Alexa

Kalın; Türkmenlerle Özel Bir İlişkimiz Var!

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Halep'te yaşananların herkesi kaygılandığını belirterek; ​“Rejim Halep’te açıkça bir insanlık suçu ve savaş suçu işlemeye devam etmektedir” dedi.

Kalın; Türkmenlerle Özel Bir İlişkimiz Var!
08 Aralık 2016 Perşembe 15:44

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen basın toplantısında ; "Sincar bağlamında PKK’nın oradaki mevcudiyeti hepimiz için büyük bir endişe kaynağı olmaya devam etmektedir. ‘Yezidileri DEAŞ’a karşı savunuyoruz’ bahanesiyle PKK’nın orada alan açmaya çalışması asla ve asla kabul edilemez” olduğunu kaydetti.

HALEP'TE AÇIKÇA İNSANLIK SUÇU İŞLENİYOR


İbrahim Kalın, özellikle Suriye sahasında Halep’te yaşanan insanlık suçu hadiselerin herkesi kaygılandırdığını vurguladı. Kalın;“Rejim Halep’te açıkça bir insanlık suçu ve savaş suçu işlemeye devam etmektedir. Nitekim rejimin başındaki kişinin bugün basına yansıyan açıklamalarından da gördüğümüz kadarıyla rejim hiçbir ateşkese, hiçbir formüle açık değildir. Bu da aslında Halep’te ve diğer bölgelerde rejimin asıl niyetinin ne olduğunu açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bu insanlık dramına bir dur denmesi için bütün uluslararası kuruşların adım atması gerekiyor. Bizim özellikle bu noktada Rusya ile yürüttüğümüz yoğun bir diplomasi trafiğimiz var. Cumhurbaşkanımızın bu konuyla ilgili Putin ile 3 telefon görüşmesi yaptı. Dün Rusya’dan dönen Başbakanımız da bu konuları ele aldı. Bizim çağrımız çatışmaların bir an önce durması, insani yardımların bir an önce ulaştırılmasıdır. Bu çerçevede Türkiye olarak biz insani yardımlar konusunda üzerimize düşen görevi yerine getirmeye devam edeceğiz” dedi.

ABD YETKİLERİYLE DÜZENLİ OLARAK GÖRÜŞÜYORUZ

Türkiye’nin desteğiyle yürüten Fırat Kalkanı Harekatı’nın planlandığı şekilde devam ettiği bilgisini veren Kalın, “Mümbiç noktasında bizim YPG’nin, PYD’nin bütün unsurlarının buradan çekilmesi yönündeki tavrımız nettir. Bu konuyu da ABD’li yetkililerle düzenli olarak görüşüyoruz. Bize verilen sözler çerçevesinde Mümbiç’ten şuana kadar YPG organlarının tamamının çekilmesi gerekiyordu. Biz kendi kaynaklarımızdan bunu teyit edene kadar bu konudaki ısrarımızı sürdüreceğiz. Genel olarak Mümbiç’in DEAŞ’tan temizlenmesi, tıpkı Cerablus’un temizlenmesi gibi mutluluk verici bir hadisedir. Mümbiç’in bundan sonra Yerel Kent Konseyi tarafından yönetilmesi bundan sonraki hedefimizdir. Bunu yapabilmek için terörle iltisatlı hiçbir grubun orada bulunmaması büyük önem arz ediyor. Bir terör örgütünü bir başka terör örgütüyle bertaraf etmeniz mümkün değildir. Terörle mücadelede tutarlılık ve kararlılık esastır. Rakka ile ilgili bakış açımızda aynıdır. Rakka’nın izole edilmesi konusunda bir operasyon devam ediyor. Fakat Rakka DEAŞ’ın Suriye’deki en önemli üssüdür. Burayla ilgili operasyonunda büyük bir hassasiyetle yürütülmesi önemli” dedi.

“Musul bağlamında da DEAŞ ile mücadele yoğun bir şekilde devam ediyor. Irak’ta Musul, Telafer ve Sincar hattında özellikle bu üç şehirdeki hareketliliği çok yakından takip ediyoruz” diyen Kalın şunları kaydetti:

TÜRKMENLERLE ÖZEL BİR İLİŞKİMİZ VAR

“İlgili arkadaşlarımız Irak makamlarıyla temas halinde. Musul’da operasyonun şuana kadar planlandığı şekilde devam etmesi memnuniyet vermesi. Fakat şuana kadar Dicle nehrinin doğusu büyük oranda temizlenmiş durumda. Şehrin asıl nüfus yoğunluğunun olduğu Dicle’nin batısına geldiğimizde burada daha yoğun ve zorlu bir çatışmanın olacağını anlaşılıyor. Şuanda da bu yaşanıyor. Sivil kayıpların önlenmesi için azami hassasiyetin gösterilmesi büyük önem arz ediyor. Telafer ile ilgili olarak da daha önce Haşdi Şabi’nin Telafer’e girmesi ihtimaline karşılık hassasiyetlerimizi ifade ettik. Şii milis grupların Telafer’e girmesi mezhebi gerginliği arttıracak. Şehrin huzura kavuşması yerine yeni çatışmaların ortaya çıkmasına neden olabilecektir. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı uyarıların karşılık bulması memnuniyet verici. Irak hükümeti de Haşdi Şabi’nin Telafer’e girmeyeceği yönünde açıklamalar yaptı. Telafer’in kurtarılması ve DEAŞ sonrası Telafer’in yönetilmesi ve imarı konusunda Şii ve Sünni Türkmenlerden oluşan 2 bin kişilik bir gücün oluşturulması kararı memnuniyet vericidir. Bu çerçevede dün bildiğiniz gibi Sayın Cumhurbaşkanımız Irak, Türkmenlerinden oluşan geniş bir kitleyi kabul etti. Bu heyetin birlik ve beraberliği aynı zamanda Türkmenlerin Irak’taki birliği açısından büyük önem arz ediyor. Dünkü toplantıda memnuniyet verici sonuçlarla ayrıldık. Bizim Türkmenlerle özel bir ilişkimiz vardır. Irak’ın bütünlüğü içerisinde Türkmen kardeşlerimizle bu yakın ilişkimizi devam ettireceğiz. Irak’ın toprak bütünlüğü ve egemenliği konusundaki bakış açımız bellidir. Musul,Telafer, Sincar operasyonları devam ederken DEAŞ sonrası durumla ilgili de ihtimaliyet planlarının yapılması, şehirlerin yeniden imar edilmesi, insani yardım gönderilmesi konusunda da biz gerekli tedbirleri almış bulunuyoruz. Sincar bağlamında PKK’nın oradaki mevcudiyeti hepimiz için büyük bir endişe kaynağı olmaya devam etmektedir. ‘Yezidileri DEAŞ’a karşı savunuyoruz’ bahanesiyle PKK’nın orada alan açmaya çalışması asla ve asla kabul edilemez. Sincar’ın bir ikinci Kandil olmasına Türkiye olarak biz müsaade etmeyiz. Bu konuda hem ıraklı makamlarla hem de yerel aktörlerle temaslarımız devam etmektedir.”


 

Kaynak: Kaynak: İHA


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.