PKK-BDP Neden Görüştü ?

BDP’li milletvekillerinin Şemdinli yolu üzerinde PKK’lılarla buluşma görüntüsü tepki toplamaya devam ediyor. Terör uzmanları ve Kürt aydınları, PKK’lılar ile BDP’lilerin samimi görüntülerini değerlendirdi.

PKK-BDP Neden Görüştü ?
20 Ağustos 2012 Pazartesi 13:05

YOL KESME YOK, DANIŞIKLI BULUŞMA VAR

İddia edilenin aksine yol kesme olayı olmadığını ve ortada danışıklı bir buluşma olduğuna dikkat çeken uzmanlar, BDP’nin terör örgütüne ne kadar bağımlı olduğu üzerinde durdu. PKK’nın da Şemdinli’de uzun süren operasyonlar sonrasında bölgeye hakim bir görüntü imajı vermek istediğini belirten uzmanların görüşleri şöyle:

SİYASETTE SAMİMİ DEĞİLLER

İbrahim Güçlü: Zannedildiği gibi tesadüfen yol kesildiği şeklinde bir düşünceye kapılmadım. Daha önceden her iki tarafın haberdar olduğu gibi bir resim edindim. Organize olmasaydı PKK bugünkü koşullarda Hüseyin Aygün’ü kaçırmaları büyük tepki topladıkları ortadayken böyle bir çıkış yapamazdı, anlaşılır değil. BDP, ‘Siz ne derseniz deyin, Hüseyin Aygün de kaçırılsa, parlamenter iradeye karşı da olsa, insan öldürmeye devam da etseler biz onları desteklemeye devam edeceğiz’ diyor. Bu aynı zamanda demokratik, siyasal yapıya uygun olmayan görüntünün tescilidir. Siyasette samimi değiller bu çıktı ortaya.

PKK MİLLİYETÇİ DUYGULARI TAHRİK ETMEK İSTİYOR

Hükümet, Şemdinli eyleminden sonra PKK’nın hezimete uğratıldığını söyledi. Sanki bu eylemde Şemdinli’ye 20 kilometre ötede PKK burada, etkindir bu davranış onun ispatıdır imajı oluşturulmak istendi. Yani bir meydan okuma. Bir diğer meydan okuma da provokasyondur. Türkiye’de Türk kamuoyunu, milliyetçi şoven kesimleri kışkırtarak mahkemeleri harekete geçirtip partiyi kapatma kararı aldırmak istiyorlar. Çünkü parlamenter sisteme inanmıyorlar. Asıl strateji PKK’dır diyorlar.

BDP ONLARIN PATRONUDUR

Ümit Fırat: Tesadüfen oluşan bir durum değil, tasarlanmış bir olaydı. Orada 20 gün bir operasyon oldu. Neticede resmi açıklamalara göre askeri kuvvetler güvenliği kendi doğrultusunda çözmüş gibi bir mesaj verdi. Yurttaşlar da buna inandı. PKK ise bunun tersine böyle bir durum yok, yollar bizden sorulur, her tarafta biz varız demeye çalışıyor. Bu düşüncesini de görüştükleri insanlar üzerinden oldukça başarılı şekilde yaydı. Demek ki operasyonlar, bombardımanlar boşmuş. Demek ki PKK orayı kontrol edebiliyor, etkileyebiliyor. Onlar BDP’nin patronlarıdır, onlarsız BDP düşünülebilir mi? Böyle bir yapıya karşı BDP’nin tek başına davranma şansı hiçbir zaman olmadı. Bunların orada olmaları sayesinde politika yapıyorlar. Dolayısıyla onlara karşı ‘nerden çıktınız, sizle el sıkışmayız’ deme şansına sahip değiller. Zaten bir gönül bağı vardı, medya önüne çıktı. Ama bu her zaman söz konusudur. Seçimler oldu PKK seçim kampanyasında dahi vardı. PKK, BDP’ye oy verme için insanları baskı altında tutu. Endişe veren kafa karıştıran 20 gün operasyon olduysa bu olay nereden çıktı? O bölgede seyyar geziyorlar ve bombardıman olmadığı zaman da ortaya çıkıyorlar.

