KCK'dan Kobani Açıklaması...
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Kobani'deki son duruma ilişkin açıklama yaptı.AK Parti hükümetinin Kobani direnişine karşı olumsuz politikalardan vazgeçmediğini belirterek IŞİD’e verilen desteğin de sürdüğü iddia edildi. 


Irak Kürdistanı'nın Kobani’ye peşmerge gönderme kararının önemli olduğuna işaret edildi. "Yürütülecek birlikte mücadele Kürt Ulusal Birliğinin ve Ulusal Kongrenin gerçekleşmesine de hizmet edecektir” denildi.

Açıklama şöyle devam etti:

“AKP iktidarının bu gelişmeler karşısındaki karşıt politikaları ve tepkisi Kürtlere yaklaşımının dışa vurumu olmaktadır. Çünkü AKP iktidarı Rojava Devrimi ve Kobani direnişine karşı yürüttüğü olumsuz politikalardan vazgeçmiş değildir. AKP’nin bütün çabası Rojava’da halkımızın diğer halklar ve kültürlerle birlikte ortaya çıkardığı demokratik irade ve statüsünü tasfiye etmektir. Rojava Devriminin özgürlükçü ve demokratik karakterinin kendisinin çözümsüzlükte ısrar eden politikalarını teşhir etmekte ve Kürt karşıtı anlayışını gözler önüne sermektedir.

Kobani direnişinin yaratacağı sonuçların önüne geçmek için tüm imkanlarını seferber ederek PKK ve PYD karşıtı bir sonucun ortaya çıkması için çalışmaktadır. Kendisinin PKK ve PYD karşıtlığına başkalarını da ortak etmek istemektedir. AKP bu politikalarıyla sadece Kürt halkının demokratik iradesine karşı değil, aynı zamanda Rojava Devrimi içinde yer alan ve Rojava Devrimini demokratik Suriye’nin umudu olarak gören Arap, Süryani, Êzıdî, Ermeni, Türkmen halklarına karşı da düşman bir politika izlemektedir.

AK PARTİ'NİN ORTADOĞU POLİTİKASI ÇÖKMÜŞTÜR

AKP’nin Ortadoğu ve Rojava politikası çökmüştür. Kürt halkının direnişi ve uluslararası siyaset karşısında ciddi biçimde zorlanmaktadır. Fakat buna rağmen politikalarını değiştirip başta Kürt halkı olmak üzere tüm halklar ve inançlarla kardeşliği getirecek bir politikaya yönelmemiştir. IŞİD’e verdiği destek, Kobani politikası, Erdoğan’ın “Kobani düştü düşecek” söylemleri, PKK’yı IŞİD’le özdeşleştiren değerlendirmeleri ve PYD’yi terörist ilan etmesi halkımızda ve tüm devrimci demokratik güçlerde büyük bir öfke patlamasına neden olmuştur.

Halkımızın Kobani direnişine destek vermek için ayağa kalkmasından dersler çıkarmadığı görülmektedir. Özellikle IŞİD’e sunduğu destekten vazgeçmemesi, hala Kobani Direnişinin yenilmesini isteyen politikalarda ısrar etmesi AKP’nin gerek Kürt sorununun çözümünde, gerekse Kobani politikasında bir zihniyet değişikliğine gitmediğini ortaya koymaktadır. Önder APO’nun sağduyulu tüm çağrı ve yaklaşımlarına rağmen yaygın tutuklamalara gitmekte ve geliştirdiği baskı ve operasyonlarla halkımızın iradesini kırmaya çalışmaktadır. Polise daha çok tutukla, gözaltına al ve öldür anlamına gelen yeni güvenlik yasaları AKP’nin Kürt sorununda bir çözüm iradesi olmamasının ortaya çıkardığı bir çıkmazı ifade etmektedir. Kürt sorununun çözümünde adım atma yerine bu tür yasalara yönelmesi, halklarımız açısından büyük sorunlar yaratacak durumlar ortaya çıkarmakla kalmayacak, AKP hükümetini de çözümsüzlükte bitirecek bir rol oynayacaktır.


2011 ve 2012 yıllarında Kürdistan ve Türkiye’de yaşanan gerilimli sürecin önemli bir nedeni tamamen politik amaçlı geliştirilen KCK tutuklamaları olmuştur. Şimdi aynı zihniyetle asayiş ve güvenlik adı altında benzer operasyonlar yapılmaktadır. AKP’nin KCK operasyonları ve sonraki süreçte yaşananlardan ders çıkarmadığı anlaşılmaktadır. Kürdistan’ın dört parçasında, Türkiye’de ve Avrupa’da Kobani’deki Direnişi desteklemek amaçlı geliştirilen serhıldanlardan sonra yaygın bir şekilde yapılan operasyon ve tutuklamalar KCK operasyonları zihniyetiyle yapılmaktadır. Bu tutuklamalarla Halkımızın iradesini kırmak ve Kürt sorununun çözümünü getirmeyen palyatif adımlarla kültürel soykırımcı sömürgeciliği sürdürmeyi hedeflemektedir.

Halkımızın iradesini kırmaya ve bu temelde Kürt sorununda çözümsüzlüğü sürdürmeye yönelik bu siyasi soykırım operasyonları ve tutuklamalara karşı halkımızın meşru savunma hakkını kullanması doğaldır. KCK olarak daha önce yaptığımız açıklamada her tutuklamanın bir direniş ve serhıldan nedeni olduğu ortaya konulmuştur. İmralı’da görüşmelerin yürütüldüğü bu süreçte bu tutuklamaların yapılması, Önder APO ile yapılan görüşmelere karşı da gayriciddi bir yaklaşım olmaktadır. Halkımız AKP’nin bu zihniyeti ve uygulamalarına karşı elbette sessiz kalmayacaktır. Her tutuklamayı bir direniş nedeni olarak görüp mücadelesini yükseltecektir. Bu mücadele, Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşmekten kaçınan AKP hükümetine karşı Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşme mücadelesinin parçası olarak gelişecektir.

AKP hükümeti KCK operasyonlarını farklı bir örtü altında sürdürerek gerilim ve çatışma ortamını canlı tutmaktadır. Anlaşılıyor ki geçmişte KCK operasyonları yaparken ileri sürdükleri gerekçelerle bu tutuklamalar yapılmaktadır. Bu yaklaşım geçmişteki KCK operasyonlarının da AKP lideri ve hükümetinin kararı ve iradesiyle gerçekleştiğini ortaya koymaktadır. Bu tutum karşısında sadece Kürt halkı değil, tüm demokrasi güçleri mücadele vermeli, AKP'nin antidemokratik politikalarını etkisizleştirerek Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun demokratik siyasal çözümünün önünü açmalıdır.”

Al Jazeera Arapça kanalına konuşan Salih Müslim, Kobani'ye IŞİD ile savaşmaya gitmesi beklenen ÖSO üyeleriyle ilgili olarak, "Erdoğan'ın ÖSO ile alakalı söylediğiyle ilgili, evet onlarla iletişim halindeyiz şu an. Fakat sayı söylendiği gibi bin 300 değil. Bununla ilgili görüşmelerimiz sürüyor" dedi. 




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211