MEB'in teşkilat yapısında Değişiklik...
 Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Kamuoyunda genellikle 'Dershane Yasası' olarak biliniyor ama eksik biliniyor çünkü orada aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığının teşkilat yapısında da bazı düzenlemeler yapıyoruz. Hükümet tasarısı komisyonunda görüşülerek tamamlandı. Çok güzel bir çalışma oldu" dedi. 

Avcı, bir dizi programlara katılmak için geldiği Bilecik'te AA muhabirine yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda önceki gece, Milli Eğitim Bakanlığıyla ilgili hükümet tasarısının görüşülerek tamamlandığını bildirdi. 

Komisyon üyelerinin ciddi katkılarda bulunduğunu, bakanlık olarak, komisyondaki eleştirileri ve önerileri mümkün olduğu kadar değerlendirdiklerini, aynı anlayış ve nezaket içerisinde Genel Kurul'da da konunun görüşülmesi temennisinde bulunan Avcı, şunları kaydetti:

"Bu konu, kamuoyunda genellikle 'Dershane Yasası' olarak biliniyor ama eksik biliniyor çünkü orada aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığının teşkilat yapısında da bazı düzenlemeler yapıyoruz. Bu konularla ilgili kamuoyunda bazı yanlış algılar var. Bu vesileyle onları da düzeltmekte yarar var. Birincisi, Milli Eğitim Bakanlığının üst düzey yönetimi ve il, ilçe, okul müdürleri, müdür yardımcıları, başyardımcılarıyla ilgili yapılan düzenleme, bazıları tarafından bir 'tasfiye operasyonu' gibi yorumlanıyor. Bu doğru değil. Yapılan işlem şudur, okul müdürlüğü bir kadro konusu değil, bir görevlendirmedir, ikinci görevdir. Yani, asıl göreviniz öğretmenliktir, ikinci görev olarak bir görevlendirmeyle, okul müdürü, yardımcısı, müdür başyardımcısı olursunuz ama bunlar kadro değildir ve müktesep hak oluşturmaz. Ama bu konuda bizim hukuk sisteminde farklı farklı yorumlar olduğu için yasaya bunların, 'kadro görevi değil, geçici görevlendirmeler olduğu' net bir biçimde kondu. Dolayısıyla bundan sonra bu konuda, yer değiştirmelerle ilgili özellikle hukuki sorunlar yaşanmayacağını, 657 sayılı yasada da açıkça belirtildiği gibi bu görevlerin ikinci görev olmak hasebiyle görevlendirme olduğunu netleştirmiş olduk."

 - "Talim Terbiye Kurulu, kurumsal kültürümüzün ayrılmaz bir parçası"

 Kamuoyunda yanlış anlaşılan veya farklı yorumlanan diğer bir konunun "Talim Terbiye Kurulu kaldırılıyor" iddiaları olduğunu belirten Bakan Avcı, "Halbuki, yaptığımız düzenleme şu, Talim Terbiye Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığının ve dolayısıyla bizim kurumsal kültürümüzün, çok önemli bir birleşimidir, ayrılmaz bir parçasıdır, çok önemli bir danışma organıdır. Yasada 'karar organı' gibi tanımlanmış, halbuki hepimiz biliyoruz ki, bakanlıklarda karar organı, nihai karar merci bakandır çünkü, alınan kararların sorumluluğunu birinin üstlenmesi lazım. Kimdir o sorumlu kişi? Bakandır. Dolayısıyla Talim Terbiye Kurulu'nun, danışma ve inceleme kurulu olduğu netleştirilmiş oldu. Bütün alınan kararlar, zaten eskiden de bakanın onayına sunulur, Talim Terbiye Kurulu'nun aldığı kararlar bakan onayıyla yürürlüğe girer, o da yasada netleştirilmiş oldu. Bakan onayı zaten vardı eski yasada, yine var" diye konuştu. 

Avcı, başka bir değişikliğinde sendikalarda olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: 

"Talim Terbiye Kurulu'nun aynı zamanda icrai bir gücü olması talebi vardı. Yani, sadece bir danışma değil, aynı zamanda uygulamayı da kapsaması konusunda. Yaptığımız düzenlemeyle, hizmet birimleri yani Ortaöğretim Genel Müdürlüğü, Temel Öğretim Genel Müdürlüğü, Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü gibi icra birimlerimiz de kendileriyle ilgili konularda Talim Terbiye Kurulu toplantılarına bakan onayıyla katılacaklar ve üstelik oy kullanma hakları da olacak. Böylece Talim Terbiye Kurulu'nun karar oluşturma süreci biraz daha genişletilmiş, daha istişareye açık hale getirilmiş oldu." 

Dershanelerle ilgili yapılan düzenlemede kamuoyunun artık aydınlandığını ama bazı dezenformasyonlar olabildiğini dile getiren Avcı, "Bu yapılan düzenlemeler, dershanelerin, Milli Eğitim Bakanlığına entegre edilmesi. Nasıl entegre edilmesi, okullaşarak entegre edilmesi. Bunun için de dershane işletmecilerine, 1 Eylül 2015 tarihine kadar bir süre tanınarak seçenekler sunuldu. İster anaokuluna, özel ilkokula, ortaokula, liseye veya farklı kurslara dönüşebilirler. Ama sadece sınav odaklı ve bir üst öğretim kurumuna hazırlık yapan kurslar olmamak koşuluyla, takviye kursları, meslek kursları, dil kursları olabilir. Onun dışında da ayrıca tabi alt yapıları müsaitse yurt da olabilirler" değerlendirmesinde bulundu
 
- OECD ülkelerinde, özel okullaşma oranı

 Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ortalamalarına göre, AB'de ve OECD ülkelerinde, özel okullaşma oranının yüzde 15 civarında olduğuna dikkati çeken Bakan Avcı, "Bizde 3,5. Bu farklı eğitim kademelerinde değişiyor ama bizde 3,5 civarında. Biz, aynı zamanda bu tür girişimleri de desteklemek için, dershanelerin okula dönüşmesini teşvik için arsa, kredi kolaylığı, öğrenci desteği gibi pek çok enstrümanı da yürürlüğe koyuyoruz bu yasal düzenlemeyle. Dolayısıyla siz, eğer gerçekten iyi niyetle eğitime hizmet etmek istiyorsanız, bunun için devlet size bir takım imkanlar sunuyor. Bunları değerlendiren iyi niyetli girişimciler, pekala milli eğitim sistemine bundan sonra eskisine göre çok daha iyi hizmet edebilirler" dedi.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211