Yargıtay'dan
 Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Ergenekon davası kapsamında CHP Milletvekili Mehmet Haberal'a uygulanan yurt dışına çıkış yasağını içeren adli kontrol kararının kaldırılması veya değiştirilmesi talebini reddeden yerel mahkeme kararını bozdu. Daire, adli kontrol kararının kaldırılması veya değiştirilmesi talebinin kovuşturma evresinin her aşamasında istenebileceğini belirterek, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesini istedi.

Ergenekon Davası'nda 12 yıl 6 ay hapis cezası alan ve milletvekili olması nedeniyle tahliye edilen Haberal'ın avukatları, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin yurt dışına çıkış yasağıyla ilgili adli kontrol kararına itiraz etti.

İtiraz, mahkeme tarafından süre yönünden reddedildi. 

Haberal'ın avukatları bu kez, "adli kontrol kararının kaldırılması veya değiştirilmesi" talebiyle 13. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına itirazda bulundu.

İtirazı değerlendiren İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, bu itirazı da reddetti.

Adalet Bakanlığı, "Haberal'ın milletvekili olması nedeniyle temsil görevini ifa ettiği, bu görevi nedeniyle TBMM tarafından yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da yasama faaliyetleri çerçevesinde görevlendirilebileceği de dikkate alınarak, sanığın kaçması, delilleri karartma, saklanma sebeplerinin bulunmadığı" gerekçesiyle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesini hukuka aykırı buldu. Bakanlık, bu nedenlerle 14. Ağır Ceza Mahkemesinin red kararının kanun yararına bozulmasını talep etti.

Dosyayı görüşen Yargıtay 9. Ceza Dairesi, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını oy birliğiyle bozdu. 

Dairenin kararında, Haberal'ın 5 Ağustos 2013 tarihli mahkumiyet hükmüyle verilen adli kontrol kararına yasal süresinde itiraz etmediği belirtildi.

Sanık avukatlarınca mahkemeye sunulan itiraz dilekçesinin getirtilerek incelendiği ifade edilen kararda, dilekçe içeriğinin esas itibarıyla 5 Ağustos 2013 tarihli adli kontrol kararına itiraz mahiyetinde olmadığı, adli kontrol kararının kaldırılması veya değiştirilmesi talebini içerdiği bildirildi.

Adli kontrol kararının kaldırılması veya değiştirilmesi talebinin kovuşturma evresinin her aşamasında ileri sürülebilecek nitelikte olduğuna işaret edilen kararda, yerel mahkemece bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği kaydedildi.

Kararda, bu karardan sonra yasal süresine bağlı yeni bir itiraz yasa yolunun başlayacağı gözetilmeden avukatların dilekçe içeriğini karşılamayacak ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun adli kontrolün kaldırılmasına ilişkin hükümlerine aykırı olacak biçimde karar verilmesinde isabet görülmediği belirtildi.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211