Şiddet asla hayatın bir parçası değildir!
Jandarma Genel Komutanlığı, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde “Kadınların yanında, şiddetin karşısındayız ” diyor ve kadına yönelik şiddet ile mücadeleye devam ediyor.

Kadına yönelik şiddet temel bir insan hakkı ihlalidir ve kadınların sosyoekonomik ve kültürel koşulları ile dünya ülkelerinin içinde bulundukları politik durumlardan bağımsız olarak değerlendirilemez. 2013 Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı araştırmaya göre, tüm dünyada yaşayan kadın ve kız çocuklarının % 35’i hayatlarının bir döneminde mutlaka fiziksel ve/veya cinsel şiddete maruz kalıyorlar. Birleşmiş Milletler tarafından, 1999 yılında Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak ilan edilen 25 Kasım’da ise, her yıl açıklanan bu gibi çarpıcı verilerin altı bir kere daha çizilirken, “cinsiyete” dayalı şiddetle mücadelede, dünya el ele tutuşuyor. Bu konuda yapılması gerekenler bir kere daha masaya yatırılıyor, konu tartışılıyor, farkındalık yaratmak için yürekler bir oluyor.

Kadına yönelik şiddeti önleme kapsamında, Türkiye ile birlikte, 15 ülkenin onayladığı ve 21 ülkenin de imzaladığı ‘Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye’ İlişkin İstanbul Sözleşmesi’nin 1 Ağustos 2014 tarihi itibariyle yürürlüğe girmesi önemli adımlardan biri kabul ediliyor. Bu adım bu yıl 19 Eylül’de, Avrupa Konseyi’nin de ortak olduğu Roma’daki “Korkudan Uzak, Şiddetten Uzak” temalı uluslararası bir konferansta kutlandı. Konferansta, İstanbul Sözleşmesi’nin, başta Avrupa olmak üzere, kadınları toplumsal cinsiyet temelli şiddetten koruma konusunda (kadına yalnızca kadın olduğu için uygulanan şiddet) pek çok boşluğu doldurması sebebiyle, öneminin altı çizildi.

Jandarma Şiddetin Karşısında, Kadınların yanında !

İstanbul Sözleşmesi’ni 14 Mart 2012 tarihinde onaylayan, hemen ardından 6284 sayılı Aileyi Koruma ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine dair kanunu kabul eden Türkiye şiddetle mücadele konusunda son yıllarda ciddi atılımlar yaptı. Konu ile ilgili olarak yıllardan bu yana öncü adımlar atan Jandarma Genel Komutanlığı, son iki yıl içinde 30 bine yakın kadına yardım eli uzatırken, 10.766 şiddet mağduru kadın için koruma tedbir kararı çıkarttı. Son bir yıl içinde ise sayıları 14 olan Çocuk ve Kadın Kısım Amirlikleri’nin sayısını 26’ya yükseltti. Jandarma, bu sayıyı tüm illere yayıp, bu mücadele için gereken uzmanlaşmayı en kısa sürede tamamlayarak, şiddetin gerek azaltılması gerekse önlenmesine daha çok katkıda bulunmayı hedefliyor.

Türkiye ve AB ortak finansmanı ile yürütülen “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Önlenmesi Projesi ise, yine Jandarma tarafından oluşturulan çok kapsamlı bir proje. Her beş kadından ikisinin fiziksel şiddete maruz kaldığı Türkiye’de, 6284 sayılı kanunun verdiği yetkiyle Jandarma şiddeti önlüyor, şiddet mağduru kadınları koruyor, şiddetin karşısında kadınların yanında yer almaya devam ediyor. “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Önlenmesi Projesi” ile kamuoyunda bu önemli konudaki farkındalığı artırmaya çalışıyor. Proje kapsamında, Türkiye ve Avrupa Birliği’ne üye ülkeler arasındaki benzer ve farklı uygulamaları yerinde görmek amacıyla bu ülkelere çeşitli çalışma ziyaretleri düzenleniyor. 30 pilot ilde farkındalık artırma seminerlerine devam ediliyor, çeşitli basılı ve görsel materyaller ve kamu spotları hazırlanıyor. Proje ile Jandarma Genel Komutanlığı eğitim sisteminde kalıcı yeniliklere gidiyor. Jandarma Okullar Komutanlığında uygulanan müfredata Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği konularını ekleyerek müfredatını güncelliyor, proje kapsamında yetiştirdiği 250 eğitici ile ilk aşamada 2000’i rütbeli toplam 12.000 personelini toplumsal cinsiyet, kadına yönelik aile içi şiddetle mücadele konularında eğitiyor, bu konudaki eğitimin sürdürülebilirliğini kalıcı kılmak için yine proje ile 20 Uzman eğitici yetiştirmeyi hedefliyor.

Şiddet asla hayatın bir parçası değildir!

Dünyada her üç kadından birinin, şiddete maruz kaldığı dikkate alındığında; “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, dünyanın dört bir yanında yaşayan kadınlar ve kız çocuklarının haklarını korumak, onların seslerini tüm dünyada bir kere daha duyurmak açısından çok önemli bir gündür. Bu ve buna benzer anlamlı günler mağdurların yaralarının sarılmasında, hükümetlerin ve sivil toplum örgütlerinin önemli açıklamaları ve destekleriyle, dünya kamuoyunun kadına yönelik şiddete ilişkin önyargılarının değişmesi yönünde ciddi farkındalık yaratılması için bir fırsat olarak değerlendirilmelidir.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211