Gezi'nin yıl dönümü anma davası başladı
'polise mukavemet ve mala zarar vermek' suçlarından haklarında dava açılan 63 kişinin, İzmir 40'ncı Asliye Ceza Mahkemesi'nde tutuksuz yargılanmalarına başlandı.

Sanık avukatları, hazırlanan iddinamede hiçbir delil ve suçlamanın olmadığını belirtip, beraat kararı verilmesini istedi. 

Basımane Meydanı'nda toplanan çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu üyesi yaklaşık 3 bin kişi, Gündoğdu Meydanı'na Gezi Parkı olaylarının yıl dönümü nedeniyle düzenlenecek konser için topluca yürüdü. Gündoğdu Meydanı'ndaki anma ve konserin ardından dağılmayan yaklaşık 300 kişilik bir grup bu kez Konak Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. Ticaret Borsası önünde polis göstericilere TOMA araçlarıyla su ve gaz sıkarak müdahale etti, olaylara karıştıkları iddiasıyla 63 kişiyi gözaltına aldı.

Olayı soruşturan Cumhuriyet Savcısı Hidayet Kaya, hazırladığı iddianamede sanıkların polisin dağılmaları için uyarısını dinlemeyip, taş, bira şişesi, soda şişesi, demir ve cam bilye atarak sopalarla güvenlik güçlerine saldırdıklarını, binalara sprey boyayla yazılar yazdıklarını, otomatik para makinalarına zarar verip banka camlarını, kırdıklarını, otobüs duraklarını tahrip ettiklerini önesürdü. Savcı, zanlıların 'polise mukavemet ve mala zarar vermek' suçlarından yargılanmaları için dava açtı.

İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesi'nde bugün görülmeye başlanan davada haklarında 2 yıl ile 12'şer yıl hapis cezası istenen 63 tutuksuz sanıktan bazıları ve avukatlar katıldı. 

Sanık avukatlarından Özkan Yücel, "Sanıklara yüklenen suçları işlediğine dair dava dosyasında bir delil ve belge yok. Hangi suçu işledikleri bile belirtilmemiştir. Sanıklar demokratik haklarını kullanmıştır. Tüm sanıkların derhal beraatlerine karar verilsin" dedi.

KARAKOLDA YÜZÜSTÜ YATIRDILAR

Sanıklardan Umut A., "Ben Aydın'da okuyorum. Teyzemle konsere geldik. Konser bitiminde teyzem beni biraz daha gezdirmek istedi. Yolda kaldırımdan yürüyorduk. Birden etrafımız gaz bulutuyla kaplandı. Teyzemin astımı vardı. Onu korumak istedim. Yere çömeldik. Birden yanıma gelen 5- 6 kişi üzerimden geçti. 'Kalkın' dediler. Kalkıp koşmaya başladım. İkinci kez durdurup yine üzerimden bir fasıl geçtiler. Karakolda yüzüstü yatırdılar. Onlarca kişi bu şekilde yatıyordu. Yüzüm kan oldu. Bana diğer gözaltındaki kişiler 'Bu kan kimin' diye sordular. Benim olmadığını söyledim. Başkasının kanının üzerine yatmışım. Ben eyleme katılmadım. Beraatimi istiyorum" dedi.

SEN SUS İSRAİL DÖLÜ

Onat Şeyda T. ise "Siz iddianameye okudunuz, ama ben neyle suçlandığımı bilmiyorum. Kortejle birlikte ben de konser alanına kadar yürüdüm. Konser bitiminde eve gitmek için yola çıktım. Cumhuriyet Meydanı'nda olayların olduğunu gördüm. Bitmesi için bir kafeye girip beklemeye başladım. Polis gelip beni gözaltına aldı. Karakola götürüp, savaş esiri gibi yüzüstü yere yatırdım. O an telefonum çaldı. Annem arıyordu. Bakacak durumda olmadığım için polisin açıp cevap vermesini istedim. Bana 'Sen sus israil dölü' diye cevap verdi. Ben olaylara katılmadım. Ağır işkenceye maruz kaldım" dedi. 

Çağlar T. de kendilerinin değil, işkence yapan polislerin mahkeme önüne çıkarılmasını istedi. Murat K. ise davanın siyasi olduğunu söylerken işkence ve kötü muamele iddialarını tekrarladı.

TOST GİBİ EZİLDİM

Sanıklar arasında yeralan ÇHD İzmir Şube Yönetim Kurulu üyesi avukat Yemen C., "Olayın oludğu zaman stajyer avukattım. Dernek adına gözlemci olarak yürüşüşte bulundum. Üzerimde de 'gözlemci' olduğumu yazan yelek vardı. Konser bitiminde yeleği çıkartıp çantama koydum. Kaldırımda yürüyordum. Olaylar çıktı. Emniyet müdürü beni işaret edip 'bunu da alın' dedi. Kendisine avukat olduğumu söyledim. Ama beni tanımasına rağmen gözaltına aldırdı. Gözaltına alınma sırasında adeta bir 'tost ' gibi ezildim. İstanbul'da okurken, 2013 yılındaki Gezi olaylarına da katıldım. Keşke orada yargılansaydım. Yanlış bir yargılama var. Geziye katılanların değil, katılmayanların yargılanması gerekir" dedi.

Müşteki olarak dinlenen polis memuru Mehmet Y., "Ben olay günü TOMA'nın içindeydim. Araca taş ve başka cisimler atıp zarar verdiler. Biz devlet için görev yapıyoruz. Devlet kimseye zarar vermez. Borsa kavşağında, göstericiler geçmesin diye yolu kapatıp gruba uyarının ardından su ve gaz sıktım. Ben zarar görmediğim için kimseden şikayetçi değilim. Ancak devletin aracına zarar verildiği için o yönden şikayetçiyim" dedi. 

Avukatlar, dosyada bulanan görüntülerde müvekkilerinin gözaltına alınmaları sırasında işkence yapıldığına dair görüntülerin olduğunu, gözaltı sırasında işkence yapan polisler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulmasına ve beraat kararı verilmesini talep etti.

Hakim, dinlenmeyen tanıkların dinlenilmesine, avukatların taleplerinin bir sonraki duruşmada değerlendirilmesine karar verip duruşmayı gelecek yıl nisan ayına erteledi. 



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211