Feyzioğlu:
 Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, "Bu kadar yapıcı üsluba tahammülsüzlük gösterilmesi anlaşılamamaktadır. Daha önce yapılan iyi olduğunu düşündüğümüz işler için teşekkür ediyoruz. Buna rağmen sövüldük, sayıldık" dedi.


Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu bugün yaşanan gelişmeler hakkında düzenlediği basın toplantısı ile açıklamalarda bulundu.

Metin Feyzioğlu, Danıştay'ın kuruluşunun 146. yılı törenlerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, kendisine "edepsizlik yapıyorsun" diyerek tepki gösterdiği tartışma sonrasında basın toplantısı düzenledi. Feyzioğlu, Başbakan Erdoğan ile arasında yaşanan o tartışmaya ilişkin toplantıda satırbaşlarıyla şunları söyledi:

"Bugün gururla kutlamaya çalıştığımız toplantı için gittik. Türkiye ve dünya bir ilkle karşılaştı. Toplantıda sayın Başbakan samimiyetle söylüyorum anlaşılamayan kişsel bir tavırla 'edepsiz' ve 'yalan' gibi sözlerle itham etti. O sözleri şahsıma değil, yargının kurucu unsuru olan Barolar Birliği'nin de içinde bulunduğu yargıya sarf etti. Üzüldük, şaşırdık. Hangi cümle, hangi paragraf Başbakanı söylediği sözleri duymayacak hale getirdi acaba dedik.

"Sövüldük, sayıldık"

Yılda iki kez savunma konuşması yapıyoruz. İnsan hakları ihlallerinden söz ediyoruz, yılda 2 kere izin veriliyor buna. 7 gün 365 gün televizyon düğmesini her çevirdiğimizde siyasiler, Başbakan çıkıyor ama biz öyle değiliz. Kuşkusuz bir kısım sözümüzün karşılığı da iktidar olacak ama yapıcı kelimelerle aktarıyoruz, açıklıyoruz. Bu kadar yapıcı üsluba tahammülsüzlük gösterilmesi anlaşılamamaktadır. 'Kurumsal işbirliği gerek' diyoruz. 'Gelin kutuplaşmadan kaynaklanan yaraları saralım' diyoruz ve daha önce yapılan iyi olduğunu düşündüğümüz işler için teşekkür ediyoruz. Buna rağmen sövüldük, sayıldık. Cumhurbaşkanının şu ana kadar sessizliğini de üzüntüyle karşıladığımı belirtmek isterim. Sövülen, sayılan sözlerin desteklendiği anlamına mı geliyor, yoksa bize mi ulaşılamadı bilmiyorum.

"Kürsüye hamle yaptı, Cumhurbaşkanı kolundan tuttu"

Pozitif ayrımcılıktan söz ettik. 'Gereğini yapın' dedik, demeyecek miyiz? Bana şu sözleri hak ettiğimi söyleyin. Ben gerçekten birilerine 'edepsizlik yapıyor' demeyi kendime yakıştırmam. O yüzden konuşmayı başından sonuna dayandırdığımız, 'bizim sorunumuz iletişimsizlik sorunlarıdır' dememiz ne kadar doğruymuş ortaya çıktı. Erdoğan ayağa kalktı. O sırada duyuyorum: Cumhurbaşkanı Gül, “Oturun zaten bitti” dedi. Erdoğan ardından kürsüye hamle yaptı, Cumhurbaşkanı kolundan tuttu ve o sırada hakaretler devam ediyordu.

"Düşencemiz Anayasa'ya dayanıyor"

1 Mayıs yasağını hukuka aykırı olduğunu söylemeyecek miyim? Başbakan öyle görmeyebilir ama bu bizim düşüncemiz ve Anayasaya dayanıyor. 2011’de kutlamaları açmanın ne kadar doğru olduğunu kendi söylerken biz alkışlıyorduk. 'Yasaklama polisle vatandaşın karşı karşıya gelmesini sağlıyor' dedik. 'Yasak sebebiyle bu iklim doğuyor' dedik. 'Polislere özlük hakkı güvencesini verelim ki polisler hayır deme hakkını elde edebilsinler. İki dudak arasındaki sözle hareket etmesinler' dedik.

