M,Halistin Kukul/KAPSAMHABER-

Türk Milleti'nin ve Türkiye'nin gelişmesi yolundaki hedeflerini ortaya koyduğu "Dokuz Işık" adlı kitabında, ilk ilke olan"Milliyetçilik" başlıklı bölümde şöyle diyor Son Başbuğ:

" Milliyetçilik, Türk Milletine karşı beslenen derin sevginin ifâdesidir. Kalbinde başka bir ırkın gururunu taşımayan ve kendisini samimî olarak Türk hisseden ve Türklüğe adayan herkes Türk'tür. Biz; Türk Milletine mensup olduğumuza göre, bu milletin içinden çıkmış insanlar olduğumuza göre, elbette ki kendi milletimize karşı derin bir bağla bağlı olacağız ve bu milletin yükselmesi için, bu milletin haklarının daima her çeşit tesirlerden uzak, her şeyin üstünde bulundurulması için çalışmayı görev tanıyacağız. İşte bu sebeplerden dolayı bizim milliyetçiliğimiz, Türk Milletine karşı duyulan derin, köklü bir sevgi ve Türk Milletinin içinde bulunduğu müşkül durumdan bir an önce , en modern, en ilmî metodlarla çıkarılarak en kısa yoldan modern uygarlığın en ön safına geçirilmesini sağlamak duygusundan kuvvet alır. Milliyetçiliğimiz başkalarına karşı kin, garez duygularıyla beslenmez." (1 )

Allahü teâlâ, Kur'ân- ı Kerîm'de şöyle buyurmaktadır: " Ey insanlar, biz, sizleri, bir erkek ile bir dişiden yarattık ve birbiriniz ile tanışasınız diye sizi şubelere (ırklara, kavimlere) ve kabilelere ayırdık. Şüphesiz ki, Allah katınında en şerefliniz, takvâda en ileri olanınızdır."(2)

Demek ki; kavim, soy, ırk, kabile, millet...Yüce Allah'ın bir takdiridir. Ancak; muvâzene, "takvâ" ile sağlanmaktadır. Ölçü, budur!

Yine, Yüce Rabb'imiz şöyle buyurmaktadır: " Bir kavim, özlerindeki (güzel hâl ve ahlâkı)nı değiştirip bozuncaya kadar, Allah, şüphesiz ki, onları değiştirip bozmaz" (3)

Burada da, belli bir 'irâde', kavme / kabileye / millete / soya/ ırka...verilmiştir.

Bu hususta, Peygamber Efendimiz'in birkaç hadîsini nakledelim: " Kişi, kavmini sevmekle suçlandırılamaz" ; " Soylarınızı biliniz" ve " Bir insan hangi kavim ve milleti severse, Cenâb-ı Hak, onu, sevdiği kavmin içinde haşreder"

Fakat; yine buyuruyorlar ki: " Câhiliye devrinden ümmetime kalmış dört haslet vardır ki, onu terk edemezler. (Bunların biri) Başkalarının soyuna dil uzatırlar. Yâni makbûl bir insanın oğlu olmadığını yâhut tanınmış bir hânedâna mensup olmadığı iddiası ile halkı hafife alırlar."

Son Başbuğ 'un: "... kendisini samimî olarak Türk hisseden " ifadesi, kişinin mensubiyet hissettiği milletle rabıtasını ; ve, " Milliyetçiliğimiz başkalarına karşı kin, garez duygularıyla beslenmez." düşüncesi de, 'mensubiyet duyulan kavmin başkalarına üstünlük iddiasında bulunmadığını', böylece; İslâmî emirlere tamamiyle riâyet edildiğini ortaya koymaktadır.

Bu hususta, Necip Fâzıl, çok ilgi çekici ve çarpıcı bir tespitle karşımıza çıkar : "İslâm inkılâbında milliyet görüşü, kendisini sahte milliyetçiliklerin tersine zarf değil mazruf, kap değil muhteva, madde değil ruh, mekân değil zaman işi telâkki eder.

İslâm inkılâbında milliyet görüşü, Türk'ü fırlak kemikler, çekik gözler, dar alınlar ve kirpi saçlar kadrosunda, yâni hor ve kaba madde plânında aramaz.

İslâm inkılâbında milliyet görüşü, her şeyi ana ruh vâhidine bağladıktan sonra, o ruh vâhidini en iyi aksettiren yâhut en iyi aksettirmeye memur olan zarf, kalıp ve madde ölçüsü olarak da (dâimâ bu kayıt altında) kendi ırkını mecnuncasına sever.

İşte Gaye-İnsan ve Ufuk-Peygamberin " Kişi kavmini sevdiği için suçlandırılamaz!" meâlindeki muazzam Hadîsinde, dışarıdan ve ilk bakışta o kadar kolay sanılan nâmütenahî derin mânâya bir yol; ve hudut içinde hudutsuz milliyetçiliğe işaret!.." (4)

Bunları niçin yazıyorum? Takriben son elli yılın Türk fikir, siyâset ve san'at dünyasında yeni bir görüşün temsilcisi olarak ortaya çıkan "ülkücülük hareketinin mîmârı Son Başbuğ Alparslan Türkeş, bütün Türk Dünyâsı'nı kucaklayan bir anlayışın öncüsü olarak, hâlâ yeterince anlaşılabilmiş değildir.
YAZININ DAVAMI



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211