Erdoğan'dan Sert Sözler...
 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon Atatürk Alanı'nda düzenlenen toplu açılış töreninde vatandaşlara hitap etti.
Konuşmasına Bingöl'deki silahlı saldırıda şehit olan polislere rahmet, yaralananlara acil şifalar dileyerek başlayan Erdoğan, Bingöl Emniyet Müdürü Atalay Ürker ile telefonda görüştüğünü belirterek, durumunun iyi olduğunu söyledi.

Erdoğan, "Emniyet birimlerimiz bu hainleri ölü ele geçirdi, diğer sorumluların yakalanması için operasyon devam ediyor. Milletimizin ve emniyet teşkilatımızın başı sağolsun" diye konuştu.

Trabzon'un 10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisine yüzde 71 oranında, yüksek bir oranda, oy verdiğini anımsatarak, desteklerinden dolayı tüm Trabzonlulara teşekkür eden Erdoğan, "Bugün aynı zamanda anlamlı bir gün. Niye? Seçimin yapıldığı günden öyle bir tevafuk ki bugün 61. gün. 10 Ağustos’ta seçimi yaptık şimdi 61. günde bu toplu açılış ve teşekkür ziyaretimiz gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.

Seçimlerde Trabzon'un kendisine yakışanı, kendisinden bekleneni her zaman verdiğini, parti genel başkanlığı ve Başbakanlığı dönemlerindeki 8 seçimde de Trabzon’un hep kendileriyle olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tarihimizde ilk kez halkın oylarıyla doğrudan cumhurbaşkanı seçilirken de yani 9. seçimde de Trabzon yine yanımızda oldu, yine bize çok güçlü destek verdi. Rabbim hepinizden razı olsun, ahde vefanızdan, desteğinizden, itimadınızdan dolayı herbirinize tek tek şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.

Başbakanlığı döneminde olduğu gibi cumhurbaşkanlığı görevinde de Trabzon’a mahçup olmamak için çalışacağını, kenti eser ve yatırımlarla buluşturacaklarını devam eden projelerin takipçisi olacağını, yeni projelerin başlatılması ve bitirilmesi için de gece gündüz çalışacağını dile getiren Erdoğan, çeşitli bakanlıkların, Trabzon Büyükşehir Belediyesinin ve Karadeniz Teknik Üniversitesinin yapımı tamamlanan yatırımlarını sayarak toplamda 53 milyon liralık bu eserlerin Trabzon'a hayırlı olmasını diledi.

Trabzon'da açılışı yapılan eser ve yatırımlarda emeği geçen başta hükümet ve ilgili bakanlıklar olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Erdoğan, Trabzon'daki temaslarının ardından yarın Rize'ye ertesi gün de Bayburt ve Gümüşhane'ye gideceğini temaslarda bulunacağını, toplu açılış törenlerini gerçekleştireceğini anlattı.

"Türkiye kararlı şekilde hedeflerine doğru ilerliyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'yi büyütmek için, şehirlerimizi imar, ihya etmek için inşallah bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da gece gündüz demeden koşturmaya devam edeceğiz. Türkiye hamd olsun ekonomisiyle, demokrasisiyle huzurlu iç politikası, aktif ve barışcı dış politikasıyla çok kararlı şekilde hedeflerine doğru ilerliyor" dedi.

Erdoğan, 19 gün sonra Cumhuriyet'in kuruluşunun 91. yıl dönümünün kutlanacağını, 9 yıl sonra da 100. yıl dönümünün idrak edileceğini belirterek, 2023 için belirlenen hedeflere adım adım ilerlendiğini vurguladı. Erdoğan, şöyle devam etti: "Ekonomide büyüme devam ediyor. 12 yıl önce 230 milyar dolardan aldığımız milli gelir şu anda 820 milyar dolar. 2023’e kadar çok çalışacak, inşallah bunu 2 trilyon dolara kadar yükselteceğiz. Kişi başına milli gelir 3 bin 500 dolardan 10 bin 500 dolara çıktı. Daha çok çalışacağız, inşallah 2023’te 25 bin dolara hep birlikte yükselteceğiz. İhracaatımız 12 yıl önce 36 milyar dolardı, şu anda dün açıklanan rakamlarla bu yıl sonu itibarıyla bunun 160 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor. Şu anda 157 milyar dolardayız, ama 160 milyar dolara çıkması tahmin ediliyor. İnşallah bu gayretle bunu da gerçekleştireceğiz. İhracaatımızı da katlayarak artıracak 500 milyar dolar rakamına inşallah 2023’te ulaşmış olacağız. Sadece ekonomi de değil demokratikleşme de, özgürlükler de, toplumsal barış, huzur ve kardeşlikte de Türkiye’yi kat kat büyütecek ve bölgesinde önder, lider, örnek bir Türkiye'yi daha güçlü inşa edeceğiz."

