Kerry'nin Moskova ziyareti ardından
Başika'daki Türk Kuvvetlerine IŞİD terör örgütü tarafından yapılan saldırının ardından, ABD'den önce suyuna tirit 2 satırlık bir kınamaaçıklaması geldi. Vakit kaybedilmeden Başkan Yardımcısı Joe Biden'in, Bağdat'ın onay vermediği Irak'taki Türk askerlerinin geri çekilme çağrısı üstüne basa basa yinelendi.

ABD ve Rusya "Suriye"de anlaştı. ABD ve Rusya, Viyana'da temelleri atılan Suriye çözüm sürecinin yol haritasının Cuma günü(bugün) New York'ta düzenlenecek toplantının ardından BM tarafından benimseneceğini açıkladı.

Ana başlıklarıyla tüm bu gelişmeler 24 saatlik bir zaman dilimine sığdırıldı. Biz ise "hendek operasyonları"ile meşguldük. Gözlerimiz televizyonlardaki çatışma görüntülerinde ve ajanslardan gelen fotoğraflardaydı. Resmî açıklamalara pür dikkat kesildik. Yıllardır "çözüm sürecinin" hoşgörüsüyle bir nevi yarı resmî müsaade ile kazdırılan hendeklerin, teröristlerin eline geçen şehir merkezlerinin sonunun ne olacağına(!) dikkat kesildik.

Milletçe seyretmeyi pek severiz ya!.. Aynen öyle...

Biz, hendek atlama egzersizleri yaparken ABD ile Rusya Türk milletine ölüm çukuru kazıyor... Diplomasi koridorlarına dalmadan, yüksek ve boş geğirtili diplomatik analizleri aktarmadan Şırnak gerçeğindendevam edeceğim.

"Editör masası"nda üretilen kopyala-yapıştır açıklamaları her zamanki gibi kulak arkası edip bölgedeki güvenilir kaynaklara başvurdum. Cizre ve Silopi'de neler oluyor diye sordum. Üst düzey bürokrat kaynağım, şok bir cevapla başladı bilgi vermeye;

"Sabah saatlerinde PKK okulları tatil etti. Şırnak Üniversitesi de dahil. Dolmuşlar, servisler çalışmıyor. Esnaf kepenk kapattı. Bazı öğretmenler ve öğretim görevlileri görev yerlerine ulaşabildi ama öğrenciler gelmediği için boş oturuyorlar." Kulaklarıma inandım ama gazetecilik şüphesi ile tekrarladım; "Bir yanlışlık yok. PKK okulları tatil etti öyle mi?" diye. "Ne Rektör'ün ne Millî Eğitim Müdürü'nün talimatı var. Ne de tatil olduğuna dair bir yetkili telefonu..." diyerek cevabını tekrar etti kaynağım.

Cizre ve Silopi'de devam eden operasyonlar hakkında bilgi alalım derken Şırnak merkez ile ilgili şu bilgileri verdi kaynağım;

"Dün gece (Çarşamba) büyük bir patlama sesi duyduk. Ne olduğu hakkında bilgi yok. Şehir ölü. Burada da sokağa çıkma yasağı ilan edilecek diye halk marketlere koştu. 10-15 günlük stok yapıldı. Şehir merkezinde teröristler dolaşıyor. Kimse bir şey yapmıyor. Bu tabloyu anlamak, anlatabilmek de imkânsız. Katırlarla malzeme sevkiyatı hâlâ devam ediyor."

Bürokrat kaynağımın "gerçeklerin bilinmesi için" bir ricası oldu;

"Geçenlerde, 'polis kız öğrenci yurdunu bastı' diye haberler çıktı. Bunların hepsi yalan. Kız yurdunu basma falan yok. Olay şöyle oldu; Cizre'deki operasyonları protesto etmek amacıyla yaklaşık 15 kişilik bir öğrenci grubu, kız yurdundan çıkmış ve yürüyüş yapıyorlardı. Polis gaz sıkarak bu grubu dağıttı. Hepsi bu."

Cizre ve Silopi'den devam edelim;

"Cizre'ye 700 kadar teröristin ve birçok mahalleye Doçkaların yerleştirildiğini yaklaşık 2 ay önce Ankara'ya bildirmiştik. Kobani'den geçişler hâlâ devam ediyor. Öldürülenlerin yerine aynı gece en az 2 katını getiriyorlar. Gelenlerin hepsi Kanaslı. Sizin seyrettiğiniz televizyonları bizler de burada seyrediyoruz ama beyaz camdan gördüklerimiz ile burada gördüklerimiz, bildiklerimiz birbirini tutmuyor. Cizre'nin tüm dış mahallelerine hâlâ terör örgütü PKK hâkim. PKK paçavraları dalgalanıyor. Yafes Mahallesi'ndeki dev boyuttaki PKK paçavrası hâlâ yerinde duruyor."

Daha fazlasına gerek olmadığı için burada kesiyorum. Görüşmemizin sonuna doğru kaynağım önüne gelen bir bilgi notunu okudu ve şunu söyledi;

"Şu anda Jandarma şehre giriş ve çıkışı kesmiş..."

Oslo'nun mimarlarının, İmralı'nın diyalogcularının, Öcalan severlerin, Barzani ile gurur duyanların, kitarcı-sazcı kardeşlerin yıllardır tezgahladığı algı operasyonlarına girmeyi şu anda hiç mi hiç istemiyorum. İçim elvermiyor!.. Sizlerin de psikolojinizin kaldırmayacağına inanıyorum. "Yeni bir tiyatro mu" diye de sormayacağım. Bildiğim tek ve kesin bir gerçek var; Kahraman Türk polis ve askeri, ülkesi ve milleti için gözünü kırpmadan can veriyor. O asil kahramanların moralleri bozulsun istemiyorum.
Ahmet Takan'ın Yazısı devamı




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211