Ülkü ocakları İstiklal Marşı’nın Kabulü Taceddin Dergahı’nda gerçekleşti.

Ülkü Ocakları Eğitim Ve Kültür Vakfı Genel Merkezi tarafından düzenlenen 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü Programı Taceddin Dergahı’nda gerçekleşti.

Ülkü ocakları Genel Başkanı Sayın Olcay Kılavuz ve programa katılan diğer kişilerin ikindi namazını kılmasının ardından, dergahın önünde İstiklal Marşı okundu. Daha sonra  Kılavuz, bir konuşma yaptı. Genel Başkanımız’ın konuşması şu şekilde:

“Aziz Türk Milleti’nin fertleri, sizleri selamların en güzeli olan Allah’ın selamı ile selamlıyorum:

Selamun Aleyküm!

“Korkma!” diye başlar bizim İstiklâl Marşı’mız.

Mehmet Akif Ersoy diyor ki:

“Trablusgarp, Balkan ve 1. Dünya Savaşları kaybedilmiş,

Türk’e yaşayacak memleket kalmamış olsa bile korkma.”

Hepimizin yüreğinin sözcüsü olmuş.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen yüce Peygamber Efendimize ilk vahiy geliyor, Hazreti Peygamberimiz evine gidiyor, nefsinden korkuyor ve korkusu geçene kadar bekliyor.Hazreti Peygamber Efendimizin pak Zevcesi Hazreti Hatice Annemiz ne diyor?

“Asla korkma! Vallahi Allah seni ebediyen ayıplanacak duruma düşürmeyecektir.Zira sen, sıla-i rahimde bulunursun, doğru konuşursun, işini göremeyenlerin yükünü taşırsın. Fakire kazandırırsın, misafire ikram edersin, Hak yolunda zuhur eden hadiseler karşısında (halka) yardım edersin!”

İşte İstiklâl Marşı’mızdaki “Korkma” sözü, aslında buradan gelir. “Korkma” sözü, Hazreti Hatice annemizden, Allah’ın emrinde hizmet edecek olan herkese nasihattir.

İşte bu yüzden, korkma Türk evladı.

Haksızlık karşısında nasıl geçmişte kılıç kuşandıysan, bugün de ilim, fen kuşan, savaş ver.

Mehmet Akif Ersoy tek kelimeye bu kadar anlam yükleyebilen bir sanatkârdır.

“Bir tek Allah’tan kork, başka da kimseden korkma.” diye başlar bizim milli marşımız. Bize bu güzel dizeleri hediye eden üstadı rahmetle anıyorum. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.

Allah bizlere de onun gibi milletimizin hafızasında yer edecek hizmetler edebilmeyi nasip eylesin. 12 Mart, İstiklal Marşı’mızın kabul edildiği gündür. Türk Milleti bu marşı 92 yıldır aynı samimi duygularla söylüyor.Diğer milletlere bakın, onların ulusal marşı var. Biz kendi marşımıza ulusal marş dememişiz, İstiklâl Marşı demişiz. Çünkü Türk demek, İstiklâl demektir. Ancak hiçbir İstiklâl kolay kazanılmamıştır.

Kurtuluş Savaşı’nın öncesinde Van’da Rus ve Ermeni işgali başlıyor. Bizim tertemiz analarımız, genç kızlarımız, Kendilerini işgalci güçlerden koruyabilmek için Van Gölü’ne atlayarak canlarına kıyıyorlar.

İşte bu şehirde, Van’da AKP Ermeni Kilisesini restore ettirip Ermenilerin ibadetine açmıştır.

Kilisenin kulesi, minareden uzun diye ecdadımız tarafından top ateşi ile yıkılmıştı.

İşte AKP bu kuleyi tamir ettirdi.

Bu Türk Milletinin namusunu ayaklar altına almak değil midir?

Ayasofya’da ezan okunamazken Akdamar Kilisesi’nde Hıristiyanların ibadete başlaması ne demektir?

Başbakan Erdoğan sadece milliyetçiliği değil,

Milletimizin maneviyatına dair ne varsa hepsini ayakları altına almaktadır.

Akdamar rezilliğinin bir benzeri de Diyarbakır’da oldu.

Ortadoğu’nun en büyük kilisesi, bugün Diyarbakır’da.

Diyarbakır Belediyesi tarafından restore edilen bir Ermeni kilisesi, 30 yıl sonra tekrar ibadete açıldı.

Tadilata ihtiyacı olan onca okulumuz varken, okulsuz köylerimiz varken neden kilise imar ediyoruz?

Hiçbir şart ve zorlama altında, düşmana teslim edilmeyen onur, namus, şeref ve hürriyetimiz,

Menşei Türk Milletince malum, AKP hükümetince gizli tutulan odaklarca, teslim alınmaya çalışılmaktadır.

İspanyolların Endülüs’te,

Ermenilerin Anadolu ve Karabağ’da,

Çin’in Doğu Türkistan’da,

İsrail’in Filistin’de,

Daha nerelerde ve nice beldelerde uygulanan soykırımların bir benzerini AKP Ülkücülere karşı uygulamak istemektedir.

