Tapelerin imhası mümkün değil
 Eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, Yüce Divan tartışmaları, tapelerin imhası ve paralel yapı iddialarına ilişkin önemli açıklamalar yaptı.

 Eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, Meclis Soruşturma Komisyonu'nda eski 4 bakanla ilgili ses kayıtlarının hukuken imha edilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Selçuk, "Bu kanıt dosyadan çıkarılsın derseniz gerekçede bunun neden hukuka aykırı olduğunu söylediğiniz zaman denetleme konusu ortadan kalkar. Halbuki Yargıtay bunu denetlemeli; çünkü gerçekten hukuka aykırı bir delile dayanılmış ise bu kesin bozma nedenidir. O kesin bozma nedenini Yargıtay'ın elinden almış olursunuz." dedi. "Paralel yapı dediğiniz olay belirsiz bir argümandır." diyen Selçuk, "Bazı ilanlar verildi, gerçekten yüz kızartıcı ilanlardı. Bunları da tiksinerek okudum. O ilanlarda bazı insanların haysiyetlerine dokunuldu. Bazı insanlar küçültüldü. Bunları kabul etmek mümkün değil. Son derece çirkin. Ve bunların içinde hukukçular olduğu söylendi. Yani böyle hukukçularla yan yana gelmek, aynı çatıyı paylaşmak bana azap veriyor." diye konuştu.

Selçuk, CNN Türk'te yayınlanan Şirin Payzın'ın sunduğu '360 Derece' programına konuk oldu. Selçuk, Yüce Divan tartışmaları, tapelerin imhası ve paralel yapı iddialarına ilişkin önemli açıklamalar yaptı.

"BU HUKUKÇULARLA YAN YANA GELMEK BANA AZAP VERİYOR"
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç üzerinden sürdürülen tartışmayla ilgili bir soru üzerine Selçuk, "Haşim Kılıç'ın demeçlerini okudum. Arada katılmadığımız görüşleri olabilir. Haşim beyin yargılama yaparken yansız davranmayacağına hiçbir zaman inanmadım. Oradaki bütün arkadaşların da titiz olduklarına inanıyorum. Çok yavan bir tartışma. Bunların içine girmek bile münasebetsiz bir şey. Bazı ilanlar verildi, gerçekten yüz kızartıcı ilanlardı. Bunları da tiksinerek okudum. O ilanlarda bazı insanların haysiyetlerine dokunuldu. Bazı insanlar küçültüldü. Bunları kabul etmek mümkün değil. Son derece çirkin. Ve bunların içinde hukukçular olduğu söylendi. Yani böyle hukukçularla yan yana gelmek, aynı çatıyı paylaşmak bana azap veriyor." diye konuştu.

"PARALEL YAPI BELİRSİZ BİR ARGÜMAN"
Paralel yapı iddialarını "mantık çarpıtması" olarak değerlendiren Selçuk, şunları söyledi: "Mesela deniyor ki; Türkiye bu darbe girişimi sebebiyle şu kadar, 120 milyar lira kayba uğradı. Bir başkası; eski Türkiye'ye dönülmek istendi. Türkiye'nin geriye gitmesini kimse istemez. Böyle saçma sapan varsayımlarla delil elde etmeye çalışmak tam anlamıyla bir mantık çarpıtmasıdır. Bütün bunlar bana azap verdi. Mesela 'paralel yapı' dediğiniz olay belirsiz bir argümandır. Ne demek paralel yapı? Ben yargıda görev yaptım. Orada 5 arkadaşım vardı, ben bunların hiçbirine ben 'Müslüman mısın, Alevi misin, Faşist misin' diye sormadım. O insanlar da bunları dile getirerek karar vermezler."

"TAPELERİ YOK EDERSENİZ YARGITAY'IN ELİNDEN BOZMA NEDENİNİ ALMIŞ OLURSUNUZ"
Eski 4 bakanlar ilgili kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu'na konu olan ses kayıtlarının imhasına ilişkin de değerlendirme yapan Selçuk, "Bir tanesi çıktı 'bütün tapeler ayrım yapmadan yok edilmeli' dedi. Yani hiç düşünmeden ve mevzuatı incelemeden bu tür konuşmaları yerinde bulmuyorum. Bu hukuk görüşlerine güvenmiyorum. Yanlı olarak kabul ediyorum, doğru bulmuyorum. Hiç değilse bilim adamı savlarını kullanmasınlar. Çünkü hukuk son derece duyarlı bir konudur. Bunları hiçbir zaman bağışlamaz." diye konuştu.

Selçuk, şöyle devam etti: "Hüküm kurulurken bir gerekçe gerekiyor. Hukuka aykırı kanıtlar var ise gerekçede bunun gösterilmesi lazım. Göstereceksiniz ki Yargıtay onu denetleyecek. Siz onu yok ederseniz. denetlemenin konusu ortadan kalkar. Bu kanıt dosyadan çıkarılsın derseniz gerekçede bunun neden hukuka aykırı olduğunu söylediğiniz zaman denetleme konusu ortadan kalkar. Halbuki Yargıtay bunu denetlemeli; çünkü gerçekten hukuka aykırı bir delile dayanılmış ise bu kesin bozma nedenidir. O kesin bozma nedenini Yargıtay'ın elinden almış olursunuz. Bu mümkün değil. O nedenle burada hiç ümit yok. Yok etmeden sonra yeni kanıtlar ortaya çıkabilir. Yok ederseniz kanıtları yeni delilleri zayıflatırsınız veya çürütürsünüz. Yani boşlukta bırakırsınız."

"YENİDEN DAVA AÇILABİLİR"
Yolsuzluk soruşturmasına verilen takipsizlik kararının ardından yeni bir dava açılabileceğini vurgulayan Selçuk, "Yerel Cumhuriyet Savcısı dava açma zorunluluğu ilkesini ortadan kaldırmıştır. Cumhuriyet Savcısı kanıtları takdir etme yetkisine sahip değildir. Önüne gelen kanıtlarda hukuka aykırılığı değerlendirmek yargıcın yetkisindedir. Yargıç bunu duruşmadan sonra değerlendirecektir. Savcı yeterli kuşkuya ulaştığı anda davayı açacaktır."

"BU DAVA YARA ŞEKLİNDE KANAR"
Meclis Soruşturma Komisyonu'nda 4 eski bakanın Yüce Divan'a gönderilmemesi kararını eleştiren Selçuk, "Dokuz iktidar partisi üyesi 'açılmasın', 5 muhalif üye 'açılsın' diyor. Yani öyle bir nokta ki siyasi karar vermemesi gereken siyasi bir karar verdi görüşü ağırlık kazandı. Düşünebiliyor musunuz? Bunu son derece sakıncalı ve yanlış buluyorum. Böyle bir dava yara şeklinde devamlı kanayacaktır. Bu arkadaşlara da zarar verecektir. Bu 4 bakanımız eğer bu şekilde bir süreçte yargıdan uzaklaştırılırsa kendileri, Türkiye, iktidar, demokrasi ve hukuk çok zarar görür."

Selçuk, "Şu anda hukuk dışına çıkıldı mı?" sorusuna ise, "Hiçbir zaman hukukun içinde olmadık ki..." diye cevap verdi.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211