar.

BDP Milletvekili Sırrı Sakık ise, olayın barış sürecine gittiği bir dönemde bu cinayetin işlenmiş olmasının süreci sabote etmeye yönelik olduğu görüşünde. Konuyla ilgili Sırrı Sakık, barış sürecinde atılan adımların kararlı adımlar olduğunu ve ne olursa olsun vazgeçilmemesi gerektiğini vurguladı:

İLK KEZ BU KADAR KENETLENDİK

"Paris'te ki bu olayı barış sürecine vurulmuş bir damga olarak görüyorum. Bu olay nasıl, kim tarafında yapıldıysa bunun hedefi Türkiye'deki barış sürecidir. Barış süreci, ilk defa bu kadar herkes tarafından sahiplenildi. Barış isteği, ortak bir sese dönüştü.

Hem Fransa hem de Türkiye hükumetinin bu olayı bir an önce aydınlatması gerekir, ne gerekiyorsa yapmalıdırlar. En az Fransız hükumeti kadar Türkiye hükumeti de faillerin ortaya çıkarılması konusunda sorumludur. Çünkü ilk kez Türkiye barış sürecine giden yolda bir birliktelik yaşıyor.

Cemaatlerinden, ana muhalefet partisine, medyasından sivil toplum örgütlerine, kamuyona kadar dört bir taraftan bu sürece destek var. Ülkede barış özlemi var. Çocuklarını kaybetmiş olan şehit ailelerinin ve gerilla ailelerinin açıklamaları da bunu gösteriyor. Olgunlaşmış bir barış özlemi var. Dünyanın hiçbir yerinde olgunlaşmış bir fikrin karşısında hiçbir gücün duramayacağını biliyoruz. Türkiye'de de barış fikri olgunlaştı bunun önünde hiçbir güç duramayacak. İç ve dış güçler bu süreci baltalamaya çalışsa da başarılı olamayacak."

BÜLENT ARINÇ'A TEŞEKKÜR BORCUMUZ VAR

"Bülent Arınç'a hepimizin bir teşekkür borcu var. Çünkü vicdan sahibi bir insan bir bakan. Açıklamaları çok çok olumlu. Ama AKP cephesinde hala kontur söylemler içerisinde olanlar da var. Zaman zaman PKK safralarını temizlemeli diyorlar, tamam temizlemelidir ama bunu AKP de yapmalıdır. Bu açıklamalar sürece zarar veren açıklamalardır. Bunun için, herkes diline dikkat etmelidir. Anadolu da bir söz vardır, "Bıçak yarası iyileşir ama dil yarası iyileşmez" diye. Bunun için herkes birbirinin hassasiyetine saygı göstermelidir. Bu süreci birlikte inşaa etmeliyiz. Barışa kurşun sıkılmışsa barış konusunda herkesin hassasiyeti olmalıdır. Bu olayın üzerine gitmeli ve olayın faillerini ortaya çıkarmalıyız."

PKK'NIN İÇİNDE BUNU YAPACAK CESARETİ OLAN KİMSE OLAMAZ

"Örgüt içi hesaplaşma deniyor. Buna toplu iğne ucu kadar ihtimal vermiyorum. Bu süreçte Öcalan'ın örgüt üzerinde de, silahlı güçler Avrupa kanadı üzerinde de ciddi bir etkinliğivar, bunu herkes kabul ediyor. Kimsenin bu projeye örgüt içerisinde bu şekilde ne cesareti ne de gücü yeter. Bu kadar olgunlaşmış bir fikrin önünde örgüt içerisinde bir güç olması mümkün mü?



Anahtar Kelimeler:
AkpBDPKapsamhaberImralı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211