PKK için neden ayaklanmıyorsunuz?
 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Peki ey dünya IŞİD gibi bir terör örgütü çıkınca ayaklanıyorsun da PKK gibi bir terör örgütü ortadayken niye ayaklanmıyorsun? Orada niye sesin çıkmıyor? Ona karşı niye bir 'ortak mücadele verelim' demiyorsun? Şimdi ben bunu anlamakta da zorlanıyorum. Dünya eğer siyaset adalet üzere kurulu olursa onun bir anlamı vardır. Ama eğer siyaset adaletten kopuksa orada bir netice almak mümkün değildir" dedi. 

Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu'nun Hilton Bomonti Otel'deki açılış toplantısında yaptığı konuşmada, 32 yıldır terörle mücadele ettiklerini belirterek, şu anda ortaya çıkan IŞİD terörünün El Kaide'den türediğini ve onlardan Irak'ta ayrıldığını, Suriye'de palazlandığını, tekrar Irak'a döndüğünü, Irak'ın şu anda 3'te 1'ini işgal ettiğini, aynı şekilde bölgede başka terör örgütlerinin de bulunduğunu söyledi. 

"Peki ey dünya IŞİD gibi bir terör örgütü çıkınca ayaklanıyorsun da PKK gibi bir terör örgütü ortadayken niye ayaklanmıyorsun? Orada niye sesin çıkmıyor? Ona karşı niye bir 'ortak mücadele verelim' demiyorsun? Şimdi ben bunu anlamakta da zorlanıyorum. Dünya eğer siyaset adalet üzere kurulu olursa onun bir anlamı vardır. Ama eğer siyaset adaletten kopuksa orada bir netice almak mümkün değildir" diyen Erdoğan, şu anda yaşadıklarının ortada olduğunu, Şam'da tamamen gayrimeşru hale gelmiş rejime gösterilen müsamaha ve kayıtsızlığın ortaya böyle acı bir tablonun çıkmasına zemin hazırladığını ifade etti. 

Erdoğan, BM ve diğer uluslararası örgüt ve devletlerin kayıtsızlığının tarihin en büyük dramlarından birisine oksijen sağladığını kaydederek, "Mısır'da halkın oylarıyla seçilen bir cumhurbaşkanının darbeyle indirilmesi, ardından toplu katliamların yapılması... Yakın siyasi tarihimizde var mı böyle bir şey? Bir günde 5 bin küsur insanın öldürüldüğü bir başka yer var mı?" diye konuştu. 

Böyle bir katliamı yapan insanın "el bebek, gül bebek" kürsüye çıkarıldığını anlatan Erdoğan, "Bu nasıl bir yaklaşımdır? Nasıl bir anlayıştır" dedi.

- "Sorunlar yerel olmaktan çıkmıştır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu katliamda modern dünyanın tamamen kayıtsız kalmasının Mısır ve bölgesindeki ülkelerdeki insanların vicdanlarında tamiri zor yaralar açtığını bildirerek, neredeyse bir asırdır devam eden Filistin dramının bölge halklarında umutsuzluğun ve güvensizliğin yer etmesine neden olduğunu aktardı. 

Irak'ta eski rejimin devrilmesinin ardından başlayan sürecin Irak'a huzur ve demokrasi getirmediğini, ardında çok büyük bir trajedi bıraktığını, Bağdat yönetimine karşı yaptıkları dostane uyarıların ne Bağdat yönetimi ne de Irak üzerinde etkili ülkeler tarafından dikkate alındığını, bugün sorunun daha derin ve çetrefilli hale geldiğini anlatan Erdoğan, başta Ortadoğu olmak üzere kriz bölgelerinde durumun sürdürülebilir olmadığını, bu sorunların yerel, lokal olmaktan çıkıp küresel boyut kazandığını söyledi.

- "Türkiye olarak zaten dışında kalamayız"

Erdoğan, "Ateş daha fazla ülkeye değmeden, daha fazla terör ve çatışma üretmeden el birliği içinde derhal söndürülmelidir. Şu anda Irak ve Suriye'deki terör örgütüne yönelik bir koalisyon tarafından yapılan operasyon, hiç kuşkusuz önemlidir. Ancak bunun yeterli olmadığını, sorunlara kalıcı çözümler üretecek mekanizmaların da devreye girmesi gerektiğini hatırlatmak isterim. Havadan bomba atmak, soruna ancak geçici bir çözüm sağlar, sorunun üzerini örter. Suriye'ye öncelikle insani yardım ulaştırılması konusunda, acil adımlar atılmalıdır" dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'nin toprak bütünlüğü korunacak şekilde anayasal ve her kesimin eşit şekilde temsil edileceği parlamenter sistemin oluşturulmasının artık ertelenemez bir durum olarak karşılarında olduğunun altını çizdi. 

Irak'ta her kesimin varlığına saygı gösterecek, her kesimin güvenliğini sağlayacak, bütün tarafların eşit temsilini temin edecek reformların gecikmeden hayata geçmesi gerektiğine işaret eden Erdoğan, "Şu anda yapılacak operasyonlar, oluşturulan koalisyon sadece Irak'a yönelik olmaz. Hem Irak hem Suriye'yi hedef almalıdır. Hem Irak ve Suriye'yi hedef alacak böyle bir operasyon ve koalisyonun içerisinde Türkiye olarak zaten dışında kalamayız. Çünkü bin 250 kilometre sınırı olan biziz. Ve hedef ülke yine biziz" ifadelerini kullandı. 

