Türkiye, AB’nin esir kampı mı oluyor?
Bütün dünyanın korkulu rüyası haline gelen mülteciler hiç bir ülke tarafından istenmez duruma geldi. Mülteciler gittikleri ülkelere ayrı bir ekonomik külfet getirdikleri gibi gerek sosyal alanda gerekse güvenlik açısından sakıncalı bir durum olarak görülüyor. 

Türkiye AB’nin esir kampı olması yolunda adım attı.

Geçen günlerde Merkel Türke'de  Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu ile görüştü. Öncelikli konu 'Mülteci krizi' oldu. Alman Başbakan'ın gelmesinin sebeplerinden birisi de buydu zaten. mültecileri, Avrupa’ya gönderilmemesi karşılığında AB adına Türkiye’ye çeşitli tavizler ve destekler sunuldu.

mülteciler üzerine çalışma yapan Halkların Köprüsü Derneği ve Mülteci Der’in başkanlarıyla görüşen evrensel.net / Metehan Ud'un haberine göre  Her iki devletin de mültecileri kendi iç politika malzemesi olarak kullandığını ifade eden Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Prof. Dr. Cem Terzi görüşmelerden mülteciler için olumlu bir karar çıkmayacağını vurguladı.

‘MÜLTECİLERİN KALICI OLDUĞUNU ANLADILAR’

Asıl gelişmenin mültecilerin geçici olmadığının farkına varılması olduğunun görülmesi olduğunu ve Türkiye kamuoyunun buna hazırlandığını da dile getiren Terzi şunları söyledi: “Önümüzdeki dönemde kalıcı olanların için topluma entegrasyonu ve toplumun buna hazırlanması yönünde devlet çalışmalar yapacak ama mülteciler açısından elle tutulur hiç bir şey yok. Kurulacak kamp karşılığında Türkiye’ye para yollanması tamamen göz boyamadır. O kamplarda insanlar yaşamak istemiyor. Kimseyi o kamplarda zorla tutamazsınız. Ben öylesi büyüklükte kampların kurulacağına da o paraların geleceğine de inanmıyorum”.

‘GİDİŞLERİ ENGELLEYEMEYECEK’

Bu uygulamaların gidişleri engelleyemeyeceğini de ekleyen Terzi: “Görüşmeler olduğunda mülteci ölümleri yaşandı. Gidişler sadece iklimle engellenebiliyor onun dışında insanlar kaçmak için her türlü yolu denemeye devam ediyorlar. Sınır güvenliğini Avrupa sürekli artıyor. Mülteciler lehine hiçbir gelişme yok. Türkiye Avrupa Birliği’nin devasa bir esir kampı oldu, bizim gerçeğimiz bu. Mültecilere esir de diyebiliriz aslında, buradan gitmek istiyorlar ama biz engel oluyoruz” dedi.

‘MÜLTECİLER AVRUPA’YA ULAŞINCA FARK ETTİLER’


Mültecilerin her zaman politikanın konusu haline getirildiğini ifade eden Mülteci Der Başkanı Av. Eda Bekçi de: “İşine gelindiği zaman mülteciler bir tartışma konusu oluyor, istenmediği zaman görmezden geliniyor. Mülteci sorunu yeni bir sorun değil, savaş başlayalı 4.5 yıl kadar oldu. 4.5 yıldır söylüyoruz, sesleniyoruz, bağırıyoruz, mültecilerin sorunları ile ilgili ama dinleyen yok, sesimizi duyan yok. Ne zaman bu ses duyuldu? Bu insanlar Avrupa’ya ulaşmaya başlayınca. Bu AB ülkelerinin yüzünün Türkiye’ye dönmesine sebep oldu. İşin açıkçası Türkiye 4.5 yıldır tek başına bu işle mücadele etmeye çalışıyor” dedi.

‘YASAL DÜZENLEMELER YAPILMALI’

Türkiye’nin kalıcı bir çözüm bulması gerektiğini ifade eden ve Cenevre Sözleşmesi’ndeki mültecilere yönelik coğrafi çekincenin kalkması gerektiğini de belirten Bekçi, “Yoksa mülteci statüsü alamayacaklar. Peki, ne yapacaklar bu insanlar? Bir sürü soru işareti var. Görüşmelerden ne çıkacak hep beraber göreceğiz ama öncelikle Türkiye’nin bu insanların Türkiye’de kalma ihtimalleri üzerinden kalıcı çözümler ve yasal düzenlemeler yapması gerekiyor” dedi.

‘AVRUPA DA MÜLTECİLER İÇİN ÇÖZÜM DEĞİL’

Görüşmelerden çıkan sonuçları mültecilerin hayatları açısından da değerlendiren Bekçi şunları aktardı: “Belki insanlar inatla ve öfkeyle daha çok yollara düşebilirler Türkiye’den ayrılmak için ama şöyle de bir sonucu olabilir. Avrupa’dan artık ümitlerinin kesilmesi ile Türkiye’de kalmayı ve burada bir gelecek kurmayı düşünebilirler. Ümidimiz insanların bu ölüm yolculuğundan vazgeçmeleri. Çünkü Avrupa’nın onlar için bir çözüm olmayacağı da netleşti”.

‘İLTİCA HAKKI ENGELLENİYOR’

Geçiş sürecinin Türkiye elinde bir koz olarak kullanıldığını belirten Bekçi şunları söyledi “Oysa biz bunun böyle olmasını istemezdik. Bunun uluslararası bir yük paylaşım gereği Cenevre sözleşmesine koydukları imza karşılığında bu insanlara kapılarını açmak zorundalar. Belli muafiyetler karşılığında, belli imtiyazlar karşılığında sınırlı sayıda mültecinin alınması, geri kalan kısmı için Türkiye’ye yardım yapılması milyonları aşan kitlelerin Türkiye’de kalması anlamına geliyor. Bunun karşılığında para dönecek elbet ama bu paranın ne şekilde, nasıl dağıtılacağı, mülteciler için nasıl kullanılacağı belli değil. Mültecilerin iltica hakkına erişim yolunun resmen kapatılması anlamına geliyor artık bir üçüncü ülkeye geçme şansları olmayacak. Türkiye’de kalmak zorundalar”.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211