Tek Tek “Ben”lerle “Bizim” Geleceğimiz

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Akif Okur, Son zamanlarda  Gündemden düşmeyen “Türklük”le ilgili  değerlendirmelerde bulundu.

Hararetli siyasi polemiklere havada uçuşan kavramların da eşlik ettiğini belirten Okur:  “Tek tek "ben"lerle beraber topluca "bizim" geleceğimiz söz konusu olduğu için de "biz"in nasıl tarif edileceği sorusu karşımızdaki meselenin kilit taşına dönüşüyor. Evet, "Türklük"ten bahsediyorum. Mevcut tartışmaları sağlıklı ve kuşatıcı zeminlerde sürdürmek istiyorsak, kilit taşımıza ihmal edilen yönlerden de yaklaşabilmeliyiz. dedi.

Türkiye’de Tartışılan konulardan en önemlisinin adsız anayasa meselesi olduğunun altını çizen Okur; “Türksüzleştirme girişimi, "büyük kimlik" arayışlarını imkansız kılacağı gibi, memnun etmeyi umduğu kesimleri tatmin için de yeterli olmayacak. Üstelik, bu doğrultudaki adımların yaratacağı tepkiler, ayrışma dinamiklerine ivme kazandırabilir. PKK, siyasî uzantıları ve destekçilerinin, ortaya çıkacak "adsız" metne toplumsal uzlaşma belgesi gibi değil, hedefe giden yolda terörün akıttığı kan sayesinde erişilmiş ara bir durak nazarıyla bakacaklarını tahmin edebiliriz. Ankara’da üç nokta ile boş bırakılan yerler, birlikte yaşama azimleri güçlenmiş Kürt vatandaşlarımız tarafından doldurulmayacak. Geleceklerinde Ankara’nın daha az söz sahibi olacağını iyice fark eden endişeli suskun kitle, kalemlerini Kandil’de açanların yazdıklarını yeni kaderleri olarak görecek.” Dedi.

Etnik sorunların çözümü umuduyla Türk lafzının anayasadan çıkarılması, Türklüğün etnikleşmesi sürecini hızlandırabileceğini. Türklük şemsiyesi altında ciddi düzeyde kimlik problemi hissetmemiş önemli bir kitlenin uzak geçmişteki köken arayışını daha da teşvik edeceğini belirten Okur; “Bu aşamadan sonra, ayrışan grupların karşı karşıya konumlanması kimse için sürpriz olmamalı. Sırrı Sakık’ın Kafkasya ve Rumeli muhacirleri hakkındaki sözleri, vatandaşlığı coğrafyaya izafeten tanımlayarak sorunlarımızı çözemeyeceğimiz gibi ne türden yeni kavgalara adım atacağımızı da gösteriyor. Türklükten Türkiyeliliğe geçildiğinde, etnikçiliği bu kez "nativizm" postunda mı karşımızda bulacağız? Anadolu’da kimin daha eski olduğu sorusu üzerinden ayrıştırıcı ve yıpratıcı yeni bir tartışmayı istiyor muyuz?”dedi.

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi  Doç. Dr. Mehmet Akif Okur ,  önerilerini sıraladı:

Etnik farklılıkların doğal kültürel tezahürlerini zenginlik kabul edeceğiz. Temel hak ve özgürlükleri genişleteceğiz. Bunları yaparken "Türklüğe" dokunmayacağız. Fakat, yarınlarda küçülmesi değil, büyümesi muhtemel bir Türkiye’yi düşünerek "olunabilir" niteliğinin altını çizeceğiz. Yani, anayasada Türklüğü korurken, kavramın etnik değil hukuki bir içerik taşıdığını daha güçlü biçimde ihsas edeceğiz. Bunu söze dökmek ise hiç zor değil. Türk vatandaşlığını düzenleyen maddenin altına vatandaşlığın yitirilme şartlarını konu edinen şöyle tek bir cümle yazdığımızı farzedin. “Türklükten hangi hallerde çıkılacağı ilgili kanunla düzenlenir.” Vatandaşlık statüsündeki değişimle yitirilen bir sıfat etnik aidiyeti işaret ediyor olamaz. Böyle bir madde anayasadaki Türklüğün açıklayıcısı olacaktır. Bu sayede, kolektif kimlik üzerinde uzlaşarak istikrarlı bir demokratik hayatı mümkün kılan kesimlerin mutabakatı korunurken, Türklüğün anayasada yer almasına etnik içerik taşıdığı için yöneltilen itiraz da cevaplanabilir.

 

Çok değişkene bağlı meselelerin tek başına hukuk metinleriyle halledilmesi elbette imkansız. Sorunlarımıza kalıcı ve gerçek çözümleri geleceğe yürürken bulacağız. Bu yolculukta farklı şeyler deneyebiliriz, fedakarlıklar yapabiliriz. Ama tek bir şeyi, kilit taşımızı yitirmemeliyiz. Aksi takdirde tüm yapıyı kaybederiz. Bu hususta dikkatli olmak hepimizin sorumluluğu. En çok hassasiyet göstermesi gerekenler ise Türkiye’yi düşünürken hatırına yalnızca bir ülke değil, insanlığın geleceği için görülen büyük bir medeniyet rüyası gelenler…

 



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211