BERABER HAREKET EDİYORLAR

TÜRKSAM Başkanı Terör Uzmanı Prof. Dr. Celalettin Yavuz: Bu kucaklaşmada PKK, KCK, Demokratik Toplum Kongresi ve BDP’yi birlikte düşünmek gerekiyor. Geçenlerde DTK’nın eş başkanı Ahmet Türk, AKP’ye hizmet edenler haindir gibi açıklamalar yaptı. Bunu Ak Parti- ’deki Kürt milletvekilleri için söyledi. CHP’li Aygün’ün kaçırılma eylemine bakarsak kendi reklamlarını ve propagandalarını yaptılar. Dış basında da genişçe yer aldı. Bunların işi Türkiye’ye ve dünyaya mesaj vermek. Bu 9 BDP milletvekilinin Şemdinli’ye gitmesi de bununla son derece alakalı bir durumdur. Akılları sıra, bölgeye giderek hem bayram kutlaması hem de bölgeye moral verdiler. Hakkâri’de 9 milletvekili mi var da o kadar kişi toplanıp gidiyor. Basına da haber vermişler. BDP PKK’- nın siyasi kanadıdır. İktidar partisinin bu millete tek borcu PKK’yı bitirmektir. MHP de bu konuda açıkça destek veriyor. AK Parti’den sonra artık bu kadar güçlü bir iktidar partisi gelmeyecek. Ne yapıp edip bu vatana ve millete borcunu ödesinler.

PKK’YI MEŞRULAŞTIRMA ÇABASI

Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner: BDP, PKK’nın bir alt koludur. BDP’liler seçimden sonra PKK’nın bir terör örgütü olmadığını, yaptığının kahramanlık olduğunu, intihar saldırısının iyi bir şey olduğunu ve bir mücadele örgütünü olduğunu açıkladı. Bu durum başka bir ülkede olsaydı bu parti çoktan kapatılırdı. BDP böyle yaparak PKK’yı meşrulaştırmak istiyor. PKK’nın bağımsızlık savaşı gibi göstermeye çalışıyor. Bu doğrultuda sözlü açıklamalar ve böyle buluşmalar kucaklaşmalar yapılıyor. Sözde milletvekili kaçırmalar gibi durumlar da bunların ekmeğine yağ sürüyor. Uzun zamandır bölgede devlet yok biz varız mesajını vermeye çalışıyorlar.

YANLIŞTAN VAZGEÇ, EVİNE DÖN

Bayram namazını Sultanahmet Camii’nde kılan Cumhurbaşkanı Gül, namaz çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gül, BDP’li milletvekillerin, Şemdinli-Derecik bölgesinde silahlı terör örgütü üyeleriyle buluşmasıyla ilgili soru üzerine, “Bütün vatandaşlarımı tekrar uyarıyorum, hepsini de uyarıyorum. Şiddete, teröre kana bulaşanlara herkesin çok kesin mesafe koyması gerekir. Onlara da gelin bu yoldan dönün, ülkenize gelin, ailenizin yanına gelin ve elinizdeki bu terör aracı silahları bırakındiyorum. Görüntüler çok üzücü. Herkesin büyük bir sorumluluk duygusu içerisinde hareket etmesi gerekir” diye konuştu.

Terörün, hak ve hukukla bir ilgisi olmadığını belirten Gül, “Teröre başvuranlar, terör yoluna düşenler, büyük bir gaflet, çok büyük bir yanlış içerisindedirler. Önce onların aileleri, yakınları, hep beraber kucak açmalı çocuklarına. Devlet olarak, ülke olarak, yanlışta olan herkese ‘evine dön, bu yanlıştan vazgeç’ diyoruz. Bu bayram günü tekrar herkese bu çağrıyı yapıyorum. Bu sonu olmayan bir yanlıştır” dedi. “Terörle bir mücadele içerisindeyiz. Bayramı günü herkese şu çağrıda bulunuyorum; şiddetle, kan dökmekle, teröre karışmakla, teröre başvurmakla ne bir hak alınabilir, ne hukuk alınabilir” ifadelerini kullanan Gül, şöyle devam etti: “Dolayısıyla herhangi bir şekilde terörle, şiddetle de devletimiz asla hizaya getirilemez. Memleketimizin huzuru, güvenliği ve bütün halkımızın mutluluğu için hepimiz elimizden gelenleri yapıyoruz. Bu ülkenin farklılıkları hepimizin zenginlikleridir.”

