Kılıçdaroğlu: Davutoğlu'nun bir kolu koptu, ikinci kolunu bekliyoruz
 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Yolsuzluk yapan kardeşimiz de olsa kolunu koparırız." diyen Başbakan Ahmet Davutoğlu'na soruşturma komisyonunu hatırlatarak, "Şimdi Davutoğlu’nun bir kolu gitti. İkinci kolunu bekliyoruz." dedi. 

TBMM'de AK Partili 4 bakan hakkında kurulan Soruşturma Komisyonu'nun, dün kararını 5 Ocak tarihine ertelemesine ilişkin, "Komisyon toplanacak bakalım ne olacak." diyen Kılıçdaroğlu, tüm bu yaşananlar dolayısıyla Türkiye'nin hem uluslararası alanda hem uluslararası kuruluşlar nezdinde büyük itibar kaybına uğradığını vurguladı.

CHP Parti Meclisi, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Kılıçdaroğlu, toplantı öncesinde basına açık bölümde bir konuşma yaptı. Konuşmasının başında, TBMM Soruşturma Komisyonu'nun dün aldığı erteleme kararına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, ardından AK Parti'nin 14 Ağustos 2001 yılında yayınladığı parti programından 15 maddeyi okudu. "Akşam bir kez daha baktım, yolsuzluklar konusunda ne söylemişler, hangi vaatlerde bulunmuşlar diye. Benim görevim hatırlatmak. Bir siyasal partinin tutarlılığı, yazdıklarıyla yaptıkları örtüşürse tutarlılık vardır. 15 madde halinde sizinle bunu paylaşmak istiyorum." diyen Kılıçdaroğlu, her okuduğu maddenin ardından da değerlendirmelerde bulundu.

"BİR HÜKÜMETİN BİR DEVLETİ NASIL SOYDUĞUNA ŞAHİT OLDUK"

Konuşmasında, 17-25 Aralık sürecine de değinen Kılıçdaroğlu, "17-25 Aralık sürecinde bir hükümetin bir devleti nasıl soyduğuna tanık olduk. Bir hükümet, görevi bir devleti soymak. Dönemin başbakanı, bütün ailesi, bakanları, bütün bu kirli ilişkideydi. 12 yılda yolsuzlukla mücadele eden değil yolsuzluktan beslenen bir siyasal iktidar ile karşı karşıyayız. Bütün yurttaşlarımın bu gerçeği bilmesi lazım." diye kaydetti.

"YOLSUZLUKLAR KONUSUNDA PARALEL DEVLET OLUŞTURULMUŞ"

AK Parti ile yeni bir devlet modelinin ortaya çıktığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Nasıl yolsuzluk yapılır, devlet nasıl soyulur, hükümetin temel görevlerinden birisi haline getirildi. Düşünün. 'Oğlum paraları sıfırla’ diyen kişi dönemin başbakanıydı. İran vatandaşı Rıza Zarrab'a ‘Senin önüne yatarım’ diyen kişi dönemin içişleri bakanıydı. Savcılara telefon edip ‘yolsuzluk dosyasını kapatın' diyen kişi adalet bakanıydı. Polislere telefon edip 'savcının dediklerini yapmayın, gerekirse onu da içeri alın' diyen kişi dönemin başbakanlık müsteşarıydı, şimdi bakan. 'Ben ne yaptımsa başbakanın dediklerini yaptım. Niye ben istifa edeceğim. İstifa edecek birisi varsa o da dönemin başbakanıdır' diyen kişi, aynı kabinede görev yapan kendi bakanıydı. Demek ki yolsuzluklar konusunda bir paralel devlet oluşturulmuş ve bunlar kendi dünyalıklarını yapıyorlardı." ifadelerini kullandı.

"DAVUTOĞLU'NUN BİR KOLU KOPTU İKİNCİ KOLU BEKLİYORUZ"

Kılıçdaroğlu, bir başka maddeyi de şöyle okudu: "Adalet ve Kalkınma Partisi’nin programında yazıyor. Sözümüz ile özümüzün bir olduğunu en iyi halkımız bilmektedir. Yazdıkları bu, yani sözleri. Özleri ne? Yaptıkları yolsuzluklar. Şimdi sözleri ile özleri bir olmayanların inançları konusunda size yaptıkları da bilin ki tam tersidir. Size din iman edebiyatı yapıyorlar, sizi kandırmaya çalışıyorlar. Köşeyi döndükten sonra akıllarında ne din var ne iman. Mevlana çok güzel bir şey söylemiş. 'Ben sana ne diyeyim, çoban ol dedik kurt oldun. Bekçi ol dedin hırsız oldun.' Bugüne ışık tutuyor Mevlana. Çoban ol diyoruz kurt oluyor koyunları yemek için. Bekçi ol diyoruz, bekçi olduğun yerin malını çalmaya çalışıyorsun, hırsız oluyorsun. Söyledikleri ve eylemleri taban tabana zıt. Yazdıkları ve yaptıkları taban tabana zıt bir siyasal iktidarla karşı karşıyayız. Çıksın Sayın Davutoğlu, desin ki ey Kılıçdaroğlu, sen yanlış metin okuyorsun ve biz öyle bir metin yazmadık veya çıksın desin ki sizin bu anlattıklarınızın hiçbirisi doğru değil. Dün ne diyorlardı? 'Yolsuzluk yapan kardeşimiz de olsa kolunu koparırız.' Şimdi Davutoğlu’nun bir kolu gitti. İkinci kolunu bekliyoruz. Soruşturma Komisyonu toplanacak, bakalım ne olacak." dedi. Kılıçdaroğlu, tüm bu yaşananlar dolayısıyla Türkiye'nin hem uluslararası alanda hem uluslararası kuruluşlar nezdinde büyük itibar kaybına uğradığını vurguladı.

"DİN İMAN ADINA SOYULMAYI HAK ETMİYORUZ"

Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonunda ise eski başbakanlardan Bülent Ecevit'in, 1977 yılında yayınladığı bir yılbaşı mesajını okudu: "Türkiye zengin bir ülke, güçlü bir ülke. Soyulmayı hak etmiyoruz. Hele hele din iman adına soyulmayı hak etmiyoruz. İnancımıza yapılan en büyük kötülüktür bu. O nedenle diyorum, 2015 umut yılıdır. Çünkü seçim yılıdır. 1977'de Bülent Ecevit yılbaşı dolayısıyla bir mesaj yayınlamış. Halkımız için acılarla dolu, özgürlük uğruna, demokrasi uğruna verilmiş kurbanlarla dolu bir yıl sona ererken, bir umut yılı başlıyor ülkemizde. Ekonomide de uluslararası alanda da yitirilmiş olanaklarla dolu bir yıl kapanırken, her olanağın açılabileceği bir yıl başlıyor. Karanlık bir yıl tükenirken, giderek aydınlığa dönüşecek bir yıl başlıyor. Işık yılına, umut yılına giriyoruz 1977 ile. Seçim yılıdır çünkü bu yıl. Silahlara karşı oy yılıdır. Zorbalara karşı halk yılıdır. Haksızlığa karşı hak yılıdır." Aynı mesaja imzamızı atıyoruz."


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211