Davutoğlu:Yılda 3 kez bir araya geleceğiz
- Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Meksika’nın başkenti Mexico City’de katıldığı MIKTA (Meksika-Endonezya-Güney Kore-Türkiye-Avustralya) Oluşumu’nun Gayriresmi Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Suriye’de yaklaşık 150 bin kişinin hayatını kaybettiği savaşın sonlandırılmasında kısa dönemde beklentilerinin olup olmadığının sorulması üzerine Davutoğlu, “Maalesef uluslararası toplum sürekli üzerine düşeni yapamadığı için bir anlamda Ukrayna krizinin önü açıldı” değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, Suriye’deki krizin kritik bir aşamada olduğunu belirterek, herkesin beklentiler içinde olduğu Cenevre-2’den istenilen sonuçların alınamadığını vurguladı. Cenevre’deki son konferansta muhalefetin tüm talepleri karşılayan bir yaklaşım sergilemesinin yanında, rejimin aksi yönde davrandığını ve geçiş hükümetini tartışmaya açmadığı gibi Halep ve İdlib’i varil bombalarıyla yerle bir ettiğini hatırlatan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son olarak da kimyasal saldırıların tekrarlandığı yönünde ciddi haberler geliyor gerek Hama’da gerekse Halep’te. Birçok çevre bölgede kimyasal saldırı haberleri geliyor. Bunları da birkaç gün önce görüştüğüm (ABD Dışişleri Bakanı John) Kerry ile ele almıştık. Kimyasal silahların bırakın kullanılmasını, kimyasal silahların transferinin gecikmesinde BM Güvenlik Konseyi devreye girecekti. Biz uluslararası toplumu hareketlendirmeye çalışıyoruz. Dikkatleri Suriye krizine çekmeye çalışıyoruz. Ukrayna bizim için çok önemli bir sorun, yine dost ve komşu ülke, istikrarın orada da olması önemli ama Suriye’deki insani kayıplara gözlerini tıkayan uluslararası toplumun Ukrayna’da bir çözüm bulması çok zor.”

ABD’deki 1915 olaylarına ilişkin tasarı şu aşamada ikili ilişkileri etkilemez

Davutoğlu, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi'nde onaylanan 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına yönelik tasarı konusunda ise "tasarının, Senato ve Temsilciler Meclisi genel kurullarında gündeme gelmesi ve nihai anlamda kabul edilmesi halinde sessiz kalmayacakları" uyarısında bulundu.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile söz konusu tasarının Dış İlişkiler Komitesi’nden geçmesinden sonra yeniden görüşmediğini ifade eden Davutoğlu, tepkilerinin açık olduğunu ve siyasi istismarlara izin vermeyeceklerini kaydetti. Tasarının alelacele ve birtakım Türkiye karşıtlığıyla bilinen çevreler tarafından gündeme getirildiğini bildiren Davutoğlu, “Tasarının Senato’nun genel gündemine getirilmesi zaten beklenmiyor. Dolayısıyla Sayın Kerry de bunun komite aşamasından ileriye gideceğini beklemediğini ifade etmişti. Yeni bir durum ortaya çıkmadığı için görüşmedik kendisiyle ancak tepkimiz açıktır. Türkiye hiçbir şekilde bu tür siyasi istismarlara izin vermez. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz” diye konuştu.

Davutoğlu, tasarının şu aşamada Ankara-Washington hattındaki ilişkileri etkilemeyeceğini vurgulayarak, “Senato veya Temsilciler Meclisi genel kuruluna gitmesi ya da yönetimden bir açıklama gelmesi halinde daha önce gösterdiğimiz tepkiyi gösteririz ve nihai anlamda herhangi bir şekilde kabul edilmesi halinde ise tabii ki Türkiye’nin sessiz kalması beklenmez. Böyle bir ihtimali öngörmüyoruz” ifadesini kullandı.

Yılda 3 kez bir araya geleceğiz

Davutoğlu, MIKTA içindeki ülkelerin ilişkilerinin geliştirilmesi, yükselen ekonomilerinin birbirine destek olacak şekilde ticaret liberasyonuna gitmesi, birbirini destekleyecek şekilde vize serbestliğini planlamaları, serbest ticaret anlaşmalarını birbirleriyle tamamlamalarının yanı sıra özellikle de coğrafi uzaklıklar da göz önüne alındığında sivil havacılık yönünde sürekli ve daimi uçuşları yapmasını gündeme getirdiklerini anlattı.

Oluşum ülkeleri arasındaki ticaret hacmine değinen Davutoğlu, 2002 yılında MIKTA üyesi ülkelerle Türkiye’nin toplam ticaretinin 2 milyar dolar civarındayken, şimdi 11 milyar dolar civarında olduğunu dile getirdi.

“Bu bölgesel bir işbirliği örgütü değil” diyen Davutoğlu, ancak bölgesel konularda birbirlerinin kanaatlerini almak ve sağlıklı istişare yapabilmek için bundan sonra da sorunların ortak istişaresi konusunda ortak mutabakata vardıklarını söyledi.

Uzun bir sunuşla Suriye’deki insani trajediyi anlattım

Davutoğlu, uluslararası ve bölgesel sorular bağlamında da meslektaşlarını Suriye, İran ve Ukrayna konularında bilgilendirdiğini söyledi. Davutoğlu, “Dışişleri bakanları da bu konularda kanaatlerini ifade ettiler ve tümü Suriye konusunda Türkiye’nin takip etmekte olduğu politikaya destek verdiler. Özellikle insani yardımlar ve mülteciler konusunda Türkiye’nin yapmış olduğu çalışmaları takdirle karşıladılar. Uzun bir sunuşla Suriye’de yaşanan insani trajediyi anlattım” dedi.

Davutoğlu, Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi geçici adaylığıkonusunu da görüştüklerine değindi. Oluşum ülkelerinin prensipte desteklerinin söz konusu olduğunu belirten Davutoğlu, “İran konusu ele alındığında, 2010’da Brezilya ile gerçekleştirdiğimiz Tahran deklarasyonunun uygulanamamasında nasıl bir fırsat kaçırılmış olduğunu da vurguladılar. Dolayısıyla Türkiye’nin BM sistemine mutlaka en etkin şekilde katılımının çevre problemleri itibarıyla da önemli olduğunu ifade ettiler, hatta bir dışişleri bakanı ikili görüşmemizde Türkiye’nin sürekli orada olması gerektiğini zikretti” açıklamasında bulundu.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211