AKP iktidarından önce durma noktasına gelen öğrenci olayları

Verilen tavizler sonucunda yeniden tırmanışa geçmiştir.

Vatan savunması yapan Ülkücüler, açılım sürecini sabote etmekle suçlanmaktadır.

Vatanın bütünlüğü için çalışmak sabotajcılık mıdır?

Cennet Mekân Başbuğumuz Alparslan Türkeş milliyetçiliğin tanımını nasıl yapmış?

“Türk milliyetçiliği, Türk Milleti’ne duyulan derin sevgi ve inançtan kuvvet alan bir duygu ve şuur hâlidir.”

Son günlerde bize yönelik iftiralar artıyor,

Bu iftiracılara “9 Işık” eserini okumalarını tavsiye ediyorum.

Okurlarsa, bizim Ülkümüzün ne olduğunu öğrenirler.

Gördüğünüz gibi Başbuğumuz ve Mehmet Akif Ersoy aynı şeyi söylüyor.

Mehmet Akif: “Allah’tan başkasından korkma, tek bir ocak kalsa bile al bayrağımız dalgalanacak.” diyor.

Başbuğumuz: “Milliyetçilik derin sevgi ve imandan kaynaklanır.” diyor.

Fahrettin Paşa ve beraberindeki bir avuç askerimizin Medine’den ayrılmak zorunda kaldığında,

İdris Salih Bey şu dörtlüğü kaleme alıyor:

Yapamaz Ertuğrul Evladı sensiz,

Can verir cananı vermez Türkler

Ebediyen kutsal toprakların hizmetkârıyız

Ölsek de ravzanı ruhumuz bekler,

Öyle ya, Türk için Anadolu ne ise, Mekke, Medine de odur.

Türk Milliyetçileri,

Orhun Yazıtlarından, Bilge Kağan’dan beri, 1400 yıldır aynı şeyi söylüyor,

AKP on yıldır bir kere söylediğini bir daha söyleyemiyor.

Muhasebeyi, sizin vicdan terazinize bırakıyorum.

Mübarek bir toprak üzerinde bulunuyoruz.

Türk yurdu olan her yer mübarektir, çünkü üzerinde şehit kanı vardır.

Ancak bazen Allah bizlere bu mukaddesatı hatırlatacak armağanlar veriyor.

Tacettin Dergâhı da böyle bir yer.

Osmanlı zamanında bu dergâh hatırına çevre muhitten vergi alınmazmış.

Madem Allah rızası için bu kadar Müslüman bir araya geldik,

Böyle mübarek bir yerde buluştuk, zulüm altındaki soydaşlarımız için dua edelim.

Allah’ım sen zulüm altında ne kadar Müslüman varsa,

Hepsine yardım eli uzatabilmemizi nasip et.

Başta Kızıl Çin’in kanlı ellerinin arasındaki Doğu Türkistanlı kardeşlerimize,

Emperyalizmin çıkarcı oyunları yüzünden sürekli göç eden Ortadoğu Türkmenlerine,

Lozan Anlaşması’ndaki haklarını bile alamayan Balkan Türklerine,

İran’da devlet eliyle kültür erozyonuna uğratılan Azerbaycan Türklerine

Yardım et.

Karabağ’ı, Urumçi’yi, Kerkük’ü, Kıbrıs’ı, Batı Trakya’yı bize yâr et.

Üstat Mehmet Akif’in , “Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın.” Duasına amin diyerek,

Türk’lüğümün şehadetinde Müslüman yüreklere seslenmek istiyorum:

Bengü taşlara Türkçe’yi nakşeden irade Ülkücü bir iradeydi.

Horasan’dan Anadolu’ya bir gözü doğuda bir gözü batıda atiye kanat çırpan Selçuklu kartalının menzili Ülkücü iradenin kızıl elmasıydı.

Üç hilalinde üç kıtaya namzet, kurulan nizamı âlem Ülkücü iradenin bizzat kendisiydi.

Bu irade Ülkü Ocaklarını var eden yaşatan yaşatacak olana iradedir!

 

İstiklal marşımız da ebet müddet yaşayacak olan, zikrettiğimiz bu iradenin Ülkücü yeminidir.

Ülkü Ocaklılar olarak hep birlikte yemin edelim:

Korkma,

Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;

O benimdir,

O benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım,

Çehreni ey nazlı hilal!

Kahraman ırkıma bir gül!

Ne bu şiddet, bu celal?

Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal…

Hakkıdır,

Hakk’a tapan, milletimin istiklal! ”

Konuşmasını bitiren Ülkü Ocakları Genel Başkan Olcay Kılavuz Taceddin Dergahı’na girip dua etti. Mehmet Akif Ersoy’un evini gezen Genel Başkanımız ardından Muhsin Yazıcıoğlu’nun kabini ziyaret ederek dua etti. Çıkışta polis mensuplarıyla tokalaşıp, onlara teşekkür eden Kılavuz, oradan ayrılmasıyla program sonlandı.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211