Face’yi bulan buldu, book’unu ben yazdım
Şair ve Yazar Abdullah Dede ile ilgili bilgilere geçmeden önce sosyal medyayla ilgili küçük bir istatistik bilgi vermek istiyoruz.

Dijital pazarlama ajansı We Are Social, 2016 yılı için küresel ve lokal dijital istatistikleri içeren yayınladığı raporda sosyal ve mobil mecralara hakim olan son trendler ve kullanıcı sayıları hakkında önemli bilgiler verildi.

Global Web Index verileri ile hazırlanan rapora göre dünya genelinde 3,419 milyar insan internete bağlanıyor, 2,307 milyar kullanıcı aktif olarak sosyal medyada yer alıyor. 3,790 milyar mobil cihaz kullanıcısının 1,968 milyarı ise sosyal medyayı mobil cihazlar üzerinden kullanıyor.

Raporda Türkiye istatistiklerine baktığımızda; ülkemizdeki 79.14 milyonluk nüfusun, 46.3 milyonunun internete bağlandığını görüyoruz. İnternet kullanıcılarının 42 milyonu aktif olarak sosyal medyada yer alırken, bu kullanıcıların 36 milyonu ise sosyal medyaya mobil cihazlardan ulaşıyor.

Türkiye’de en çok kullanılan sosyal medya platformlarına baktığımızda ilk sırada %32 ile Facebook’un yer aldığını görüyoruz. Facebook’u %24 ile WhatsApp, %20 ile Facebook Messenger, %17 ile Twitter, %16 ile Instagram takip ederken, sıralama Google+, Skype, Linkedin, Viber ve Vine ile devam ediyor.

İnsanların yoğun ilgi ve alaka gösterdiği sosyal paylaşım siteleride hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. İşte tam bu noktada Abdullah Dede'nin özenle hazırladığı 'Face’yi bulan buldu, book’unu ben yazdım' kitabı önem kazanıyor.

Şair ve yazar Abdullah Dede ‘Face’yi bulan buldu book’unu ben yazdım’ kitabıyla farklı bir eserin altına imzasını attı. Kendi ifadesiyle ‘Bu kitap, türünün ilk örneği zannederim’

Sosyal paylaşım sitesi Facebook’tan sıra dışı gördüğü cümleleri derleyerek ‘sanal’ olarak nitelendirilen paylaşımları harmanlayarak okuyucuya sundu. Bu güzel eserle bizleri de yazmaya teşvik eden Abdullah Dede’ye teşekkür ediyoruz.

Abdullah Dede Kitabının giriş bölümünde ne diyor bakalım:

Yazmak sesli düşünmek ve geçmişi geleceğe taşımaktır.
Sende var olanı, düşünüp tasarladıklarını, derleyip biriktirdiklerini, herkesle paylaşma sevdasının yansımasıdır yazmak.

Yazılanlar insanın öldükten sonra insanlarla birlikte sonsuza doğru yolculuğuna azıktır.
Bu kitap, türünün ilk örneğidir zannederim.

Kitapla insan özdeştir. Kitaplar "hazır bulmuşluk" pazarının en değerli ürünüdür. Bilgi, kültür (hayallerimiz, tasarladıklarımız) en çok yazılı olarak kelimelerin sırtına binerek dolaşır insanlar arasında. Kelimelerin sırtında yürür gider bizden sonraya tecrübelerimiz, ışık olur, hazır azık olur.

Bugünü yarına ikram etmek isteyen yazsın.
Yarınlarda fikir sofrasına azık sunmak isteyenler yazsınlar.


Belki gelecekte yazma sevdasının tarihini yazanlar Face Book'tan önce veya sonra diye aktarımda bulunacaklardır. Günümüzün anlık paylaşım, insanlar arasında en hızlı dolaşım yoludur Face Book.

Bu kitaptaki bütün yazılar Face Book'ta yayımlanmıştır.

Genelde yediklerini içtiklerini çok özel durumlarını gösterme nezaketsizliği yapan çoktur. Sadece kendisinin veya ailesinin fotoğraflarını paylaşan canlı çerçeveler var. Sanki makamı kutsalmış, hiçbir özelliği olmayan yerlerdeki fotoğrafı bir değermişçesine paylaşanlar var.

Fotoğraf sanatının ustaları tarihin sayfalarına belge olarak hediye ettikleri öyle güzel fotoğraflar paylaşıyorlar ki insanların arşivlerindeki seçkin yerini hemen alıyorlar.

Yazarak paylaşanlardan biri olarak "Beğen; Yorum yaz, Paylaş" seçeneklerine gelen iletişimler ve karşılaştığımızda "yazdıklarını okuyorum, oralarda belirtmesem de beğeniyorum" diye sözle teşvik eden herkese teşekkür ederim.

Yazarak paylaştıklarmızı günlük siyasetteki yelerini, sorgulamodan tutundukları siyaset adreslerini savunmak, korumak isteyenler, düşüncelerinin kalıplarımı kıramayaniar ve hatta iki kelimeyi yan yana getiremeyen, uzaktan hakareti yiğitlik ya da insanca zannedenler yok mu?

Onların varlığı daha iyiyi yapmak, daha güzel olanı anlatmak için yönlendirici oluyor.
Bu kitapta adı geçen, değirli yorumları yer alan herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Varlıkları daim olsun, adları hiç unutulmayanlar defterine yazılsın.

Geleceğe doğru çıktığım bu yolculukta beni teşvik eden FACE’deki sayfadaşlarıma sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

ABDULLAH DEDE KİMDİR?

28 Mayıs 1950 Ordu / Perşembe doğumlu. ilkokuldan sonra kazandığı Ladik Akpınar İlk öğretmen Okulu'nu 1969 Yılında bitirdi.

İlk görev yeri Hakkari Merkez Yatılı Bölge Okulu...

En son Samsun End. Mes. Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği görevindeyken 2009’da emekli oldu.
Bu arada 1989 - 1995 yılları arasında görevIendirildiği Fransa Montereau, 77130'daki görev yeri dahil çalıştığı bütün her yerde öğrencileriyle yaptığı müzik, şiir ve tiyatro çalışmalanyla öne çıktı.

Akpınar'da başladığı yazı ve şiir çalışmaları sonradan yerel gazete ve dergilerde devam etti. Şiir ve hikaye dalında açılmış yarışmalarda çeşitli ödüller kazandı.

Halen pek çok sosyal amaçlı derneğin üyesidir. Yayınlanmış "Yaşamak Bir Parça İnsan Gibi" adlı bir şiir kitabı, Ciiefığii” (Özlii Sözler) eserlerinden sonra bu 3. kitabı "FACEW Bulan Buldu, BOOK'unu Ben Yazdınryla yayın hayatına devam etmektedir. Öğretmen Semiha Dede ile evlidir ve iki çocuğu vardır.
 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211