"Danıştay Başkanı söylemedi diye biz de mi söylemeyeceğiz"

Başbakanın hakaretlerle ayağa kalkması ve yürümesinin Van depremi açıklamasıyla arasında 10 dakika var. O sıra ayağa kalkmadı. Yarın sabaha kadar 3-4 saat sürdüğü iddia edilen konuşma 50 dakika sürmüştür. Süre 45 dakikadır. Ne kadar az hukuksuzluk yapılırsa bizim de konuşma süremiz o kadar azalır. Seneye daha az hukuksuzluk yapsınlar biz de çıkalım günümüz kutlu olsun diyelim inelim. Danıştay Başkanı bazı hukuksuzlukları görmezden geldi veya söylemedi diye biz de söylemeyecek değiliz.

'Devlet yıkılan konutların yerine mal sahiplerine konut verdi' dedik. Sonra kalan konutların bir kısmını da kiracılara kurayla tahsis etti. Afyon konuşmasına baktım Sayın Başbakan da aynı şeyi söylemiş. Bakın buraya kadar yalan yok. Bu konuşmada 'devlet konutu yapmadın' yok, 'elini uzatmadın' yok. '70 kadar aile var' dedik, 'Konut tahsis edilsin istiyorlar' dedik. 'Biz de sizlere yapacağınızı inanıyoruz' dedik. Paralel devletle mücadele! El insaf. 'Devlet içerisinde gayrı meşru yapılanma var' diyorsunuz. 'Biz ne gerekiyorsa destek verelim ama lütfen savunma refleksiyle hukuka aykırı düzenlemeler yapmayın. Çünkü bu düzenlemeler canavarlar yaratıyor. Bu bir uyarı hem de yapıcı bir uyarı kusura bakmayın bizim bunları söylemek görevimiz. Gezi’de ölenlerin acısını taşıyoruz' diyemeyecek miyiz? Bunun acısını yaşarsın, söylediğimiz bu. 'Gelin çözelim' dedik.

Ben şunu bekliyorum şimdi: İnsanlar okumadan saldırıya geçtiler. Anlamımıza yardımcı olun. Hangi satırı edepsizliktir, hakarettir. Uludere’den söz etmemiz, takipsizlik kararını anlamadığımızı söylemek mi edepsizlik? 'Faili meçhuller bulunsun demek' mi edepsizlik?

'Gelin çözüm bulalım' derken kıyamet kopmuştur. Bana yalan ve hakaret içeren cümleyi bulun cevap vereceğim.

"Danıştay ile polemiğe girmem"

Danıştay ile polemiğe girmem. Neden bu zamana kadar cevap vermediği belirlendi. Objektif gözlükle okuması lazım.Danıştay’ın karar verirken objektif gözlüğü taktığına inanmak isteriz. Danıştay’ın görevi tarafsız kalabilmektir. Konuğuna edepsiz, yalancı diyen kişi Başbakan da olsa yanında olmak değildir. Danıştay’ın Başbakan'a 'Neden bu cümleleri kurdunuz' demesini beklerim. Yalancı, edepsiz kelimeleri Danıştay Başkanı'na göre hakaret değilse bir şey diyemem.

Erdoğan’ın “tiyatro yaptı” sözleri

Erdoğan da konuşmasını daha önceden hazırlıyor, biz ona tiyatro yapıyor demiyoruz. Evet konuşmam daha önceden hazırlanmıştı.

"Başbakan başka cümle bulmalı artık"

Hukuki her konuda Başbakan ne hoşuna gitmiyorsa, 'Cübbeni çıkar' diyor. Cübbemizi onurla taşırız. Bana bu konuşmada siyaset içeriğini bulsunlar, göstersinler. 'Cübbeni çıkar' cümlesi miadını doldurmuştur. Başbakan artık başka bir cümle bulmalı. Ülkemin Başbakanına hiçbir şekilde kabul etmesek ve aynı seviyede cevap vermeyi ret etsek de bu konuda dava açmayı doğru bulmam. Bu olay milletin gözünün önünde cereyan etmiştir. Millet kimin ne dediğini sanırım görmüştür, bize bu yeter.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211