Mültecilerin Sayısında Müthiş Artış...
 İngiliz Guardian gazetesi, bugünkü baskının ilk sayfasını ve gazetenin de önemli bir bölümünü Suriye'deki çatışmalar nedeniyle kaçmak zorunda kalan mültecilere ayırıyor.
Gazete baş sayfasında Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri, Antonio Guterres ile yapılan röportaja yer veriyor.
Guteress, bölge ülkeleri artık mülteci akınıyla başa çıkmakta zorlandığı için, İngiltere ve diğer Batılı ülkelerden de onbinlerce mülteciyi kabul etmelerinin istenebileceği uyarısında bulunuyor.
Gazete, Birleşmiş Milletler ve yardım örgütlerinin, son iki yılda sayıları iki milyona yaklaşan Suriyeli mültecilerin, artık 1948 ve 1967'deki Filistinli göçü gibi, kalıcı bir nüfus hareketine dönüşme işaretleri verdiği yönündeki görüşünü aktarıyor.
Lübnan'da her altı kişiden birinin Suriyeli mülteci olduğunu kaydeden gazete, Ürdün'deki en büyük Suriyeli mülteci kampı Zaatari'nin artık ülkenin dördüncü en büyük kentine dönüştüğünü kaydediyor.
Her dört Suriyeli'den biri
Guardian ayrıca, sınırı geçemeyen dört milyon Suriyeli'nin de kendi ülkelerinde mülteci durumuna düştüğüne inanıldığını ve bunun her dört Suriyeli'den birinin evini terk ettiği anlamına geldiğini söylüyor.
Guterres de, 'Ortadoğu'da karşılaştığımız durum artık bir insani krizden, bölgesel krizden daha da fazlası. Durum artık küresel barış ve güvenliğe yönelik gerçek bir tehdide dönüştü.' diyor.
 
Guterres ayrıca, 'Türkiye ve Ürdün'de durum artık zorlaştığı ve silahlı kişilerin sızmasıyla güvenlik açısından kaygı veren sonuçlar ortaya çıktığı için sınır kontrol edilmeye başlandı. Bu da mültecilerin aşamalı olarak sınırdan içeri alınmasına neden oldu. Bu nedenle birçok mülteci arada beklemek zorunda kalıyor' diye konuşuyor.
Guardian, Türkiye ve Ürdün'de yaşayan Suriyeli mültecilerin ifadelerine de yer veriyor.
'Patlamalardan sonra korktuk'
Reyhanlı'da kalan Hamza adlı bir mülteci Suriye'de El Kaide bağlantılı olduğu söylenen Nusra Cephesi için savaştığını, yaralandığı için Türkiye'ye gittiğini ve iyileşir iyileşmez, dönüp savaşmaya devam edeceğini söylüyor.
Hamza, Reyhanlı'daki patlamalardan sonra Suriyeliler ve Türkler arasında gerginliğin arttığını, ancak şimdi durumun sakin olduğunu belirtiyor.
Yine Reyhanlı'da kiraladığı bir dairede kalan Murhaf adlı bir başka mülteci de, patlamaların ardından yaşanan gerilimden çok korktuklarını söylüyor ve 'Ama şimdi bütün Türk komşularımla çok iyi anlaşıyoruz' diye de ekliyor.
 
Guardian'a konuşan Murhaf, Reyhanlı'da Suudi bir işadamının finanse ettiği ve yalnızca Suriyeli çocuklara eğitim veren bir okulda öğretmenlik yapıyor. "Beşar Esad'la ilgili şeylerin dışında Suriye müfredatını takip ediyoruz" diye konuşan Murhaf, elinde tuttuğu İngilizce kitabın da 'bağışların bir bölümü olduğunu' söylüyor ve Şam'daki bir yayınevinden geldiğini aktarıyor.
Gazetenin haberine göre Murhaf ve Türkiye'deki 30 Suriyeli öğretmen, haftanın altı günü Suriyeli öğrencilere matematik, fen, Fransızca, İngilizce, Arapça, tarih ve din dersi veriyor.
Ailesiyle Reyhanlı'da yaşayan Murhaf hayat pahalılığından yakınıyor. Aylık kirası 600 TL olan Murhaf'ın öğretmen maaşı 500 TL. Aileye, Murhaf'ın Fransa'da yaşayan ağabeyleri de para yardımı yapıyormuş.
Suriye'nin demokratik bir ülke olmasını isteyen Murhaf, Esad gittikten sonra durumun 'kötüleşeceğinden korkmuyor' ve ekliyor: "Şimdi çok kötüler, nasıl daha kötü olabilirler ki?"
'Özgür Suriye Ordusu özgürlük için savaşıyor'

Guardian gazetesi Kilis'te yaşayan 46 yaşındaki Suriyeli mülteci Sena'nın da yaşadıklarını aktarıyor.
Yaklaşık bir buçuk yıl önce Hama'dan Türkiye'ye gelen Sena önce Reyhanlı'da kalmış, sonra ailesiyle Kilis'teki kampa gönderilmişler. Sena, Türkiye'ye kocası ve beş çocuğuyla göç etmiş. Ama göç yollarında çok hasta olan altı yaşındaki kız çocuğu hayatını kaybetmiş. Elinde kızının fotoğraflarıyla göz yaşı döken Sena'nın beş yaşındaki oğlu Ömer de hastalanmış.
 
Sıcak havaya rağmen Kilis'teki konteynırlarda yaşamaktan memnun olduğunu belirten Sena, günlerin geçmek bilmediğinden yakınıyor. Gazete, kamptaki birçok erkek gibi Sena'nın da 20 ve 24 yaşlarındaki iki oğlunun Özgür Suriye Ordusu ile birlikte Suriye'de savaştığını aktarıyor. Kocası ise hasta oğullarına bakmak için Sena'nın yanında kalıyor.
Sena, oğulları için endişelense de, "Bizim ülkemiz, özgürlüğümüz için savaşıyorlar, bu bizim endişelenmemizden daha önemli" diyor.
Guardian gazetesinde Phoebe Greenwood imzalı bir haberde de Suriye'de kadınlara yönelik taciz ve tecavüzün "savaş silahı" olarak kullanıldığı aktarılıyor. Habere göre Birleşmiş Milletler, Suriye'nin içinde sistematik taciz ve tecavüze dair kanıtlara ulaşmış. Gazete, mültecilerin ülke dışında yaşadıkları kamplarda da cinsel istismar olaylarının arttığını yazıyor.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211