12 ihtilaliyle birlikte batının değer ölçülerini millete zorla kabul ettirmeye çalışan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Sedat Celasun yargılanması için ilk iddianameyi 2000 tarihinde Adana Savcısı olan Sacit KAYASU hazırlamıştı. KAYASU’nun hazırladığı iddianame kabul edilmeyerek ilk olarak, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından kınama cezası almıştı. Daha sonra Yargıtay tarafından "görevi kötüye kullanmak" ve "askeri kuvvetleri tahkir ve tezyif" suçundan mahkûm edilen Kayasu yu Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu meslekten ihraç etmişti. Avukatlık yapma hakkı dahi elinden alınan Kayasu, ihraç kararı üzerine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nde dava açmış, 2008 de sona eren davada "ifade özgürlüğünü kısıtladığı" için Türkiye 41 bin avro tazminata mahkum edilmişti.
12 Eylül 1980 tarihinde ihtilal yapıp, Milletimizin iradesini gaspederek ihtilali yapan darbecilerin yargılanması için ilk iddianameyi hazırlayan savcının Ülkücü olduğu ortaya çıktı.Bunu bize”DUYARSIZ ve VEFASIZ ÜLKÜCÜLERE başlıklı makalesinde hatırlattığı için sayın İsail Türk’e teşekkür ediyoruz.
İsmail TÜRK7ün Makalesini aynen aşağıya alıyor taktiri değerli okuyucularımıza bırakıyoruz.
DUYARSIZ VE VEFASIZ ÜLKÜCÜLERE/İsmail TÜRK
Bildiğiniz gibi Kanal T televizyonunda her Cuma yayınlanan Çapraz Sorgu adlı programın yapımcısı ve sunucusuyum.
20 haftadır televizyon programlarım aralıksız sürüyor. “Ülkücü” kimliğimle, çoğu zaman da bu kimliğimi öne çıkararak yaptığım program, Kanal T’nin en beğenilen ve çok seyredilen programı seçildi.
Önce Rabbime şükrediyor, sonra siz gönüldaşlarıma teşekkür ediyorum.
MHP’de resmi görevi olan arkadaşlarım dışında, kimi davet ettiysem, sağ olsunlar hepsi davetime icabet etmişlerdir. Konuk olan herkese ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Program, inşallah, her Cuma saat 21.00’de canlı olarak devam edecek.
Dünkü programımın konuklarından biri, Habererk tarafından “Yılın Hukukçusu” seçilen Av. Sacit Kayasu’ydu.
Sözün Başında, öncelikle Sayın Sacit Kayasu’dan huzurunuzda özür dilemek istiyorum.
Öncelikle onu yeterince tanımadığımız için.
Ona hak ettiği değeri ve saygıyı göstermediğimiz, gösteremediğimiz için…
Sacit Kayasu 12 Eylül öncesi, MHP İl Başkanlığı da yapmış bir büyüğümüz.
Adana Cumhuriyet Savcısı iken, 12 Eylül İhtilali’ni yapan Kenan Evren ve arkadaşlarını yargılamak için bir iddianame hazırladığını ve bu yüzden görevden alındığını çok kısa bir süre önce öğrendiğimi de utanarak itiraf ediyorum…
Duyarsızlığımızı ve vefasızlığımızı olanca şiddetiyle yüzümüze çarpan bu durum, hem Ülkücü Hareket’in hem de MHP’nin affedilmez bir ayıbıdır.
Savcılık görevinde iken, DSP – MHP - ANAP Koalisyonu döneminde, Kenan Evren için hazırlayacağı iddianameyi önce MHP’ye ve sayın Bahçeli’ye ilettiğini, “Hükümet olarak bir yol açın, darbecileri yargılayalım” dediğini, bana büyük bir hüzünle anlattı.
“Ülkücüler asılırken, kendi evlatlarımı kaybetmenin acısı ile içim yandı. O yangın, halen tazeliğini koruyor.” dedi.
Tabii ki MHP, her zamanki gibi Ülkücüye sahip çıkmadı. Savcı Sacit Kayasu, her şeyini, işini, kariyerini, mesleğini feda etme pahasına, Ülkücülere akla gelebilecek her türlü zulmü yapan ihtilalciler hakkındaki iddianameyi hazırladı.
Sonra ne mi oldu?
MHP’nin iktidarda olduğu dönemde, o günün genelkurmay başkanının baskısıyla önce görevden alındı, sonra savcılıktan atıldı.
Bitmedi… Darbeciler tatmin olmuyordu, bu ülkü ve hukuk adamına hayat hakkı tanımazcasına, avukatlık yapmasını da engellediler.
Böyle elleri öpülesi bir haysiyet abidesi ağabeyimizle tanışmayı Rabbim nasip etti.
Her türlü sevgiyi ve saygıyı hak ettiğini düşünüyorum. Ülkücülerin bayrak şahsiyetlerinden biri olması gereken büyüğümüzün, her Ülkücü tarafından tanınmamasının, Ülkücü Hareket’in başarısızlığının en büyük sebeplerinden biri olan “vefa duygusuna sahip olmamamız” olduğunu düşünüyorum.
Cenab-ı Allah’tan, Ülkücülere, vefa duygusunu kaybettirmemesini diliyorum.
İnanıyorum ki, Ülkücüler, önce birbirlerine karşı vicdanlı ve vefalı olurlarsa, Cenab-ı Allah onlara muvaffakiyeti nasip edecek.
Sacit Kayasu, şimdi, Kozyatağı’nda, mütevazı bir hukuk bürosunda, kızıyla birlikte, hala insanlık için hukuk mücadelesi veriyor.
AİHM Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde açtığı davayı kazanmasına rağmen, hükümet, onu Ülkücü olduğu için görevine iade etmedi. Onu, AKP’li ve cemaatçi olmadığı için görevine iade etmedi.
Bu ismi, tarih eminim çok önemli bir yere koyacak. Ama gelin, bunu bugün, sağlığında yapalım diyorum.
11 Şubat günü saat 14.00’te Ankara’dayız…
Ayrıntılarını daha önce duyurduğumuz basın açıklamamızla ilgili, “Evlat doğru yoldasın. Haksızlık karşısında susmayın. İnandıklarınızla yaşayın.” demesi bana ayrı bir ışık oldu.
Sacit Kayasu’nun, Ülkücü Hareket’in bugün çok ihtiyacı olduğu akil adamlardan, bayrak isimlerden biri olduğunu düşünüyorum.
Başımızdakilere bakıyorum da, sıkıştığımızda, yolumuza engeller çıktığında, bize yol gösterecek büyüklere ne çok ihtiyacımız var…
KAPSAMHABER