Ergenekon Davasında Karar Aşaması....
 Türkiye’nin gündemine yıllardır damgasını vuran Ergenekon davasında karar aşamasına gelindi.
Aralarında eski genelkurmay başkanı, üniversite rektörleri, siyasi parti liderleri ve gazetecilerin bulunduğu dava yıllardır Türkiye’nin gündeminde. “Derin devlet” olarak adlandırılan ve savcının mütalaasında “terör örgütü” dediği Ergenekon davasının neredeyse her aşaması olay oldu.
“Dalga” olarak ifade edilen çok sayıdaki operasyonun ardından tutuklu veya tutuksuz yargılanan 275 sanık için karar yarın açıklanacak.
BBC Türkçe Servisi'nin derlediği bilgilere göre Ergenekon davası neydi? Ne zaman başlamıştı? Kimler yargılandı? Neler iddia edildi? Savcı mütalaasında ne dedi? Hepsinin cevabı burada...

1. Soruşturma nasıl başladı?

Ergenekon soruşturması, o dönem adı konmamış olsa da, 12 Temmuz 2007'de Ümraniye'de bir gecekonduda bulunduğu söylenen 27 el bombasıyla başladı. Emekli Astsubay Oktay Yıldırım'ın bu bombaların sahibi olduğu iddia edildi.

27 Temmuz 2007'de, daha sonra gelen gözaltı ve tutuklama dalgaları nedeniyle birinci dalga olarak adlandırılan bir operasyonla Oktay Yıldırım'ın yanı sıra Türk Ortodoks Kilisesi sözcüsü Sevgi Erenerol, Avukat Kemal Kerinçsiz, gazeteci-yazar Güler Kömürcü, Sedat Peker, Taner Ünal, Fuat Turgut, Sami Hoştan ve daha pek çok kişi gözaltına alındı.

Daha sonra kısa aralıklarla toplumun pek çok farklı kesimini kapsayacak şekilde genişledi. Gözaltı ve tutuklamalar “dalga” başlığıyla bilinir hale geldi.

2. Ergenekon iddianameleri

Ergenekon davası kapsamında 20 civarında dosya birleştirildi. Ancak ana davaya ait üç iddianame bulunuyor. Bunlar, birinci, ikinci ve üçüncü Ergenekon iddianamesi olarak geçiyor.
İlk iddianame 14 Temmuz 2008'de, soruşturmanın başlamasından yaklaşık bir yıl sonra 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunuldu. 25 Temmuz 2008'de mahkeme tarafından kabul edildi. İlk duruşma 20 Ekim 2008'de yapıldı. İlk iddianame yaklaşık 2500 sayfaydı.

İkinci iddianame 25 Mart 2009'da kabul edildi ve Ergenekon ana davasıyla birleştirildi. Ağustos ayında ise birleştirme talepli üçüncü iddianame ana davaya eklendi.

3. İddianameye göre Ergenekon ne?

İlk iddianamede Ergenekon, "terör örgütü" olarak tarif edildi ve "üyeleri ve yöneticileri" darbe teşebbüsüyle suçlandı:

"Ergenekon terör örgütü en başta, 'derin devlet' ifadesi ile anılan, ülkemizde birçok kanlı eylemler gerçekleştiren, gerçekleştirdiği bu eylemlerle ciddi kriz, kargaşa, anarşi, terör ve güvensizlik ortamı oluşmasını amaçlayan ve bunu kısmen de olsa başararak ülkemizin gelişme ve kalkınmasının önünde engel olan bir örgüttür," denildi.

RAKAMLARLA ERGENEKON

Ergenekon davasında yargılanan sanıkların ve avukatlarının yaptığı ortak çalışma sonucunda, Kasım 2012’de açıkladıkları raporda yer verilen rakamlar şöyle:

100.000’den fazla telefon izlendi.
60.000 telefon dinlendi.
3.000 kişi hakkında takip yapıldı.
1.360 kişi ifade verdi.
588 kişi tutuklandı.
71 sanık tutuklu yargılanıyor
Dava 6 yıldır devam ediyor.
7 sanık ifadesini veremeden öldü.
7 sanık kansere yakalandı.
Cezaevi revirinde ve hastanelerde tedavi gören 10 sanık bulunuyor.
19 iddianamenin toplam sayfa sayısı 17.000’i aştı
Davanın ek klasör arşivi 5 terabayt büyüklüğüne ulaştı. Bu ise toplam 9.000.000 sayfa doküman demek.
Davada 44 gizli tanık var.
19 iddianame ile ilgili 600’ü aşkın duruşma yapıldı. Bu, Türk Yargı Sisteminde yaklaşık 150 yıllık ağır ceza yargılamasına denk geliyor.

 

4. İddianameye göre Ergenekon'un amacı ne?

"Ergenekon terör örgütünün, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı halkı silahlı isyana tahrik ettiği gibi, cebir şiddet kullanmak sureti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren ortadan kaldırmaya teşebbüste bulunduğu, amaçlarına ulaşmak için kontrolü altında bulunan medya ve sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla ülkede kaos ve iç çatışma ortamı oluşturmaya çalıştıkları, oluşacak gerginlik ortamından faydalanarak, görevde bulunan hükümetleri çalışamaz hale getirip, nihai olarak ordu içerisinde kendilerine destek vereceklerini umdukları askeri şahısların yardımı ile yönetimi değiştirmek amacıyla hükümeti yıkmaya teşebbüs ettikleri (...)"