Erdoğan, bir buçuk milyon insanın Türkiye'ye gelip sığındığını, bu adımı atmaları gerektiğini, böylece bölgede güvenliğin temin edileceğini aktararak, şöyle devam etti:

"Onun için yaptığımız görüşmelerde ben hep şunu söyledim: Bir defa uçuşa güvenli bölge noktasında bu adımı atmamız şart. İki; güvenli bölge şart. Üç; eğit-donat noktasında adımın atılması şart. Bunlar öncelikli. Bunların bir defa yapılması gerekli. 'Şu olmaz, bu olmaz, şu olur.' Hayır, bunların 3'ünün de olması lazım. Biz olaya sadece bir terör örgütü açısından bakıyoruz. Aynı zamanda Suriye rejimi açısından bakıyoruz. Temenni ederim ki Irak'ta yeni oluşan rejim, hükümet orada başarılı bir uygulama, performans sergiler ve böylece orada da karaya yönelik atılacak adımlarda bundan önceki başbakan döneminde yaşananları tekrar yaşamayız. Çünkü bundan önceki başbakan ne yaptı? Terör örgütü Irak'a girdiğinde ordularını çekti ve bütün silahları orada bıraktı. O silahlar o terör örgütündeki silahlar. Bunu görmemiz lazım. Uluslararası toplum, acaba Filistin'de, Libya'da, Mısır'da acaba daha fazla inisiyatif alamaz mıydı? Niye alamadı. Bölgeyi derinlemesine etkileyen bu ve benzeri sorunlara kalıcı sorunlar üretilmesine yardımcı olamaz mıydı? Niye olmadı? Türkiye olarak bölgemizdeki sorunların çözülmesinde siyasi diyaloğun en geçerli yöntem olduğuna inancımızı, bizler muhafaza ediyoruz. Bazı komşularımızın içinde bulundukları çatışma ortamının sona erdirilmesinde halkların beklentilerini karşılayacak demokratik ve kapsayıcı düzenlerin tesis edilmesinin ilk şart olduğuna inanıyoruz. Zira siyasi istikrar olmadan ekonomik atılımlar gerçekleştirimesi ve toplumun tüm kesimlerine yayılan uzun vadeli bir kalkınma sağlanması mümkün değildir."

- "Bölge için somut adımlar attık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin bölgesel iş birliği dinamiklerini harekete geçirmeyi hedefleyen girişimlere öncülük ettiğini dile getirerek, Balkanlardan Kafkaslar'a, Akdeniz'den Karadeniz'e kadar bölgesel aktörlerin ortak projeler etrafından bir araya gelmeleri ve bölgesel sahiplenmenin sağlanması için somut adımlar attıklarını ve atmaya devam edeceklerini belirtti. 

Enerjiden ulaşıma, ticaretten turizme her alanda iş birliğinin güçlendirilmesine çalıştıklarını bildiren Erdoğan, Türkiye'nin uzun dönemli refahının ulusal ölçeği aşan bir ekonomik perspektifle mümkün olduğunu vurguladı. 

Erdoğan, yakın komşularıyla yürüttükleri ikili yüksek düzeyli stratejik iş birliği konseyi uygulamalarının bu açıdan büyük öneme sahip olduğu gibi uluslararası diplomasiye de özgün bir katkı getirdiğini kaydederek, Türkiye'nin genç ve nitelikli iş gücü, dinamik ve istikrarlı ekonomisi, rekabetçi özel sektörü, büyük ölçekli iç pazarı, yerleşmiş mali disiplini, gelişen alt yapısıyla Avrupa'nın 6, dünyanın 17. en büyük ekonomisi olarak yükselen bir güç olduğunu söyledi. 

Türkiye'nin kamu maliyesinin ve bankacılık sisteminin güçlendirilmesi sayesinde 2008'de başlayan küresel ekonomik krizden asgari düzeyde etkilendiğini belirten Erdoğan, Türkiye ekonomisinin 2010 ve 2011 yıllarında yüzde 9 civarında büyüdüğünü, büyüme hızında Çin'den sonra en hızlı 2. ülke olduğunu anlattı.

Erdoğan, Türk ekonomisinin 2013 sonunda tüm olumsuzluklara rağmen yüzde 4 büyüdüğünü, büyüme oranının 2014'te yüzde 4, 2015 ve 2016'da yüzde 5 olarak gerçekleşmesinin öngörüldüğünü, bu başarının düzenli ve planlı bir çalışmanın sonucu olduğunu ifade etti. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir güven ortamı oluşturduklarını ve inşa edilen istikrar sonucunda enflasyon ve kamu açıkları gibi temel makroekonomik istikrarsızlık unsurlarının büyük oranda sorun olmaktan çıktığını, piyasaların rekabetçi bir ortamda serbest işleyişinin sağlandığını sözlerine ekledi.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211