Vatanın,Milletin,Devletin Türklüğü
Türkiye bugün tarihi asabiyetini,mili heyecanını,kurucu iradesini tartışmaya açmıştır.diyen Ahmet Şafak,2023 gazetesinde yazdığı makalede “Bugün bu irade,bu asabiyet sorgulanıyor.Osmanlı'da teknik gerekçe ile icat edilen kapıkulu rejimi öne çıkarılarak Oğuz-Türkmen damarını tasfiyeye çalışanlar var.Anadolu da kurulan devletlerin asabiyetini ve hakim milletini oluşturan Türklüğü,bir etnik alt grup olarak takdime çalışanlar köprübaşını tutmuş durumda.”diyor

Falih Rıfkı Atay," Atatürk ne idi " adlı eserinde Demokrat Parti'yi şöyle suçlar." Biz cumhuriyeti kurduğumuzda öyle bir milli atmosfer meydana getirdik ki azınlıklar bile ceddinin Türk olduğunu ispata çalışırdı.Siz milleti Türklükten uzaklaştırmak için elden geleni yaptınız,şimdi Türkler bile Türk olmaktan imtina ediyorlar "

Demokrat Parti Türklüğü ifsat için altı kırmızı kalemle çizilecek bir şey yapmadı.1953'te Milliyetçiler Derneğini kapattı,İnönüden devraldığı Amerikancı dış politikayı devam ettirdi.

Ama ne yazık ki bugünkü durum Ahmet Cevdet Paşa'nın " devletin esasına halel geldi " dediği türden bir atmosferi içeriyor

Ve Türklük Osmanlı ile imtihan ediliyor.

Oysa Osmanlı, Türk olduğunun bilincindeydi.İkinci Murat,cedlerini OğuzHan'a bağlardı.

Tarihçi Saim Sakaoğlu Kanuni'nin Pargalı İbrahim'i ikide bir kendisiyle " Bre Türk " diye aşağılayarak konuştuğu için boğdurduğunu belirtir.

İslam Birliği siyaseti güden İkinci Abdülhamit,bir defasında pencereden etrafı izlerken sarayın Arnavut bahçıvanının yanında çalışana " eşek Türk " dediğini duymuş ve " unutma bende Türküm " demişti.Padişah Yaveri Türkgeldi,hatıralarında, Gök Sultan'ın bu tepkisiyle bahçivan'ın korkudan bayıldığını yazar.

Kemal Karpat " Osmanlı'dan Günümüze Kimlik ve İdeoloji " isimli eserinde " Ahmet Vefik Paşa ve Ahmet Cevdet Paşa gibi bir takım önde gelen devlet adamları Osmanlı Devletini Türklerin kurduğunu ve onun gerçek yöneticileri ve sadık koruyucularının Türkler olduğunu açıkça ifade etmekteydiler " der.

Aynı durum Selçuklu için de geçerliydi.Alparslan Gazi,Bizansla cenge tutuşmadan önce Turan topraklarından ülküdaşlık şuuruyla kopup gelen devlet adamlarını kozmopolit tarih vakanüvistleri yazmaz.Ama biz Karahanlı Prensi Tamga Tigin'in ordusuyla beraber Türkistandan koparak Selçuklu Gazasına omuz verdiğini biliriz.

Bu topraklarda Türklük öylesine siyasi bir çekim merkezine sahipti ki kurulan bütün devletler Türk Devlet kurumlaşması tarihine yazılacak ölçüde ardıcıllık-süreklilik içererek bu güne gelinmiştir.

Cumhuriyet bu gerekçeyle ulusun adına Türk demiştir.

Çünkü sosyolojik tazyik bunu gerektirmiştir.

Çünkü Anadoluda millet asebiyetini Türkler gerçekleştirmiştir.

Çünkü, Türk milletinin kurduğu devletler,yaptığı savaşlar,haçlı ruhuna karşı İslam'ın sancaktarı olma vasfı ortaçağdan modern yüzyıla evrildiğinde Türklere kurucu millet olma avantajını sunmuştur.

Tarih,sayfaları arasında,Türk milletine dair çok " çünkü " barındırır.

Bugün bu irade,bu asabiyet sorgulanıyor.Osmanlı'da teknik gerekçe ile icat edilen kapıkulu rejimi öne çıkarılarak Oğuz-Türkmen damarını tasfiyeye çalışanlar var.Anadolu da kurulan devletlerin asabiyetini ve hakim milletini oluşturan Türklüğü,bir etnik alt grup olarak takdime çalışanlar köprübaşını tutmuş durumda.Osmanlı'nın aziz hatırasını bir maske gibi kullanarak Türklüğü ifsada çalışan bu zihniyeti tanıyoruz.Çünkü bu zihniyet oldukça eski bir zihniyettir,tarihte icraatları görülmüştür.

Büyük Türk düşünürü Diyarbekir'li Mehmet Ziya Gökalp," Türkleşmek-İslamlaşmak-Çağdaşlaşmak " isimli eserinde bunlardan açık açık bahseder.Bu devşirme artığı sınıf, bundan yüz yıl önce kendilerini " şehri " diye kabul eder memleketi coğrafyalara göre folklorik parçalara bölerdi.Bunlara göre Karadeniz ' Laz ',Doğu 'kürt ',Trakya ' Arnavut ' güney 'arap' tı.Bu kategorileştirme zamanla öyle yıkıcı sonuçlar vermişti ki sonunda bir kısım Türk gençleri kendilerini kozmolitliğe,ülküsüzlüğe teslim etmişler,gayri milli ideolojlere,liberal adamsendeciliğe,enternasyonalist kardeşliğe bağlanmışlardı.,

Türkiye bugün tarihi asabiyetini,mili heyecanını,kurucu iradesini tartışmaya açmıştır.Daha önce masonların alttan alta,komünistlerin aşikar yapmaya çalıştığı bu propaganda bir bürokratik strateji olarak karşımıza çıkmaktadır.

Falih Rıfkı şimdi yaşasaydı ne yazardı acep?

AHMET ŞAFAK



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211