Gül, Aliyev onuruna yemek verdi...
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve eşi Mehriban Aliyeva onuruna Çankaya Köşkü'nde akşam yemeği verdi. Gül, Aliyev ve eşleri, konukları Büyük Resepsiyon Salonu'nun girişinde karşıladı. 

Yemeğe, TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve eşi Gülten Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve eşi Selma Yıldız, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ve eşi Melike Nur Kılıç, Aliyev'in heyetinde bulunan Azeri bakanlar, milletvekilleri, arasında Mustafa Koç, Ali Sabancı, Vuslat Doğan Sabancı, Ahmet Çalık, Fettah Tamince ve Candan Karlıtekin'in de bulunduğu iş dünyasının önemli isimleri, yabancı misyon şefleri, akademisyenler ile diğer davetliler katıldı. 

Cumhurbaşkanı Gül, yemekte yaptığı konuşmaya, "aziz kardeşim" diye hitap ettiği Aliyev ve heyetini Türkiye'de ağırlamaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek başladı.

Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk ziyaretlerinden birini Azerbaycan'a yaptığını ve her gidişinde büyük bir misafirperverlikle karşılandığını ifade eden Gül, Aliyev'in de bundan beş yıl önce olduğu gibi, cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonraki ilk resmi ziyaretini Türkiye'ye gerçekleştirdiğini belirtti. Gül, "Türkiye'yi tercih etmeniz hiç şüphesiz tesadüf değildir. Nezaketin ötesinde, çok daha derin bir anlama sahiptir. Bu tercihi, ebedi ve ezeli kardeşliğimizin nişanesi, stratejik ortaklığımızın müşahhas tezahürü olarak görüyoruz" diye konuştu. 

"Azerbaycan hepimizin vatanıdır" diyen Gül, tarih boyunca Türk milletinin gönlünde Azerbaycan'ın özel bir yeri olduğuna işaret etti. Cumhurbaşkanı Gül, "Sevinciniz sevincimiz, kederiniz kederimizdir. Aynı türkülerle duygulanır, aynı şairlerin şiirleriyle heyecanlanırız. Fuzuli'yi okurken siz nasıl derin bir anlam verirseniz biz de aynı şekilde anlarız" ifadesini kullandı.

-"Stratejik ortaklığı yeni projelerle ilerletmeliyiz"-

Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın, 20 yıl önce Azerbaycan'ı ziyareti sırasında "Acı ve hasret dolu yılları geride bıraktık. Bu yeni dönem, birlik ve beraberlik içinde ileriye doğru büyük adımlar atmak için tarihi bir fırsat teşkil etmektedir" dediğini anımsatan Gül, geriye dönüp bakıldığında, Türkiye ve Azerbaycan'ın bu tarihi fırsatı çok iyi değerlendirdiğinin görüldüğünü, Aliyev'in son 10 yılda gösterdiği güçlü liderliğin de bu süreçte büyük etkisi olduğunu kaydetti. 

Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kardeş ülkelerimiz, kısa süre içinde büyük gelişme kaydetmiştir. Siyasi ve toplumsal istikrarlarını, ekonomik ve beşeri zenginliğe dönüştürmüşlerdir. Umum Milli Lider, merhum Haydar Aliyev'in 'tek millet, iki devlet' şiarıyla güçlerini, halklarımızın ve bölgemizin yararına olacak şekilde birleştirmişlerdir.

İşte gerçekleştirildiği dönemde 'Asrın Projeleri' olarak gösterilen Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Bakü-Tiflis-Erzurum projeleri, bu zihniyet ve dinamizmin ürünüdür. Bu hatlar, 'barış' anlamına gelen 'Hazar'dan dünyaya sadece petrol ve gaz değil barış, refah ve istikrar da taşımaktadır. Bu müşterek vizyonumuzun kapsamını, daha da genişletmek kararlılığındayız.

'Modern İpek Yolu' olarak adlandırılan Orta Hat'tın en kritik parçalarından olan 'Bakü-Tiflis-Kars' demiryolu önümüzdeki yıl inşallah tamamlanacaktır. Hattın bir başka önemli unsuru olan Marmaray'ın açılışını ise 29 Ekim'de gerçekleştirdik. Çok yakında bu projeyle Londra ile Pekin, Hazar üzerinden demiryollarıyla birbirlerine bağlamış olacaktır. Aynı şekilde Güney Gaz Koridoru'nun çok önemli bir parçası olan Trans Anadolu Boru Hattı'nı (TANAP) da süratle hayata geçirmeliyiz. Hiç şüphesiz bunlar, Hazar'ın dünya ile bütünleşmesini pekiştirecek, 21'inci yüzyıla damgasını vurmaya aday projelerdir.