DEVLET NEREDEYDİ?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sultangazi’de düzenlenen bayramlaşma töreni sırasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. BDP’lilerin silahlı teröristlerle buluşmasıyla ilgili soru üzerine şunları kaydetti: “BDP’li milletvekilleri ile PKK’nın buluşması, Oslo’damı, Suriye’de mi, Amerika’da mı, Avustralya’da mı oldu? Hayır, Türkiye’de oldu. Orada medya, PKK’lılar, BDP’liler, gazeteciler, halkın bir bölümü vardı. Devlet neredeydi acaba? Sayın Başbakan bunu kendisine soruyor mu? Devlet neredeydi, hükümet neredeydi? Önce sorulması gereken soru şu: Sayın Başbakan siz hangi ülkenin başbakanısınız? Bu ülkede terör örgütü mensuplarıyla onlara şu veya bu şekilde destek veren bir grup bir araya geliyor kucaklaşıyorlar, Habur görüntüleri çıkıyor ortaya. Suçlu CHP... Bu kadar kısır, bu kadar sığ düşünen bir yönetim anlayışı, siyasal anlayış olabilirmi? Bu görüntüler başka bir ülkede mi, Türkiye- ’demi oldu? Türkiye’de olduysa bunun sorumlusu ne zamandan beri CHP? CHP iktidardamı?”

KOÇ’TAN AĞIR SÖZLER

Bu arada CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, “BDP ile CHP aynıdır” diyen Başbakan Erdoğan’a ağır sözlerle yanıt verdi. PKK’nın cesaretlendirilmesinde ve bugün yaşananlarda temel sorumlunun Erdoğan olduğunu savunan Koç, “Habur’un planlayıcısı, Oslo’nun mimarı bizzat kendisidir. Terörle pazarlık yaparak akıl hocalarının tarifiyle bu mücadelede ülkemizin her yerini eylem alanı haline getirmelerinin, siyasi sorumluluğu kendisindedir. Özet olarak PKK’nın gizli koalisyon ortağı, uyguladığı politikalarla AKP ve Erdoğan’dır” dedi.

‘BU NE MUHABBET?’

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP’lilerin PKK’lılarla buluşmasını “oynanan senaryonun farklı bir versiyonu” olarak niteledi. Bayram namazını kıldığı Süleymaniye Camii’nden çıkışında yaptığı açıklamada sözlerine İslam aleminin bayramını tebrik ederek başlayan Başbakan Erdoğan gündeme dair konulara değindi.

Erdoğan, BDP milletvekillerinin, Şemdinli- Derecik bölgesinde silahlı teröristlerle buluşmasıyla ilgili, “Gördüğünüz gibi milletvekilleri kardeşler olarak birbirlerine sarılabiliyorlar. Öyle diyorlar. Bütün bunların hepsi kayıtlarda var. Medya zaten bunların tespitini yapmış vaziyette. Tabii bize düşen nedir? Bu ne muhabbet demektir. Muhabbetleri bu kadar ileri derecededir. Aynı şey bundan önce de buna benzer senaryolar zaten yine oynanmıştır” diye konuştu. Buluşmayı sert bir dille eleştiren Erdoğan; “Türkiye’de oynanan oyunun bir başka versi-yonudur. BDP bugüne kadar terör örgütünü ‘bu bir terör örgüdür’ diye ilan edememiştir. Çünkü onların parlamentoya girme veya varlık sebebi bölücü terör örgütüne bağlıdır” dedi.

‘CHP İLE BDP AYNI’

Başbakan Erdoğan, teröristlerce kaçırılan CHP Milletvekili Hüseyin Aygün’ün açıklamalarına yönelik eleştirilerini sürdürdü. Erdoğan “Dağa kaçırıldığı söylenen milletvekili arkadaşımız da teröristler kaçırdı diyememiştir. Arkadaşlar, çocuklar bu ifadeyi kullanmıştır. Kim kime dosttur bunu ortaya koymak lazım. Biz boşu boşuna CHP ile BDP aynıdır demiyoruz, bunlar aynıdır” diye konuştu.

bugün



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.