"Tarafımız insanların özgürce ve emniyet içinde yaşamaları oldu"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgenin son derece hassas ve kritik bir süreçten geçtiğine dikkati çekerek, Irak ve Suriye’de son derece kanlı çatışmalar yaşandığını hatırlattı. Erdoğan, şunları kaydetti: "Bütün bu hadiseler karşısında biz Türkiye'yi güvenli, istikrarlı ve huzurlu bir şekilde inşallah güçlendirmeye çalışıyoruz. Trabzon’dan tüm ülkeme, tüm milletime, tüm dünyaya açık açık ifade ediyorum; Türkiye bölgemizde yaşanan çatışmaların hiçbirinde taraf değildir. Türkiye hiçbir mezhebin, hiçbir etnik kökenin yanında ya da karşısında değildir. Bütün bu krizler başladığından itibaren bizim tarafımız hep barış oldu, diyalog oldu. Bizim tarafımız hep insanların özgürce ve emniyet içinde yaşamaları oldu."

Suriye ve Irak’ta Arap, Türkmen, Kürt, Ezidi, Süryani hiçbir ayrım yapmadıklarını, Şii, Sünni, Nusayri, Müslüman, Hristiyan, Musevi gibi ayrımlara asla prim vermediklerini vurgulayan Erdoğan, "Çünkü biz yaradılanı Yaradan'dan ötürü sevdiğimizi hep söyledik ve söylüyoruz. Bizi ne ülkemizin belli bir kısmı ne de dünya ülkeleri hala anlamadı, anlamamakta ne yazık ki direnenler var" diye konuştu.

"İlkeli, sorumlu ve dik bir duruş sergiledik"

Bölgedeki tüm terör örgütlerine karşı son derece ilkeli, son derece sorumlu ve dik bir duruş sergilediklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: "Çünkü biz ülkemizde 30 yılı aşkın bir süredir bölücü terör örgütüne karşı, PKK’ya karşı çok insanımızı kaybettik. Aynı şekilde şimdi de Irak’ta başlayan Suriye’de palazlanan ve hala Irak’ta ve Suriye’de terör estiren IŞİD’e karşı da aynı tavrımızı sürdürüyoruz. Bunun dışındaki terör örgütleri, onlar da bizim için bir tehdittir ve onlara karşı da her türlü tedbiri aldık, alıyoruz ve alacağız."

"Suriye ve Irak'taki hiçbir etnik köken, hiçbir mezhep arasında ayrım yapmıyoruz"

Irak ve Suriye'deki çatışmalardan kaçanlara Türkiye'nin kapılarını açtığını, imkanlarını seferber ederek 1.5 milyon insanı misafir ettiğini hatırlatan Erdoğan, "Niye? Bu, bizim insanlık anlayışımızdır. Vicdani anlayışımızdır, İslami anlayışımızdır. Biz bundan dolayı bunları yaptık" dedi.

Ülkelerinden kaçanların terörist eylemlerin, kurşunların, bombaların altında bırakılamayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Katil, devlet terörü estiren bir Esed rejiminin altında bırakamazdık. Onlar, bu ülkeye hicret ediyorlarsa biz onlara ensar olmaya mecburduk. Biz de bunu yaptık, hala yapıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin bugüne kadar 4.5 milyar dolar harcama yaptığına işaret eden Erdoğan, Avrupa'da 130 bin sığınmacı bulunduğunu ve Avrupa ülkelerini bundan dert yandığını, Türkiye'nin ise 1.5 milyon sığınmacıyı misafir ettiğini, Batı'ya göre Türkiye'nin farklılığının da buradan kaynaklandığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Suriye ve Irak'taki hiçbir etnik köken, hiçbir mezhep arasında ayrım yapmıyoruz. Aynı şekilde terör örgütleri arasında 'Bu iyidir, bu kötüdür' gibi bir ayrıma asla gitmiyoruz. Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bu hadiseler karşısında, uluslararası hukuk içinde, ilkeli, sorumlu, sağduyulu bir tavır sergiliyoruz. Bölgede akan kanın bir an önce durması, insanların evlerine dönebilmesi, Irak ve Suriye'de herkesi kucaklayan, adil sistemlerin kurulması için elimizden ne geliyorsa yaptık, yapıyoruz. Tereddüt etmeden yapıyoruz."

"Bazı komşuların Esed rejimini korumak için hala elinden geleni yapmaları akla ziyan"

Kurban Bayramı'nın son gününde İslahiye'deki kampı ziyaret ettiğini ve mültecilere seslendiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, ülkelerine dönmelerinden bahsettiğinde yükselen alkışın görülmeye değer olduğunu ifade etti. Erdoğan, "Kimse kolay kolay gurbette evindeki huzuru bulamaz" ifadesini kullandı.

