Kimler Hesap Vermelidir?
15 Temmuz darbe girişimiyle birlikte sarsılan Türkiye, Milletimizin birlik ve beraberlik zinciri oluşturmasıyla birlikte büyük bir faciayı geri püskürtmüş; Türk tarihine altın harflerle yazılacak olan büyük bir kahramanlığın altın bir kez daha imzasını atmıştır.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türk milletine ihanet eden ve bu ihanete ortak olanlar üzerinde Türk Devleti operasyonlar düzenleyerek 2. bir darbe girişiminin önüne geçmeye çalışmıştır. Bugün geldiğimiz noktada, Baş sorumlu olarak addedilen Terör örgütü FETÖ ile irtibatı ve ilişkisi veya teması olan her kişi ve kurum veya şirket hesap vermek üzere gözaltına alınmış ve bir kısmı tutuklanmıştır. 

Bu hengame içerisinde FETÖ ile hiç bir şekilde maddi ve manevi ilişkisi ve iletişimi olmayan insanlarda mağduriyet yaşamıştır. 

Yeniçağ Gazetesi yazarlarından ve ülkücü camianın yakından tanıdığı bir isim olan Servet Avcı, bugünkü yazısında, Türkiye'nin içinde bulunduğu böylesi zor bir durum karşısında nasıl hareket edilmesi gerektiği yönünde tekliflerini madde madde sıraladı.

Servet Avcı'nın Teklifleri şöyle:

1. 15 Temmuz darbe girişimine hazırlık veya uygulama safhasında kim katılmışsa kesinlikle yargılanmalıdır... Zaten devlet de bunu yapıyor...

2. Darbeye karışmamış olsa bile, cemaat imkânları sayesinde geçmişte kim haksız yere rütbe veya makam almışsa, bu zemini oluşturanlar ve bundan bilerek faydalananlar bunun hesabını vermelidir...

3. Soruların çalınması yöntemiyle kamuda işe giren veya akademisyen yapılan kim varsa, işten el çektirilmeli ve hukukî süreç başlatılmalıdır... Çünkü burada hakkı yenilen milyonlar söz konusudur... Devlet dediğiniz adalet için var olmalıdır...

4. FETÖ ilişkileriyle haksız yere kazanç sağlamış, özellikle belediyelerin kirli imar hareketleriyle orantısız servetler edinmiş herkes deşifre edilmelidir... O servetlere el konulmalıdır... Ancak buna zemin hazırlayan ve kendisine de pay çıkaran bütün belediyeciler partisine bakılmadan hâkim önüne çıkarılmalıdır...

5.  Şehirlerinin zengin iş adamlarını FETÖ'ye peşkeş çeken, aksi hâlde işlerinin bozulacağını tehdit unsuru olarak kullanan ne kadar kamu görevlisi veya 'muktedir partici' varsa 'terör örgütüne üyelik'ten yargılanmalıdır...

6. Adliye ve Emniyet teşkilatındaki her türlü ilişkide 'hukuk'u değil de 'cemaat menfaatleri'ni esas alanlar tabii ki hesaba çekilmelidir...

7. Eğer bir banka merdiven altında değil de, devletin verdiği lisansla faaliyet gösteriyorsa buradan işlem yapanlar 'olağan şüpheli' sayılmamalıdır... Eğer bu suçsa, bu bankanın açık kalmasına izin veren ne kadar yönetici varsa onlar da yargılanmalıdır...

8. Eğer bir okul merdiven altında değil de, devletin verdiği lisansla faaliyet gösteriyorsa, buraya çocuklarını gönderenler 'olağan şüpheli' sayılmamalıdır... Eğer bu suçsa, bu okulların açık kalmasına izin veren ne kadar yönetici varsa onlar da tepeden tırnağa yargılanmalıdır... Kapısının üzerinde T.C. Millî Eğitim Bakanlığı yazan bir okula çocuğunu gönderdi diye bir memuru işinden veya hürriyetinden etmek 'adâlet' sayılmamalıdır...

9. Devleti yönetenlerin 17/25 Aralık'ı 'ayıkma' tarihi olarak seçmesi subjektif bir değerlendirmedir, kişiden kişiye değişebilir... Kimine göre bu tarih daha öncedir, kimine göre de 15 Temmuz darbe gecesidir... Devlet, tehlikeyi 15 Temmuz akşamı görenlere, ona bir başkasının 'sezgi tarihi'ni niye baz almadığını sormamalıdır...

10.Kurban, zekât, himmet veren, faaliyetlere katılan, iyi niyetle ve belki de ibadet düşüncesiyle hareket edip ancak sempatizan düzeyinde kalanlar için bir nevi af müessesesi gündeme getirilmelidir... Başkalarının 17/25 Aralık'ı baz alma hakkı varsa onların da 15 Temmuz' u baz alma hakkına saygı gösterilmeli, kazanılmaları için fırsat verilmelidir...

11. 15 Temmuz'dan sonra da ilişki ve sadakat sürdürmek isteyenlere karşı devlet her türlü emniyet ve istihbarat tedbirlerini almalı, buna karşılık ailelerle birlikte milyonlarla ifade edilebilecek pişmanlık içindeki bir kitleyi rehabilite ederek sistemin içinde tutmalıdır...

12. Darbeye karışmamış, haksızlıkların içinde bulunmamış kamu görevlileri işlerine iade edilmelidir... Gerekirse kurumları değiştirilmeli, meselâ Emniyet teşkilatındaysa tarımla ilgili bir birime verilmeli ve bu insanlar çocuklarıyla birlikte dışlanmaya, açlığa ve sefalete terk edilmemeli, mutlaka kazanılmalıdır...

13. Terörle mücadelede köy boşaltmaların şehirlerde ortaya çıkardığı acı komplikasyonlara şahit olduk... 3 milyon Suriyelinin kısa ve orta vâdede ülkede ne gibi sıkıntılara yol açacağı büyük bir muamma... Bunların üzerine yeni bir canlı bomba inşa etmek hiç şüphe yok ki yeni bir millî güvenlik krizine de kapı aralayabilecektir... Burada devlet aklı devreye girmeli ve zincirleme yöntemle sisteme karşı yeni kırgın ve kızgın kitleler oluşturulmamalıdır...

14.          FETÖ soruşturmalarında her türlü resmî ikaza rağmen, farklı siyasî görüşlerdeki insanlar da çuvalın içine doldurularak mağdur edilebilmektedir... İtirazlara karşı mekanizma son derece hantal ve ürkek bir şekilde işlemektedir... Bunun derhal ortadan kaldırılması için harekete geçilmeli, zaten içeriden ve dışarıdan saldırılar karşısında zor günler geçiren devletimize karşı insanlar soğutulmamalı, millî birlik daha fazla zedelenmemelidir... YAZININ DEVAMI

 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211