Gazetecinin doğrusu vardır, paraleli dikeyi yoktur
 Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Hükümet tarafından bazı gazetelerin haber alma özgürlüğünü kısıtlayan akreditasyon uygulamasını 'Garaib' diye nitelendirerek, “Keşke kalemini satan gazeteciler olmasaydı.” dedi. 

Cemiyetin Ankara genel merkezindeki kokteylin açılışında, mesleğin duayenlerine hitap eden Başkan Nazmi Bilgin, "Gazetecinin doğrusu vardır, paraleli yoktur." diye konuştu. 10 Ocak 1946 yılında kurulan cemiyetin kuruluş yıl dönümü, aynı zamanda çalışan gazeteciler günü münasebetiyle düzenlenen kokteylde konuşan Bilgin; akreditasyon, yandaş medya, gazetecilerin cezaevlerine atılması, basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar hakkında konuştu. 

"KALEMİNİ SATAN GAZETECİLER OLMASAYDI"

Bilgin, cemiyetin 1946'da kurulduğu günden bu yana gazetecilik ideallerinden taviz vermediklerini söyledi. Bilgin, şunları ifade etti: "Keşke küçük menfaatleri uğruna kalemleri satan gazetecilerin, gazeteci denilen kişilerin olmadığı bir günde size hitap etseydim. Keşke gazetecilerin yarın endişesi olmadığı bir Türkiye'de yaşasaydık. Keşke sabahın 6'sında tutuklanan gazeteciler olmasaydı. Dikey, yatay, düzlem, paralel gibi yapılar Türkiye'nin gündemde ve o yapı söyleminin temsilcileri gazeteci kisvesi altında gazetecilik yapıyor olmasaydı. Gazetecilerin bir gerçeği vardır; iki nokta arasındaki en kısa yol. Yani doğrusu vardır gazetecinin. Gazetecinin dikeyi, yatayı, paraleli yoktur."

"ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜNDE CEZAEVİNE ATILAN GAZETECİLER VAR"

Konuşmasında, fikirlerini açıkladıkları için sabahın erken saatlerinde yapılan operasyonlarla cezaevlerine atılan gazeteciler bulunduğuna dikkati çeken Bilgin, "Bugün Çalışan Gazeteciler Günü. Ama maalesef hala cezaevine atılan ve düşünceleri nedeniyle işten kovulan gazeteciler var. Gerçek gazeteciler ve çalışan gazeteciler kıyaslandığında, gerçek gazeteciler azınlıkta kalıyor." diye konuştu. 

"AKREDİTASYON GARAİBİ LİTARATÜRDEN KALKMALI"

Basın özgürlüğü sıralamasında, Türkiye'den ekonomik olarak daha yoksul ülkelerden çok daha geride olunduğunu kaydeden Bilgin, "Basın özgürlüğü demokrasinin olmazsa olmazıdır." dedi. Türkiye'de gerçek anlamda basın özgürlüğü olmadığını belirten Bilgin, "Akreditasyon denen uygulamayla, isteyen istediği gazeteciyi basın toplantısına alarak, istediği seyahate götürerek halkın haber almasını engelliyorlar." diye konuştu. Bilgin, gazeteciliğin son 60 yılın en sıkıntılı dönemini yaşadığını belirtti.

"KARAMSAR OLMAYIN"

Bilgin, çizilen tablonun kimseyi karamsarlığa sürüklememesi gerektiğini vurguladı. Gazeteciler Cemiyeti'nin 'Basın İçin Özgürlük' kampanyası başlattığını ifade eden Bilgin, bu kampanyayla tüm Türkiye'de yaşanan basın engellemelerini rapor edeceklerini dile getirdi.

Fransız Charlie Hebdo dergisine yapılan saldırıyı da kınayan Bilgin, “Bu saldırı düşünce özgürlüğüne, medyaya bir saldırıdır. Ülke yöneticileri radikalizm silahını başkaları için kullanırken, bir gün bu silahın kendilerine döneceğini bilmeli. Silahla mücadele hiçbir zaman basını susturamaz. Basın tarihi dünyada bunu göstermiştir. Bu tip olaylar insanların daha fazla bilinçlenmesine, demokrasiye inanmasını sağlıyor.” şeklinde konuştu. 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211