PKK SINIRDIŞINA ÇIKTI MI? SİLAH BIRAKTI MI?

Yıllarca çözüm sürecinden bahsedildi. PKK'nın silah bırakmasından tutunda sınır dışı edilmesine kadar. Gelinen nokta neresidir? MHP Lideri Devlet Bahçeli dünkü grup toplantısında söylediklerinin cevapsız kalması neler düşündürüyor?

MHP Lideri Devlet Bahçeli dünkü Grup toplantısında ki konuşmasında Erdoğan’a çok net sorular sordu. Çözüm sürecinde gelinen noktayı da  sorgulayan Bahçeli Gerçek hainleri, bölücü odakları gündemine ve ağza alınmazken, Milli güvenlik denilince akla dini cemaatler mi gelmektedir?

 …

“Başbakan Erdoğan daha birkaç gün önce, Kayseri’de ulusal güvenliğimizi tehdit eden babamız dahi olsa tanımayız demiştir. Doğu ve güneydoğuda milli güvenliğimiz tehdit edilmesine karşılık başbakan ne yapmıştır?”

Güneydoğu’da acayip şeyler olduğunu belirten bahçeli olayların bazılarını şöyle sıralıyor:

* Diyarbakır'da iki uzman çavuş PKK'lılar tarafından kaçırıldı.

* Uzman çavuşların serbest bırakılması için PKK, orada yapımı devam eden Karakol inşaatının son verilmesini şart koştu.

* Bingöl-Diyarbakır yolu tıpkı 90'lı yıllarda olduğu gibi askeri konvoylar eşliğinde geçilebiliyor.

* İmralı'da ömür boyu hapis cezasını çeken Öcalan, açık açık Ev hapsine çıkmak istediğini söylüyor.

* PKK 23 Nisan'da 15 çocuğu dağa kaçırdı.

Devlet bahçeli’nin dünkü grup toplantısındaki konuşmasını köşesine taşıyan Zaman Yazarı Mustafa Ünal  çözüm sürecini sorguladı.  

Mustafa Ünal şöyle diyor:

Hani bir takvim konuşmuştu. PKK'lılar sınırdışına çıkacaktı, Silah bırakacaktı? Ne Oldu?

Güneydoğu’dan tatsız haberler geliyor. Karakol inşaatını engellemek için tehditler savruluyor. Yollar kapatılıyor. İki uzman çavuş kaçırılıyor. Son ziyaretçilerine İmralı ‘yeni talepler’ sıralıyor. Kardeşine ‘ev hapsine çıkmak istediğini’ söylüyor. Bir diğer talebi: Yerel Yönetimler Özerklik Yasası. Hedef: Ülkeyi eyaletlere bölmek ve Güneydoğu’yu ‘özerk bölgeye’ dönüştürmek. Sır değil. Siyasi kanat, ima etmeden herkesin anlayacağı dille açıkça söylüyor.
.....

 Yolun başında herkes ‘aşamalardan’ söz ediyordu. Önce eylem olmayacak. Sonra, silahlı unsurlar ülke topraklarından ayrılacaktı. Takvim verildi. Netice? Çok azı gitti. Onlar da hasta, çocuk... Finalde de silahlara veda edilecekti. Bunun karşılığında bazı yasal düzenlemeler yapılacaktı. Siyaset alanı demokratikleşecek, seçim barajı düşürülecekti.

Bütün çözüm süreci ‘Kan akmıyor, şehit cenazesi gelmiyor’ cümlesine indirgenmiş durumda. Mevcut hal elbette olumlu. Kanın akmasını eski günlere dönülmesini kim ister. Ama belirgin bir ilerlemenin olduğu da söylenemez. Güneydoğu, cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin de en sıcak konusu olacak. AK Parti bölge oylarına talip.

MHP lideri Bahçeli, grup konuşmasında, ‘Güneydoğu’da yaşanan olumsuzluklara’ dikkat çekerken ağır ifadelerle hükümete yüklendi. İktidarı terör örgütüne karşı sessiz kalmakla suçladı. ‘Başbakan Erdoğan nerededir? Niçin suspus haldedir? Milli güvenlik deyince akla cemaatler mi gelmektedir?’ diye sordu. Burada tekrarlamak istemediğim dozu çok sert cümleler de kullandı.

MHP’nin hassasiyeti malum. Muhalefet lideri olarak Bahçeli’nin Erdoğan’dan cevap bekleme hakkı var.

Başbakan’ı dikkatle dinledim. Güneydoğu’da yaşananları pas geçti. Konuya hiç girmedi.Susmayı yeğledi. Oysa Camia’ya söylediklerinin onda birini terör örgütüne ve elebaşısına söylemesini beklerdim.

 

 

 



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211