5. Başka hangi iddianameler birleştirildi?

Davada birleştirilen iddianameler sadece üç iddianameyle sınırlı değildi. İrticayla Mücadele Eylem Planı Davası, Şile Kazıları, İnternet Andıcı Davası, İlker Başbuğ Davası, Danıştay Saldırısı Davası, Cumhuriyet Gazetesi Molotof Davası başta olmak üzere 20 civarında iddianame Ergenekon davasıyla birleştirildi.

6. Kimler yargılanıyor?

İlk gözaltıların ardından gelen dalgalar dikkat çekici isimleri bu davaya dahil etti: Emekli Jandarma Genel Komutanı Org. Şener Eruygur, emekli 1. Ordu Komutanı Org. Hurşit Tolon, Cumhuriyet Gazetesi Ankara temsilcisi Mustafa Balbay, Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, Sedat Peker, Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz, gazeteciler Tuncay Özkan, Hikmet
Çiçek, Deniz Yıldırım; İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, İlhan Selçuk, İnönü Üniversitesi eski rektörü Fatih Hilmioğlu yargılanan yüzlerce kişiden bazıları.

7. Dava sürecinde neler oldu?

Toplumun farklı kesimlerinden pek çok isim, hatta daha önce birbirlerini tanımadıklarını söyleyen pek çok isim aynı örgütün üyesi veya yöneticisi olarak aynı davada yargılandı.
Türkiye’yi sarsan faili meçhul cinayetlerle Ergenekon arasında bir bağlantı olup olmadığı sık sık araştırıldı.

Savcılığın ve savunmanın talep ettiği ortak tanıklar bir yana, sadece savunmanın talep ettiği ve mahkeme tarafından tanık olarak dinlenmesine karar verilen tanık sayısı düşük seviyelerde kaldı.

Gizli tanıkların kim oldukları ve “gizli tanık” ifadelerinin davanın seyrini değiştirmesi sıkça eleştirildi. PKK itirafçısı Şemdin Sakık örneğinde olduğu gibi bazı gizli tanıkların kimliği tartışma yarattı. Şemdin Sakık kendi isteğiyle mahkemede kimliğini açıklamıştı.

Uzun tutukluluk süreleri, sağlıksız yaşam koşulları, cezaevindeki olumsuz şartlar kamuoyunda en çok eleştirilen noktalar oldu.

8. Davada neler olmadı?

Türkiye’deki “derin devlet” olarak işaret edilen Ergenekon “terör örgütünün” bir terör olayıyla bağlantısı ortaya çıkmadı. Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırı ve Danıştay saldırısı dosyaları bu davayla birleştirildi ancak aralarında Cumhuriyet gazetesi yazarlarının ve yöneticilerinin de bulunduğu Ergenekon davası açısından bu birleştirme kamuoyunda sıkça eleştirildi.

Yargılama sürecinde delil değerlendirme aşaması atlandı. Savunma makamının “sahte olduğunu veya hiç olmadığını” söylediği delillere ilişkin bir araştırma ve inceleme yapılmadı. Özellikle dijital verilere yönelik güvensizlik bu davaya damgasını vurdu.

Ergenekon’un MİT’te olduğu öne sürülen şemasının varlığı, dönemin MİT müsteşarı tarafından reddedildi. Bu bağlamda dönemin MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun’un mahkemede tanık olarak dinlenmesi talepleri reddedildi.

Savunma makamına üç ayrı oturumda 15’er dakika süre verildi. Bazı avukatların birden fazla müvekkili olması durumunda süre değişmedi. 5 müvekkili olan avukatın savunma süresi yine 15 dakika olarak kaldı.

9. Savcı mütalaasında istenen cezalar

Tamamı 2,271 sayfa olan mütalaayı okuyan savcı Mehmet Ali Pekgüzel, ''Ergenekon terör örgütünün varlığının sabit olduğu anlaşılmıştır'' dedi. 18 Mart’ta açıklanan mütalaada savcı eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, emekli Orgeneral Hasan Iğsız, Orgeneral Nusret Taşdeler'in de aralarında bulunduğu pek çok sanığın TCK'nın 312/1'inci maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi.

Savcı, bunun yanında 2007 yılında Ergenekon soruşturmasının başlangıcı olan, Ümraniye'de bombaların bulunduğu evde oturan Ali Yiğit'in ve daha sonra Ergenekon davası dosyasıyla birleştirilen Danıştay saldırısıyla ilgili tutuksuz sanıklar Süleyman Esen ile Salih Kunter'in beraatini istedi.

Danıştay saldırısının faili Alparslan Arslan'ın "darbeye teşebbüs" ve "kasten adam öldürmek" suçlarından 4 kez müebbet hapsi istendi.

Savcı 275 sanıklı davada, aralarında Sedat Peker, Semih Tufan Gülaltay, Mehmet Bora Perinçek, Ali Yasak, Emin Şirin, Güler Kömürcü Öztürk ve Tanju Güvendiren'in de bulunduğu 96 sanığın “Ergenekon terör örgütüne üye olmak” suçundan 7.5 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını istedi.

Bu aşamadan sonra ise sanıklara esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma için süre verildi.

10. 5 Ağustos’ta ne olacak?

Mahkeme savcının esas hakkındaki mütalaası ve sanıkların esas hakkındaki savunmalarının ardından 5 Ağustos günü tutuklu ve tutuksuz sanıklar hakkındaki kararını açıklayacak. Kararın açıklanmasından sonra temyiz aşaması söz konusu. Sanıklar bireysel olarak yüksek mahkemeye başvurarak, haklarında verilen karara itiraz edebilecek.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211