Kocaoğlu, madenlerini kapatalım, patates üretelim'
 Bir dönem Uluslararası Çalışma Örgütü (International Labour Organisation-ILO) yönetiminde yer alan Emre Kocaoğlu, maden kazaları ile ilgili çarpıcı bir teklifte bulundu:

Madenler teknokent oldu


"Kömürlerimiz, enerji ve kalori değerleri olarak çok değil. Yani kömürü çıkarıyoruz, çıkarıyoruz; fayda yok. Onun için kömür madenlerini kapatalım, patates üretelim." Türkiye'nin mevcut haliyle kömür madenciliği yapmasını 'fayda' sağlamadığını vurgulayan Kocaoğlu, bunun yerine Maastricht modelini önerdi. Kocaoğlu, “Avrupa Birliği (AB) kriterlerinden bildiğimiz Maastricht Hollanda’nın bir şehridir. Orada kömür madenlerinin yerini bilim ve teknokent alanları aldı. Madenler teknokent oldu.” dedi.

Avrupalı ocakları kapatıyor, nükleere yöneliyor

Soma, Ermenek faciaları Türkiye'de yapılan kömür madenciliğini bütün yönleriyle tartışmaya açtı. Madenlerin ekonomide rolü, istihdamda yeri sorgulanmaya başladı. Özellikle madencilik sektörünün ıslahı ile iligili pek çok farklı görüş dile getirilirken 21. Dönem Milletvekili ve eski ILO Yönetim Kurulu Üyesi Emre Kocaoğlu'ndan farklı bir açıklama geldi. Avrupa’nın madenleri terk ettiğinin altını çizen Kocaoğlu, “Avrupalı ocakları kapatıyor, nükleere yöneliyor. Türkiye de böyle yapmalı. Ama bir ülkede madenlerin terk edilmesi için yüzde 20-25 oranında nükleer enerji olmalı.” ifadelerini kullandı. İngiltere, Almanya ve Hollanda’da maden sayısının en aza indirildiğine dikkat çeken Kocaoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Çok iyi örnekler var, yani AB kriterlerinden bildiğimiz Maastricht Hollanda’nın bir şehridir. Orada kömür madenlerinin yerini bilim ve teknokent alanları aldı. Kömür madenleri teknokent oldu. İlle de ILO’dan ediliyorsa benim ricam şu; ILO’nun sözleşmelerini alalım ama alıp da uygulamamak yerine planlamalara gidelim, Maastricht modelini devreye koyalım. Kömürlerimiz, enerji ve kalori değerleri olarak çok değil. Yani kömürü çıkarıyoruz, çıkarıyoruz; fayda yok. Onun için kömür madenlerini kapatalım, patates üretelim."

Kocaoğlu, bir dönem yönetim kurulu üyeliği yaptığı ILO'nun öngördüğü maddelerin Türkiye’de maden alanında uygulamadığından yakınırken, "Maddelerin uygulanmama nedeni nedir? Bu maddeler laf olsun diye mi var?” diye sordu ve şöyle devam etti:

“Gerçi, ILO sözleşmesini 30 defa paraflasanız da kazalar olur. ILO’yu kimler uygulayacak? Bir kere ILO güçlü kurumları, yapıları öngörür. Almanya’da şirket elemanlarının karara katılma modeli vardır. AB bunu esas alıyor. Buna göre bütün şirketlerde komiteler vardır. Bu komiteler her konuda fikir üretir, elemanları uyandırır, sendikayı uyandırır. Bu komiteleri devreye almaya var mısınız? Türkiye AB ‘ye girdiğinde bu komiteleri devreye alma durumunda. Bundan söz eden yok. AB’nin kanunudur, bu. ILO sözleşmesinin uygulanıp uygulanmadığını denetleyen bunlardır. Bu komiteleri devreye alalım, Türkiye’de. Ondan sonra kazalar olup olmayacağına bakalım."