Bundan sonra yapmamız gereken, kederde olduğu kadar sevinçte de ortak olan kardeş ülkelerimiz arasındaki stratejik ortaklığı, Zatıdevletlerinin liderliği altında, yeni projelerle daha da ilerletmektir."

-"Dostluk ve kardeşliğimizin altın yıllarını yaşıyoruz"-

Azerbaycan'ın, ikili ilişkiler kadar, kardeş Türk cumhuriyetleri arasındaki işbirliğinin kurumsal bir çerçevede geliştirilmesinde de öncü olduğuna vurgu yapan Gül, sekretaryası İstanbul'da bulunan Türk Konseyi'nin kurucu anlaşmasının 2009'da Nahçıvan'da düzenlenen zirvede imzalandığını, Azerbaycan'ın bu yıl ağustos ayında Gebele'de yapılan zirveyle Türk Konseyi dönem başkanlığını devraldığını hatırlattı.  

Türk cumhuriyetleri arasında kökleri tarihi geçmişe dayanan dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin temelinde ortak dil, inanç, tarih, kültür ve değerler olduğuna dikkati çeken Gül, bu dostluk ve kardeşliğin somut projelerle müşterek çıkarlara cevap verecek bir ortaklığa dönüşebilmesi için vizyoner ve dirayetli liderlere her zaman ihtiyaç duyulduğunu, bu bakımdan da Aliyev'in oynadığı rolün her türlü takdire şayan olduğunu belirtti. 

"Ne mutlu bize ki Kafkas İslam Ordusunun, Ermeni ve Bolşevik işgali altındaki Bakü'yü kurtarmasının 95. ve Azerbaycan'ın bağımsızlığa yeniden kavuşmasının 22'nci yıldönümünde, dostluk, kardeşlik ve işbirliğimizin 'altın yılları'nı yaşıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Gül, Azeri şair Bahtiyar Vahapzade'nin iki ülke ilişkilerinin bugününü ve yarınını "Bir ananın iki oğlu / Bir ağacın iki kolu / O da ulu, bu da ulu / Azerbaycan, Türkiye" dizeleriyle anlattığını ifade etti. 

Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasını Türk-Azeri ilişkilerinin parlak geleceğine olan inancını dile getirerek bitirdi. 

-"Bizim dostluğumuz, kardeşliğimiz sarsılmazdır"-

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev de kendisine ve heyetine gösterilen misafirperverlik için teşekkür ederek konuşmasına başladı. Bugünün kendisi için tarihi nitelik taşıdığını, "kardeş ülkenin en ali mükafatı olan Devlet Nişanı" ile taltif edilmekten büyük şeref duyduğunu ifade eden Aliyev, iki ülke ilişkilerinin gelişmesi için gösterdiği çabaya verilen değerin bu nişanla gösterildiğini söyledi. Aliyev, "Türkiye'de Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan gibi kardeşleri olmasından büyük memnuniyet duyduğunu" belirtti.

"Bizim dostluğumuz, kardeşliğimiz sarsılmazdır" diyen Aliyev, asırlar boyu bir arada yaşayan Türk ve Azerbaycan halklarının tarihi gelişmeler sonucunda ayrı düştüğünü, bu süreçte halklar arasında hiçbir irtibat kurulamadığını ancak kalplerde yaşatılan sevgi ve karşılıklı saygı sayesinde yeniden bir araya gelindiğini anlattı. 

Azerbaycan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkenin Türkiye olduğunu hatırlatan Aliyev, "Bugün ben tam eminim ki dünyada iki böyle ülkeler yoktur ki birbiriyle bu kadar sık bağlı olsun" dedi. 

İki ülke ilişkilerinin daha gelişmesi için çalışmalarını sürdüreceğini dile getiren Aliyev, sözlerini "Yaşasın Türkiye, yaşasın Azerbaycan" diyerek bitirdi. 

Cumhurbaşkanı Gül ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, yemeğe, bugün kendilerine tevcih edilen nişanların rozetlerini takarak geldi.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211