Kamptaki çadırları ziyaret ettiğini, onlarla dertleştiğini kaydeden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Onların hepsi Türkiye'ye, bizlere dua ediyorlardı. 'Siz bizi Esed'in zulmünden kurtardınız' diyorlardı. Bazı komşu ülkelerin kalkıp da Esed rejimini korumak için hala elinden geleni yapmaları akla ziyandır. Örgüt olarak teröristler olduğu gibi, devlet bazında da devlet terörü estirenler var. İşte bunun örneği de Suriye'dir, Suriye'nin şu andaki yönetimidir, rejimidir. Suriye halkı bizim kardeşimizdir. Bizim Suriye halkıyla bir sorunumuz yok ama Suriye yönetimiyle, evet, terör estirdiği için bir sorunumuz var. 250 bine yakın insanı öldüren böyle bir rejime biz nasıl alkış tutabiliriz? Halkı Müslüman olan bazı ülkeler, eğer Esed rejimine sahip çıkıyorlarsa bunun hesabını bu dünyada da ebedi alemde de veremezler. Hala bunlar üzerinden parasal destekten bahsedenler, silah, mühimmattan bahsedenler bunun hesabını veremezler. Dürüst olmaya mecburuz. Esed rejiminin kimyasal silahlarla, konvansiyonel silahlarla insanları katletmesinin hiçbir izahı olamaz."

"Piyonlarını kullanarak sokakları terörize etmek gibi alçakça bir yöntem"

Erdoğan, 1.5 milyonu Türkiye'de, 1.5 milyonu Lübnan'da, 1 milyonu Ürdün'de, bir kısmı da Irak ve diğer ülkelerde olanlarla yaklaşık 5-6 milyon Suriyelinin vatanları dışında yaşadığını anlatan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye'nin bölge meseleleri karşısında ilkeli, dik ve hukuk içindeki duruşu hem Türkiye içinde hem dünyada bazı çevreleri ciddi şekilde rahatsız ediyor. Büyüyen Türkiye ekonomisi hem içeride hem dışarıda birilerini ciddi şekilde rahatsız ediyor. Demokratikleşme alanında attığımız adımlar, özellikle de kardeşliğimizi güçlendirecek çözüm süreci, içeride ve dışarıda birilerini rahatsız ediyor. Önce 'Türkiye teröre destek veriyor' diye algı operasyonu yaptılar, başarılı olamadılar. Ardından Türkiye ekonomisine karşı algı operasyonu başlattılar, başarılı olamadılar. Kredi derecelendirme kuruluşlarını devreye soktular, onunla başarılı olmaya çalıştılar, onda da başarılı olamayacaklar.

Şu anda da içerideki piyonlarını, maşalarını kullanarak sokakları terörize etmek gibi alçakça bir yöntemi uygulamaya başladılar, inanın bunu da başaramayacaklar. Gezi olaylarında başaramadılar, 17 Aralık, 25 Aralık darbe girişimlerinde başaramadılar. 30 Mart seçimlerinde, 10 Ağustos seçimlerinde başaramadılar. Şimdi de bu kirli oyunlarında başarılı olmayacaklar."

"Tezkereye karşı çıkanlar, Türkiye'nin Kobani'ye asker göndermesini konuşuyor"

Son birkaç gündür yaşanan şiddet, Vandallık ve yağmacılık olaylarında 31 kişinin hayatını kaybettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu binalarına, belediye otobüslerine, esnafın işyerlerine, Kızılay'ın kan araçlarına bile alçakça saldırıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Türk bayraklarına haince saldırdılar. Atatürk'ün büstünü kırdılar, yıktılar. Ne yazık ki ana muhalefet partisi, bakıyorsunuz, bunlara sahip çıkıyor. Aynı şekilde, yine parlamentoda bir parti ne yazık ki bunlarla beraber hareket ediyor, eylemlerde bunlarla beraber hareket ediyor. Ana muhalefet partisi ile bu parti, tezkere olayında da beraber hareket ettiler. Orada tezkereye karşı çıkanlar, şimdi Türkiye'nin Kobani'ye asker göndermesini konuşuyorlar. Biz, Kobani'den 200 bin insanı içeri aldık, onların insani yardım ve bakımlarını üstlendik.

Olay sadece Kobani mi, olay sadece Kobani'deki Kürt kardeşlerimiz mi? Suriye'de 200 bin, 250 bin insan öldürülürken sesi çıkmayan ana muhalefet partisi ile bu muhalefet partisi, şimdi ne oldu da bunların sesi çıkıyor? Anamuhalefet partisinin başındaki zat Esed'i korumak için mi bu adımları atıyor? Şimdi çıkmış akıl veriyor, 'Kobani'ye yönelik tezkere'. Sen o aklı kendine sakla. Böyle konuşmak istemezdim bu makamda. Ama artık bir cumhurun başı olarak bunları söylemek, konuşmak durumundayız. Türkiye, bu şiddete, bu vandallık ve yağmacılığa asla boyun eğmez. Tarih boyunca boyun eğmedi, bugün de eğmez, yarın da eğmeyecek. Bunların canı yanmıyor."



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211