“SENDİKALILAŞMA ORANI GERİLİYOR, FACİALAR ARTIYOR“

Emre Kocaoğlu, maden ve asansör facialarının en önemli nedeninin sendikasızlaşma olduğunu öne sürdü. "Maalesef sendikalılaşma oranı daralıyor, facialar artıyor." diyen Kocaoğlu, 2000’lerin başında sendikalı sayısının 2,5 milyonu bulmuşken, şu an bütün sendikalar ele alındığında aidat ödeyen sayısının ancak 700-800 bini bulacağını belirtti. Kocaoğlu, "Sendika yığınlarla etkindir. Bu yığınlar katledildiyse, tırpanlandıysa sendikanın etkinliği daralmıştır. Ne diyorlar ‘Soma’da sendika vardı ama kaza oldu; evet Soma’da sendika vardı ama iğdiş edilmişti. Ben bunun bilinçli yapıldığı kanaatindeyim. Çünkü çarpık bir ekonomimiz var, sendika kaçak istihdama engel olur. Sendikalı şirkette kayıt dışı istihdam yoktur, toplu sözleşme vardır, vergi vardır. Bir görüşe göre ‘sendikalar olmasın çünkü patrona zarar verir’; ya hayır. Sendika zarar vermez, derler toplar." şeklinde konuştu.

"ÖNEMLİ OLAN İÇ DENETİM, DEVLET DENETİMİ SADECE RÜŞVETİ ARTIRIR"

Sendikasızlaşmanın yanında denetim noksanlığının da altını çizen Kocaoğlu, "Burada devletin denetiminden değil kurumların iç denetiminden söz ediyorum. Devlet denetimini rüşveti arttırır. Türkiye’de dilediğiniz kadar kanun çıkarın her kapıya müfettiş dikin kurumların iç denetimi, check-balance mekanizması olmadıkça kendi kendimizi oyalarız. Çalışma hayatında durum böyle. İç denetim mutlaka olmalı, burada denetimin en önemli tarafı sendikalardır." dedi.

İNGİLTERE ÖRNEĞİ

Kocaoğlu, maden ölümlerinde lisans veren ve denetleyen olarak devletin de sorumluluğu bulunduğunu savundu. İngiltere örneği veren Kocaoğlu, şunları söyledi:

“Sanayi devrimi ile fabrikalar kömürden kuvvet alıyordu. Kocaman bacalar vardı, ilk fabrikalar öyleydi. Kömür bacalarının temizliği sorundu. Temizlik için çelimsiz çocuklara gerek duyuluyordu. Çocuklar birileri tarafından iple aşağı sarkıtılıyor, baca kirlerden arındırılıyormuş. İp koptuğunda çocuk yere çakılır ölürmüş. Bu bir iki derken bu ciddi sorun olmuş. İngiliz parlamentosunda bakana ‘niye konu ile ilgilenmiyorsun’ diye sormuşlar. Bakan da ‘beni haksız yere tenkit ediyorsunuz. Ben fabrikanın bacasının temizliği ile ilgileniyorum’ demiş. İşte İngiltere’de bu tür olaylar birikti, ülke sosyal devlet oldu. Kamuoyunun gücü seçimdir. Kamuoyu böylelerini bilmeli. Kim bu ruhsatı aldı, ruhsatı alırken hangi kurumlar devredeydi. Uygulamalarda hangi siyasiler ve kamu görevlilerinin rolü vardı gibi. Partiler bu konuda duyarlı isimleri tercih etti, İngiltere sosyal devlet oldu. Evet seçim bir tepki, kamuoyunun kuvveti. Kim bu konuda duyarlı, duyarsız seçimde karar verilecek. Yine kim bu konuda duyarsız kamuoyu tarafından teşhir edilecek. Türkiye’de durum şöyle devlet ‘şu kadar kömür vereceksin’ diyor, şirket de ‘o kömürü çıkarayım ne kadar olursa olsun’ diyor, maalesef bacayı temizleyene bakmıyor. Bu anlayışı normal karşılayan ilkel siyasiler gitmeli.”


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211